Başbakan göreve!

Diyarbakır'da 20 yıl önce evinden alındıktan sonra öldürülen ve cesedi Elazığ yakınlarında bulunan kapatılan HEP'in Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın cinayetine ilişkin dosyanın zaman aşımına uğramasına, 42 gün kaldı.

DİYARBAKIR - Diyarbakır’da, 5 Temmuz 1991 tarihinde kapatılan HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın, iddiaya göre evine giden ve kendilerini polis olarak tanıtan, elleri silahlı ve telsizli kişiler tarafından ’Siyasi şubeye gideceğiz’ diyerek Aydın’ı aldı. Evinden alındıktan sonra, 7 Temmuz 1991’de Elazığ’ın Maden İlçesi yakınlarındaki bir köprü menfezinin altında işkence edilmiş halde cesedi bulunan Vedat Aydın cinayeti, 5 Temmuz’da zaman aşımına uğrayacak.

9 ŞÜPHELİ VAR
Aydın dosyasını 2 yıl önce, zaman aşımı süresi yaklaştığı için öncelikli dosyalar arasında alan Diyarbakır Özel yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, aralarında Diyarbakır Jandarma İstihbarat eski Grup Komutanı Binbaşı Aytekin Özen’in de bulunduğu 6’sı PKK itirafçısı 9 JİTEM’ci hakkında başlattığı soruşturmada sona yaklaşıldı. Savcılığın, olaya karıştıkları belirlenen şüphelilerinden bazıları hakkında yeniden arama kararı çıkarabileceği belirtilirken, zaman aşımı süresinden önce dava açılacağı öğrenildi.

Vedat Aydın’ın öldürülmesinden sonra tek tanık olarak görünen eşi Şükran Aydın’ın verdiği ifadeler, eşkal üzerine çizilen robot resimlerin yanı sıra, PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan’ın ifadeleri ile DGM Başsavcılığı, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği, Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Merkez Komutanlığı yazışmalarının yer aldığı soruşturma dosyasındaki bazı ayrıntılar ortaya çıktı.

AYDIN’IN KULLANDIĞI ARAÇ ZÜBEYİR AYDAR’IN
Vedat Aydın’ın evinden alınmadan önce eşi ve çocukları ile çıktıkları gezintide kullandıkları aracın aile dostları, kapatılan DEP’in eski milletvekili ve halen terör örgütü PKK’nın yurt dışındaki yöneticisi Zübeyir Aydar’ın avukatlık yaptığı dönemde kullandığı araç olduğu ortaya çıktı. Dosya kapsamında, cinayetin planlayıcı olduğu iddia edilen Binbaşı Ahmet Cem Ersever için ise, hayatını kaybettiği için ’ek kovuşturmaya yer yok’ kararı verildi.

SUSURLUK RAPORU GÜNDEME GELDİ
Aydın’ın avukatlarının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla 1998 yılında, soruşturmayı o dönem yürüten Malatya DGM Başsavcılığı’ndan, soruşturmanın Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun hazırladığı ’Susurluk Raporu’ kapsamında yürütülmesini istediği, ancak bir süre konuyu inceleyen savcılığın ileri gidemediği belirtildi.

POLİSTEN FEHMİ IŞIKLAR’A: BÜYÜK OLAYLAR ÇIKACAK
Soruşturma dosyasında Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nün 1992 yılında OHAL Bölge Valiliği’ne yazdığı ’gizli’ ibareleri yazıda, Vedat Aydın’ın cenazesinin defin işlemi ardından, kapatılan HEP’in Genel Başkanı Fehmi Işıklar ve Milletvekili Adnan Erkmen ile güvenlik güçlerinin görüştüklerine yer verildi. Raporda, polis yetkililerinin Işıklar ve Erkmen’e, ’kalabalık şehre girerse büyük olaylar vuku bulabilir’ dedikleri belirtildi.

EMNİYET RAPORU: ŞÜKRAN AYDIN CAHİL BİR TİP
Soruşturma dosyasında, Vedat Aydın cinayetini araştırmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü’nden Diyarbakır’a gönderilen ’özel ekibin’ raporuna da yer verildi. Vedat Aydın’ın eşi Şükran Aydın’ın ifadelerinin çelişkili olduğu iddia edilen raporda şöyle denildi:

"Her fırsatta polise ve devlet güçlerine karşı hakaret eden Vedat Aydın’ın hiçbir tepki göstermeden davete uyması, elinde fırsat varken avukatına telefon etmeyip, meramını zor anlatan karısına neden telefon açtırdığı şüpheli bulunmaktadır. Kocasının öldürülmesinin hemen ardından avukata telefon eden Şükran Aydın’ın ne sebepten evin önünde sabaha kadar bekleyen ve polis olduğunu zannettiği şahısları bildirmediği anlaşılmamıştır. Vedat Aydın gibi bir insan polise giderken 5-10 milyon gibi bir parayı yanına alması mantıksız görülmektedir. Gözaltına alındığı ifade edilen Vedat Aydın’ın polis olduğu iddia edilen kişilerle giderken, gittiği yerin soğuk olduğu gerekçesiyle karısından ceketini istemesi anormal görülmektedir. Kara ikliminin hüküm sürdüğü Diyarbakır’da gündüzleri sıcak, geceleri de arazi soğuktur. Bu nedenle Vedat Aydın’ın nezarete değil, kırsala gittiğini bildiği değerlendirilmektedir. Şükran Aydın’ın şahitliği inandırıcı görülmemektedir. Nitekim yaklaşık 5-10 saniye kadar gördüğü kapıdaki üç kişinin eşgallerini en ince noktasına kadar anlatırken uzun süre ekibimizle bir arada kalmasına rağmen ekibin memurlarını tarif edememektedir. Bu nedenle cahil ve dikkatsiz bir tip olan Şükran Aydın’ın bu eşgalleri en ince noktasına kadar anlatabilmesi, yönlendirildiği kanaati uyandırmaktadır. Konu edilen mülakatta Şükran Aydın’ın bildiklerinin tümünü açıklamadığı, şartlanmış bir tutum sergiledi, adeta konuyu saptırmak istediği kanaati hasıl olmuştur."

Raporun, ’Netice ve Kanaat’ bölümünde ise, Vedat Aydın’ı tanıdığı kişilerin evden aldığı ileri sürüldü. Aydın için, Diyarbakır’da 10 Temmuz 1991’da düzenlenen cenaze töreni sırasında çıkan olaylarda Surların üzerinden kalabalığa açılan ateş sonucu 3 kişi ölmüş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı.

İTİRAFÇI AYGAN’IN İDDİALARI
SORUŞTURMA kapsamında ifade veren PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan’ın yanı sıra, PKK itirafçısı olduktan sonra JİTEM üyesi olduğu ileri sürülen ve Mumcu suikastine karıştığı iddia edilen Murat Demir, cinayetle ilgili şu iddialarda bulunmuştu:

"Ben cinayetin işlendiği tarihlerde Silvan’da askerlik yapıyordum. Temmuz’un 1 veya 2’siydi. Cem Ersever geldi ’operasyon var’ diyerek beni, Hadi Çelik ve İlhan Çelik’i aldı. Ben de kırsala operasyon yapacağız sandım. Alay Komutanı İsmet Yediyıldız, Cem Ersever’le birlikte bize ’Vedat Aydın’ı alıp sorgulayacağız’ dediklerinde öldürüleceğini anladım. Birkaç itirafçı ile ’Bülent’, ’Murat’ ve kod ismi ’İmanım’ olan özel harekatçılarla Vedat Aydın’ın evine 3 arabayla gittik. Vedat Aydın’ın evine itirafçı Hasan Adak, İmanım ve Bülent ellerinde telsizle gittiler. Aldıktan sonra Elazığ’a doğru yola çıktık. Cem Ersever kullandığı otomobil ile önümüze geçti. Biz de onu takip ettik. Maden ilçesine 10 kilometre kala araçtan inip kırsala doğru yürüdük. Ersever bize gösterdiği noktada, ’Sorgulayın sabaha doğru gelirim’ dedi. Sorguda, Vedat Aydın’ın gençleri dağa gönderdiğini itiraf etmesini istiyorduk. O da öldürüleceğini anladığı için ’Benden bir şey alamayacaksınız’ diyordu. Fiziki işkence sabaha kadar devam etti. Gün boyu konuşmamakta ısrar edince geceyarısı Vedat Aydın’ı Maden İlçesi tarafına götürdük. Issız yerde durduk. Vedat Aydın’ı alıp köprünün altında infaz ettiler. Vedat Aydın’ı itirafçı Hasan Adak öldürdü."

RADİKAL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.