İstanbul Büyükşehir Belediyesi Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na "YSK Başkanı'na ve üyelerine hakaret ettiği" gerekçesiyle 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verilmesinin yankıları sürüyor.

Bu sırada Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Muharrem Akkaya'nın İmamoğlu'nun olası cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin "Adaylığı düşmez, isterse yarışabilir ama seçilmesi durumunda mazbatası verilmez" sözleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üçüncü kez aday olup olamayacağına ilişkin tartışmalara değinerek, "Ben kendime göre bir çalışma yaptırdım. Kurul üyeleriyle paylaşmadım. Konu YSK önüne gelir gelmez, bakacağız" demesi hukukçuların tepkisini çekiyor.

Evrensel yazarı Avukat Kamil Tekin Sürek, YSK Başkanı'nın açıklamalarını ve İmamoğlu’na verilen cezayı değerlendirdi.

"SEÇİMLERİN HAKEMİ TARAFSIZ OLMAZSA…"

Akkaya’nın açıklamaları hakkında konuşan Sürek “YSK uzun süredir bağımsız ve tarafsız olma niteliğini yitirmiştir. İstifa edip yeniden seçilmesi gerekir. Fakat bu seçimde iktidar belirleyici olmamalıdır. Yoksa bu ekip gider, benzer bir ekip gelir. Seçimlerin hakemi tarafsız olmazsa o ülkede seçim yapılmıyor demektir” dedi.

"İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA"

"Aptal, ahmak, sersem" gibi sözlerin hakaret sayılamayacağını söyleyen Sürek “Demokratik ülkelerde ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilir. ABD Başkanı Trump'a söylenenleri hepimiz hatırlıyoruz. Hakaret eden kişiye demokratik ülkelerde hapis cezası verilmez. Olsa olsa tazminat davası konusu olur. Bizde maalesef hakarete gözaltı, hapis cezası yaygın olarak uygulanıyor. Bu nedenle demokrasi sıralamasında en alttaki ülkelerden biriyiz” ifadelerini kullandı.

Ali Koç'un oğlu Kerim Rahmi Koç kaza geçirdi, hastaneye kaldırıldı Ali Koç'un oğlu Kerim Rahmi Koç kaza geçirdi, hastaneye kaldırıldı

"YANDAŞLARA FARKLI MUHALİFLERE FARKLI"

Kanunların iktidar yandaşlarına farklı, muhaliflere farklı uygulandığını söyleyen Sürek “İktidar yargıyı baskı altına almış ve rakiplerine düşman hukuku uyguluyor. İmamoğlu’na açılan dava ve verilen ceza tamamen siyasi iktidarın tasarrufudur. Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olması muhtemel olan biri tasfiye edilmeye çalışıyor. Kararın istinafta bozulması lazım. Daha esasa girmeden istinafın kararı bozması lazım. Sözün Soylu'ya karşı söylendiği zapta geçirildi. Sanık vekillerine savunma için süre verilmedi. En az bir iki hafta savunma için süre verilmesi gerekirdi. Bunlar bozma nedenidir. Ayrıca esastan da bozulabilir. Şimdiye kadar ahmak sözü nedeniyle ceza alan kimse yok. Bütün bunlara rağmen karar onanırsa artık pes demek lazım ve adalet için herkesin sesini çıkarması lazım” dedi.

"ERKEN KESİNLEŞİRSE DOSYAYA MÜDAHALE EDİLMİŞ DEMEKTİR"

Böyle bir dava dosyasının normal prosedüre göre en az bir sene Bölge Adliye Mahkemesinde kalması gerektiğini söyleyen Sürek, “Orası onarsa en az üç sene de Yargıtayda kalır. Benim bir müvekkilimin cumhurbaşkanına hakaret dosyası üç senedir Yargıtayda bekliyor. Dört seneden erken kesinleşirse dosyaya müdahale edilmiş demektir” diye konuştu.

"KAZANIRSA SEÇİM GÜNÜ SABAHI DOKUNULMAZ OLUR"

İmamoğlu’nun karar kesinleşmeden önce her yere aday olabileceğini ifade eden Sürek, “Seçime girmesi kesinleştikten sonra seçimi kazanırsa ve mazbatasını almadan karar kesinleştirilirse cezanın infazı için cumhurbaşkanlığı süresinin bitmesi gerekir. Cumhurbaşkanlığı dokunulmazlığı ne zaman başlar sorusuna değişik yanıtlar veriliyor. Kimisi TBMM'de yemin ettikten sonra, kimisi mazbatasını aldıktan sonra diyor. Bence seçime katılan aday kazanırsa, seçim günü sabahından itibaren dokunulmazlık kazanır. Cumhurbaşkanı dokunulmazlığının da nasıl kaldırılacağı bellidir. Meclisin nitelikli çoğunluğu ile dokunulmazlık kaldırılabilir” dedi.

"ERKEN SEÇİME OY VERİLMEZSE ERDOĞAN ADAY OLAMAZ"

Erdoğan’ın adaylığı konusundaki tartışmalara da değinen Sürek, “Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için seçim tarihinden önce TBMM’nin seçim kararı alması lazım. TBMM erken seçimi 360 oyla alması lazım. Cumhur İttifakının şu anda öyle bir çoğunluğu yok. Millet İttifakı erken seçime oy vermezse Erdoğan aday olamaz. Olmaya kalkarsa YSK da bunu onaylarsa bu mühürsüz oyların geçerli kabul edilesi gibi anayasal darbe sayılır. 2015'ten bu yana böyle üç dört anayasal darbe yapıldı ancak muhalefet sesini çıkarmadı” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Evrensel