Yöneylem’in anketine göre CHP ve AK Parti'nin oy oranları başa baş giderken, iki partinin çıkışı dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise muhalefetin olası adayları açık ara önde.

Yöneylem Araştırma Şirketi 25 Ağustos - 1 Eylül arasında yaptığı anketin sonuçlarını yayınladı. Ankette katılımcılara ilk olarak “Bu pazar milletvekilliği seçimi olsa kime oy verirdiniz” sorusu yöneltildi.
Zafer Partisi ve Türkiye İşçi Partisi'nin oylarındaki artışın dikkat çektiği ankete göre, kararsızlar ve oy kullanmayacaklar dağıtıldıktan sonra partilerin oy oranları şöyle:

CHP yüzde 29,7


AK Parti yüzde 29,5


İYİ Parti yüzde 13,5


HDP yüzde 9,4


MHP yüzde 6,4


Zafer Partisi yüzde 3,4


Yeniden Refah Partisi yüzde 2


DEVA Partisi 1,7


Türkiye İşçi Partisi yüzde 1,6


Saadet Partisi yüzde 0,8

Ankara’da Mahsa Jîna Amini eylemi: Çok sayıda kadın gözaltına alındı Ankara’da Mahsa Jîna Amini eylemi: Çok sayıda kadın gözaltına alındı


Gelecek Partisi yüzde 0,3


Diğer yüzde 1,7


 “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi mi, parlamenter sistem mi?”

- Parlamenter sistem yüzde 64,9

-Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yüzde 29,1

-Bilmiyorum yüzde 6


“Önümüzdeki pazar cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak olsa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mı muhalefet adayına mı oy verirsiniz?”

- Muhalefet adayı yüzde 55,6

- Recep Tayyip Erdoğan yüzde 33,3

- Kararsız yüzde 6,7

- Oy kullanmayacağım yüzde 4,4


“Cumhurbaşkanlığı seçimi 2. tura kalsa oyunuzu kime verirdiniz?” 

- Mansur Yavaş yüzde 59,3

- Ekrem İmamoğlu yüzde 52,1

- Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 48,7

Cumhuriyet'ten Sena Tufan'a anketi yorumlayan Yöneylem Araştırma Şirketi Başkanı Derya Kömürcü, hem AK Parti’nin hem de Erdoğan’ın oy oranlarında ciddi bir gerileme olduğunu söyledi ve ekledi: "Hangi hamleyi yaparsa yapsın oy oranlarında kayda değer bir toparlanma görmüyoruz. Dolayısıyla Erdoğan’ın sadece oy oranında değil, güçlü, hiç kaybetmeyen, partisinin ötesinde oyu olan karizmatik lider imajında da bir erozyon olduğu açıkça görülüyor. Bugüne kadar toplumun bilinçaltına kazınmaya çalışılan ‘asla kaybetmez’ imgesinin yıkılmaya başladığı, kendi destekçilerinin bile ‘bu sefer kaybedeceğiz galiba’ hissine kapıldığı bir süreçten geçiyoruz."