Yerel Yönetimlerle STK’ların İş Birliği

TÜSEV (Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı), Sivil Toplum için Elverişli Ortamın İzlenmesi ve Geliştirilmesi Projesi kapsamında, yerel düzeyde Kamu-STK iş birliklerinin geliştirilmesini desteklemek amacıyla, “Sivil Toplum Kuruluşlarının Karar Alma Mekanizmalarına Katılımı: Yerel Yönetimlerde Kaliteli ve Anlamlı Bir Katılım için Uygulama Rehberi” başlıklı yapıtını tanıttı. 11.02.2020 tarihinde bu yapıt tanıtım toplantısında yapıtın içeriği ve incelediği konu tartışıldı. İlgilendiği alan, içeriği oldukça önemli. Ortaya çıkan yapıt, Yerel Yönetimlerle sivil toplum kuruluşlarının iş birliği yapabilmesi için önemli bir başvuru, yol gösterme aracı niteliğinde. Yapıt, yerel yönetimler ve STK’lar arasında nitelikli, anlamlı iş birliklerinin gelişmesi için izlenebilecek örnek bir yol haritası ortaya koyuyor ve uygulamaya yönelik bilgileri farklı başlıklar altında ele alıyor.

Çalışmanın giderleri AB tarafından karşılanmış bulunmakta.

TÜSEV’in anlatmaya çalıştıkları demokrasiyle yönetilen, yerel demokrasinin belli hedeflere ulaştığı ülkelerde olabilecek işler. Burası Türkiye. Bu konuların uygulama alanı bulmasında yaşanan sıkıntılar ortada. Merkezden yönetimi elinde bulunduranlarda olduğu gibi yerel yönetimi eline geçirenlerde, geniş, yoksul halk yığınlarının yönetime katılmalarını sağlama gibi bir düşünce yok. Geniş halk yığınlarının yönetimleri izleme, denetleme gibi yeterli düzeyde bir demokrasi kültürü gelişmemiş durumda.

Bu konuların uygulama alanı bulmasında yaşanan sıkıntılar ortada.

Sivil toplumun karar alma süreçlerine, aygıtlarına katılımı olması gereken, özlenen bir konu. Yurttaşların sorunlarının çözümünde söz ve karar alma yetkilerinin olması, gelişmiş demokrasilerin gündemlerinde önemli yer tutan bir konu.

Çalışma iyi bir yol haritası sunuyor. Ancak ülkemizde bu yollar tıkalı. Yerel yönetimler, merkezden yönetimin gözetimi, denetimi altında. Her tür sivilleşme girişimi yerle bir edilmeye çalışılmakta. Yerel yönetimlerin kuşatılması karşısında, bu güzelim çalışma, buzun üzerine resim yapma, belki tutar düşüncesiyle göle yoğurt mayası çalma gibi bir girişim durumunda.

Her şeyin kapalı kapılar arkasında kararlaştırıldığı, demokratiklik, açıklık kılıfı giydirilmek için yetkili organlara onaylatıldığı uygulamalarda, devletin, siyasal güçlerin hiçbir yasa, kural tanımadığı bir ülkede, uygulanması oldukça güç.

Yerel yönetimlerde katılımcı, demokratik işleyişlerin olmayışı, bunların bilinmemesinden değil uygulanılmasının istenilmemesinden kaynaklanmakta.

İyi duygularla yapılmış bir çalışma. AB de bu duygularla destek vermekte.

Sivil toplum kuruluşları demokratik yaşamın can damarları. Bunlar olmadan demokrasinin yaşama olanağı yok.

Kent Konseyleri uygulamada beklenen başarıyı sağlayamadı. Yerel Yönetimlerim, belli düşünce odaklarının arka bahçeleri olmaktan ileriye geçemedi. Bu konuda çok az başarılı örnek var. Bu örnekler, iyi niyetli çalışmalar genel durumu anlatmaya yeterli değiller.

Sivil toplum kuruluşlarının yerel yönetimle iş birliği alanında atılacak adımların Kent Konseylerinin uğradıkları tıkanıklığa, başarısızlığa uğramamasına çalışmakta yarar var.

Sivil toplumun örgütlenme de gözlenen eksiklikleri, parasal özgürlüklerinin kısıtlı ya da yok olması, yerel ve küresel sorunları görebilme, yorumlayabilmede gösterdikleri eksiklikler, demokrasi ilkeleriyle çok barışık olanlarının oldukça az oluşu özlenen çalışmaların yeterince yapılamamasının engelleri olarak karşımıza dikilmekte.

Merkezden yönetimin, yerel yönetimlerin toplumla, sivil toplum kuruluşlarıyla, geniş halk, sessiz, suskun halk kitleleri yararı için işbirliği yapmaları, bu topraklarda yaşayanlar için çok uzak hedefler.

Yerel yönetimlerin yetkilerini Ankara’da, tek elde toplama çabalarının olduğu bir zaman diliminde, yerinden yönetimin güçlenmesi, geniş halk yığınlarını temsil edebilecek sivil toplum kuruluşlarının yerel yönetimlerin çalışmalarını izlemeleri, kararlara katılmalarına ışık tutacak çalışmaların yapılması, bu konuların tartışılması çok değerli çabalar. Tüm güçlüklere karşın umudu söndürmemek, belki bir gün göl maya tutar diye düşünmekte yarar var. Umudu yeşertmeyi elden bırakmamakta yarar var.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Alişan Özdemir
Alişan Özdemir - 3 gün Önce

Sivil toplum örgütleri, (non-governmental organizations) resmi yönetimlerden, hükumetten bağımsız çalışan kuruluşlardır. Hükumetle bağlantılı olduğunda ya da belediyelerle yakın ilişki kurduğunda "sivil toplum" (hükumet dışılık) özelliği kalmaz. STK'ların yerel yönetimleri de eleştirmesi, kimi yanlış çalışmalarına karşı çıkması gerekir. Bu da tam bağımsızlıkla olur. "Yakın ilişki" sözü pek hoş bir söz değil.
Yerel yönetimlerden STK'ların istek ve önerilerini dinlemesi istenebilir. Ama STK'lardan belediyelerle birlikte çalışması istenmemeli.

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >