Bilgi Üniversitesi davasına destek çağrısı!

ÜNİVERSİTEYİ, AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞÜ, BİLGİNİN VERDİĞİ SORUMLULUĞU, BİLİMSEL ÖZERKLİĞİ VE EMEKÇİLERİN DAYANIŞMASINI SAVUNUYORUZ!

Sevgili meslektaşlarımız, öğrencilerimiz, eğitim ve bilimin üretildiği ve ihtiyacının duyulduğu her noktadaki dostlar,

14 Kasım Pazartesi günü saat 14.00’de Çağlayan Adliyesi İstanbul 1. İş Mahkemesi’nde İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden hukuksuz ve aslen sendikal sebeplerle işten çıkarılan arkadaşlarımızın açtığı işe iade davasının ikinci duruşması görülecek. Bu genç akademisyen arkadaşlarımız, kâr amaçlı bir şirketin Bilgi Üniversitesi’ni ‘yeniden yapılandırması’ sürecinde, akademik özgürlüğün zemini olan bilimsel özerklik, akademik onur ve iş güvencesi için ses çıkardıkları ve bu sürecin önünde engel olarak görüldükleri için işten çıkarıldılar. Güvencesizleştirme, akademinin en kırılgan kesimi olan ‘en alttakilerden’, okutman ve araştırma görevlilerinden başladı. Yetiştikleri Türk Dili, Sosyoloji, Tarih, Matematik, Hukuk, Karşılaştırmalı Edebiyat, İktisat ve Kültürel Çalışmalar bölümlerine arkalarından güvencesiz statüde yeni ‘personel’ istihdam ediliyor.

Kâr amaçlı bir üniversite şirketi olan Laureate Education, Inc. tarafından 2009’da fiilen devralınan İstanbul Bilgi Üniversitesi, sayısı neredeyse 200’e ulaşmış Türkiye üniversitelerinde akademik özgürlük, iş güvencesi, bilimsel onur, bilimsel özerklik, genç bilim insanlarını yetiştirme politikası konusunda artık bilim insanlarının değil, işletmecilerin söz sahibi olduğu bir modele doğru gidildiği gerçeğinin en gözle görülür hale geldiği yükseköğretim kurumlarından biri artık. Yeni YÖK Yasası kapımızda! Kâr amaçlı şirketlerin belirleyici olduğu bir ‘üniversite pazarı’ nasıl bir b(B)ilgi, nasıl bir bilim, nasıl bir akademisyen nesli, nasıl bir eğitim üretecek? Bu süreçlerde kimler söz sahibi olacak? Eski sistemin sorunları öne sürülerek, daha otoriter, daha tektip, daha seçkinci, daha vasat bir üniversite yapısına savrulmamak için, tanımlamamız ve savunmamız gereken değerler var!

Bilgi, bilim ve eğitimi, onurumuz ile üretmeye ve böyle üretilmiş bilgi, bilim ve eğitime erişmeye devam edebilmek için, seslerine ses, sesimize ses katın!

14 Kasım Pazartesi günü saat 14.00’te Çağlayan Adliyesi 1. İş Mahkemesi’nde görülecek ikinci Bilgi Üniversitesi duruşması öncesinde, arkadaşlarımıza destek olmak için emek ve demokratik kitle örgütleri olarak 13.30’da yapacağımız basın açıklamasına katılın!

Seslerine ses, sesimize ses katın!

İngiltere Üniversite ve Yüksekokullar Sendikası Liverpool Üniversitesi Şubesi University of Liverpool University and College Union (UCU) ** Eğitim-Sen Sendikası İstanbul 6. Üniversiteler Şubesi ** İstanbul Tabib Odası - TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu** Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği ** DİSK/Sosyal-iş Sendikası İstanbul Şubesi ** DİSK/Dev-Sağlık-İş Sendikası** DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası ** Türk-İş/Petrol-İş Sendikası ** TÜRK-İş/Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5. Şube ** DİSK/Limter-İş Sendikası ** Çağdaş Hukukçular Derneği ÇHD ** Sosyal Araştırmalar Vakfı SAV **Bağımsız Sosyal Bilimciler BSB ** Türk-iş/Türk Harb-İş Sendikası İstanbul

-in ENGLISH-

14.November.2011, at 2pm., Çağlayan Palace of Justice, ISTANBUL

WE DEFEND THE VALUES OF THE UNIVERSITY, THE SOCIAL RESPONSABILITY OF SCHOLARS, ACADEMIC AUTONOMY AND SOLIDARITY AMONG LABORING PEOPLE!

CALL FOR SOLIDARITY TO THE ISTANBUL BILGI UNIVERSITY TRIAL!

Dear colleagues, students and friends at all the points where education and science is produced and needed,

The institutions listed below call you to support the 14 university members who have been dismissed from Istanbul BILGI University in Turkey in June 2011 and sued BILGI on the grounds of unlawful dismissal of its unionized employees. The second court hearing will take place on Monday, 14th of November in Istanbul. These young scholars have been all dismissed as a by-product of the ‘takeover process’ of the university by a for-profit university corporation, namely the Laureate Education, Inc.

They have been dismissed because they have defended the academic autonomy, stood up for an independent position of academia from short-sighted profit/loss calculations and fought for job security by initiating the first unionization movement in a foundation university in Turkey in 2010. They were seen as concrete and ideological obstacles to the plans of the university administration of cutting of personnel costs by introducing various precarization measures starting from the young generation with the most vulnerable position. They were fired and their posts at the Departments of Turkish Language, Sociology, History, Mathematics, Law, Comparative Literature, Economics and Cultural Studies have been or will be now filled with young precarious ‘disposable’ academics.

 The whole process of ‘corporatization of the Istanbul BILGI University’ with its new ruling elite applying a business terminology sets an example of how the university landscape in Turkey, now summing up to around 200 public and foundation bodies, could look like in terms of academic job security and working conditions of the young generation of university scholars in near future. Yet the publicly secured job security at universities constitutes the basis of academic freedom and independence of scientific thinking. The prospective Law on Higher Education gives signals that it will soon allow for the entry of for-profit corporations into ‘higher education market’ in Turkey. What kind of knowledge, science, education and scholarly community will be created within the prospective ‘higher education market’? Whose words would count in determining the priorities of higher education? We have to define and defend that what is dear to us now in order not to be swept away by a more market-authoritarian, more elitist, more unicolor and intellectually poorer university structure against our own will.

 Strengthen their voice everywhere where they say, ‘we want to continue producing knowledge, science and education independent from immediate profit-orientation and in defense of public interest!’

Please join and spread our word about the press declaration that will be held by a joint-call of the following trade unions, professional chambers and research associations on Monday, the 14the of November, 2011 at 1.30 pm. in front of the Çağlayan Justice Palace in Istanbul.

Eğitim-Sen The Turkish Education and Science Worker’s Union İstanbul 6. Branch Office ** University of Liverpool University and College Union (UCU) ** İstanbul Chamber of Physicians İTO ** İstanbul Coordination Committee of the Union of Chambers of Turkish Engineers and Architects TMMOB ** Association of University Professors ÜÖÜD ** DİSK/Sosyal İş Service Worker’s Union İstanbul Branch Office ** DİSK/Dev-Sağlık-İş Health Workers Union ** DİSK / Birleşik Metal-İş Automotive and Metalworkers Union ** Türk-İş/Petrol-İş Union of Chemical, Energy and Rubber Workers ** TÜRK-İş/Tez-Koop-İş Service Workers Union İstanbul 5. Branch Office ** DİSK/Limter-İş Union of Port, Shipyard and Dockworkers ** Association of Progressive Legal Practitioners ÇHD ** Association of Social Studies SAV ** Network of Independent Social Scientists BSB ** Türk-İş/Türk Harb-İş Union of Workers in the Military Sector

Press coverage in English on dismissals:

http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=academics-protest-university-2011-08-08

For more information on the violation of trade union rights in Turkey:

2009 ITUC Annual Survey of violations of trade union rights: Turkey (2010)

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.