'Askerlik matah bir şey değil'

ANKARA - Vicdani ret ile ilgili yaptığı basın açıklaması nedeniyle halkı askerlikten soğutma suçundan yargılanan Ezgi Sarıtaş, davanın ilk duruşmasında "Vicdani ret bir haktır, her bireyin silah taşımayı reddetme hakkı vardır" dedi. Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi, Sarıtaş'ın beraatine karar verdi. Sarıtaş, halkı askerlikten soğutma suçunu düzenleyen maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını istedi ancak bu talebi reddedildi.

Ezgi Sarıtaş, 31 Ağustos 2010'da Ankara Yüksel Caddesi'nde vicdani ret ile ilgili düzenlenen basın açıklamasına katılmış ve açıklamayı okumuştu. Sarıtaş hakkında yaptığı konuşma nedeniyle askere gidilmemesini teşvik eder biçimde konuşma yaptığı gerekçesiyle, hakkında Türk Ceza Yasası'nın halkı askerlikten soğutma suçundan dava açıldı.

Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında Sarıtaş, sanık sandalyesine oturdu. Savunmasında vicdani reddin bir hak olduğunu savunan Sarıtaş, şunları söyledi:

VİCDANİ RET BİR HAKTIR

"Yaptığım açıklamanın suç olduğunu düşünmüyorum; askere gitmeyi reddetmenin, öldürmek için orduda eline silah almayı kabul etmemenin, militarist sistemin dayattığı değerleri ve pratikleri hayatından uzak tutmayı istemenin suç olarak kabul edilemeyeceği gibi; zorunlu askerliği eleştirmek, vicdani retçilere uygulanan işkenceleri teşhir etmek ve vicdanı retçilerle dayanışma içinde olmak da suç değildir. Vicdanı retçi İnan Süver hapistedir. Vicdani ret bir haktır; her bireyin örgütlü şiddetin somutlaştığı, savaşların insan kaynağını sağlayan askeri kuvvetlerde yer almayı ve öldürmek için silah taşımayı reddetme hakkı vardır ve bu hakkı savunmak suç değildir.

"BEDENİMİ DENETLEYEMEZSİNİZ"

Bir kadın olarak beni cefakâr eş/kız kardeş/anne rollerine hapsetmeye çalışan, bedenimi denetim altına almaya çalışan, insanla, hayvanla, doğayla olan ilişkimi ezme/ezilme; tutsak olma/alma, köleleşme/köleleştirme üzerine kuran militarizme, Türkiye’de bir tabu olan, hakkında susmamız beklenen, en ufak bir eleştirisi bile suç sayılıp davalara konu olan orduya, milyonlarca insanın ölmesine, yerlerinden edilmesine neden olan savaşa karşı sessiz kalmayı kabul etmiyorum. Direnen, askerliği reddeden, bu yüzden işkence ve kötü muameleye maruz bırakılan retçileri savunan bireyler hâkim karşısına çıkarılıyor; bu şekilde zorunlu askerlik ve ordu sorgulanamaz bir mertebeye çıkarılmaya çalışılıyor. Askerlikten soğumasından korkulan, militarizmin ve milliyetçiliğin kurgusunda aynı dili konuşması, hep bir ağızdan aynı marşları söylemesi, aynı doğrultudan tek yöne yürümesi, erkekliği göğsünde gurur, kadınlığı kurtulunması gereken bir yük olarak taşıması, heteroseksüel aileler kurup yeni askerler - tercihan 3 tane- doğurmayı kendine ülkü edinmesi beklenen halk, aslında bu kurgunun tersine hiç de yekpare bir bütün değil.

ASKERLİK MATAH BİR ŞEY DEĞİL

Bazıları askerlikten kaçıyor, ölmekten korkuyor, öldürmeyi kabul etmiyor, emir-komuta zincirinde yer almak istemiyor, inançlarına aykırı olduğu için orduda silah taşımayı reddediyor, oğlunun/kocasının/babasının asker olmasından, şehit-gazi olmasından gurur duymuyor. Ve bunları söylemek, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni en ağır haliyle eleştirmek, askerliğin matah bir şey olmadığını insanlara söylemek, fikirlerimi ve düşüncelerimi baskı ve zorla kimseye dayatmadığım sürece suç olamaz. Tam tersine militarist değerleri, ordunun, savaşmanın kutsiyetini tüm halka zorla dayatmak, tersini söylediğinde yargı yoluyla kişileri sindirmeye çalışmak suçtur."

BERAAT ETTİ

Sarıtaş, savunmasının ardından, hakimden, halkı askerlikten soğutma suçunun iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmasını istedi. Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi, Sarıtaş'ın yaptığı basın açıklamasındaki sözlerin halkı askerlikten soğutma suçunun unsurlarını taşımadığı gerekçesiyle beraatine karar verdi. Bu maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması talebini ise reddetti.

ANF

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.