Yerle bir

Abone Ol

Felaketzedeler, soğuğun şiddetinden çadırlarda barınamadıklarını, böyle devam ederse öleceklerini söylüyorlar, baraka inşasına karar verildi.
Tarih, 9-20 Ocak 1952.
Hasankale yerle bir.
Usta yazar-röportajcı Yaşar Kemal, Cumhuriyet’e deprem notları geçiyor:
“Hasankale ilçesinde, Ankara’dan gelen milletvekilleri dert dinliyorlar:
-Beyim, çadırda hepimiz öleceğiz, bir çare...
Milletvekili:
Şimdi yıkılmış bulunan 4 köye baraka yaptırıyoruz. Ondan sonra da sıra size gelecek.
-Ama biz o zamana kadar soğuktan öleceğiz.
Milletvekili:
Hasankale’de yıkılmamış sağlam evler de var. Niçin girip oturmuyorsunuz?
Adam:
-Sağlam ev kalmadı, diyor. Görüyorsunuz ki her gün zelzele oluyor.
Milletvekili:
Hiç sağlam ev yok mu?
Adam:
-Beyim, diyor. Güvenilecek ev olsa, bu soğuğa, bu çadırlara kim razı olur? İnsan bu kışta kıyamette keyfinden bu çadırlarda oturur mu?
Milletvekili susup düşünüyor.
Bütün kasaba halkı milletvekillerine dert yanmak için belediyenin meydanını doldurmuş. Kalabalığın içinde bir adam gözüme çarpıyor. Sırtında bir yazlık asker ceketi var. Çıplak bedenine giymiş. Bağrı açık, karnı görünüyor. Yanına yaklaşıp ‘merhaba’ diyorum. Elini alnına götürüp selam veriyor. Adını soruyorum, cevap vermiyor. Etraftan sağır ve dilsiz olduğunu söylüyorlar. Sağır, birden gözlerini kapayıp, tir tir titremeye başlıyor. Durmadan zangır zangır titriyor.
Yanımdakiler: Bey, diyorlar, o sana demek istiyor ki gece boyunca titriyoruz.
Zelzele günü hepimiz dışarı kaçtık, yalnız bir ihtiyar yerinden kımıldamadı bile... Yalvardık, yakardık, Nuh dedi... O günden beri gece gündüz içerde yatar kalkar.
İhtiyarı merak ettim. Oturduğu evi gösterdiler.
Muhtar:
İşte, dedi, çıkmayan budur.
İhtiyar doğruldu:
Çıkmam, dedi.
Ne için, dedim: Herkes dışarıda... Her gün de zelzele... Hem de dam dökülmüş.
Oğul, dedi. Ben seferberlikte şu yandaki tepelerde 1300 kişi ile harbe girdim. Bir saatin içinde 300 kişi kaldık. Eğer yetmezse, değirmende öğütseler bile insan gene ölmez. Yok, ecel gelirse, demir sandıkta gene bulur, ölüm.
Bugün saat tam gece üçte, Erzurum’dan Hasankale’ye vardığımda, halkı sokakta buldum. Bir kısmı dolaşıyor. Dolaşıyorlar ve konuşmuyorlar.
Burada tek hakikat, korku, korku, korku.
Eve girse zelzele, çadıra çıksa soğuk.
Bir köylü, tam 15 gün oldu, diyor.
Kurnuş köyünden biriyle görüştüm. Begim, dedi: Bugün barakalarımıza girdik. Allah devlete millete zeval vermesin.
Darısı öteki köylerin başına, dedim.
Amin, dedi.”
Tarih, 23-24 Ekim 2011. Van depreminde Erciş yerle bir!
60 yıl sonra memleketten deprem manzaraları değişmiyor.
Aynı acı, aynı çaresizlik.
Kalemine sağlık büyük usta.
{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }