Yeni orta sınıf

Abone Ol

Ne zamandır orta sınıfta meydana gelen değişiklikler sorgulanıyor.

Hatta seçim öncesi "yeni CHP" tartışması sırasında Sayın Kılıçdaroğlu ile simgelenen değişikliğe aslında yeni orta sınıfın yol açtığı iddia edilmişti. Son dönemde elde edilen araştırma verileriyle bu konuyu inceleyelim.
Elimizde orta sınıfı (OS) belirleyen iki ölçü var. Biri ekonomik: OECD'ye (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) göre, satın alma paritesi açısından günde $ 10'ın üzerinde harcayabilen kişiler OS'ye dahiller. Buna, yine ekonomik güçle ilintili kullanılan araba, oturulan evin kalitesi, kullanılan TV'nin özellikleri, alışveriş merkezlerinde geçirilen süre, marka kullanma alışkanlığı eklenmiş.

İkinci ölçü sosyal ve kültürel: Eğitim düzeyi, mezun olunan okullar, mesleki durum, sosyal-kültürel sivil toplum örgüt üyelikleri, sanat tüketme alışkanlıkları (sinema-tiyatro-bale-opera izleme), okuma alışkanlığı (günlük gazete-dergi-kitap okuma sıklığı), tatile çıkma (ve tatilde ne yaptığı), yurtdışına çıkma sıklığı, sanat-kültür-eğitim etkinliklerine bağış yapma alışkanlığı gibi... Bütün bu ölçütler değerlendirildiğinde sınıf mensubiyetinin sadece gelir-servet değil bir yaşam tarzı olduğu anlaşılır.

Ekonomik orta sınıf

Ipsos KMG adlı bir araştırma kuruluşunun ülke çapında 14 yaş üstü 16 bin kişiyle görüşerek 74,7 milyon nüfuslu ülkemizde 43,5 milyon kişi, gelir ve tüketim eğilimleriyle OS kriterlerini tutturuyor. Ama sosyal ve kültürel ölçülerde geleneksel bağlardan daha kopamamış. Bu da normal çünkü değişim önce ekonomik alanda gerçekleşiyor ve sosyal alana yansıyor. Kültürel değerler ve alışkanlıklar en son değişiyor. Bu da birkaç kuşak alıyor.

Orta sınıf sosyal ve siyasal hayatta çok önemli. Özal'ın "orta direk" benzetmesine uygun bir rolü var; sistemi sırtında taşıyor. Bilgisi, becerisi (mesleki formasyonu) ve hizmetiyle yerleşik sistemin devamını sağlıyor. Çalışan-çalıştıran arasında tampon görevi yapıyor, iş barışını sağlıyor. OS büyüdüğü ve hayatından memnun olduğu sürece aşırı akımların veya ideolojilerin baskılanmasına neden oluyor. Sivil toplumdaki aktif rolüyle toplumun devletin baskın gücü karşısında korunmasına ve demokratik haklarını talep etmesine katkı sağlıyor. Bir anlamda dünyadaki tutucu ya da devrimci tüm ideolojiler orta sınıf imalatıdır. Bu nedenle OS'nin büyümesi, gelişmesi ve memnuniyeti sistemin istikrarı açısından önemlidir. Son zamanlarda yaptığımız bütün araştırmalar genel olarak ülke insanlarının, özellikle OS'nin yarısından fazlasının hayatından memnun olduğunu gösteriyor. Bu da rejimin istikrarı, iş başındaki hükümetin desteği olarak siyasal hayata yansıyor.

Sosyal-kültürel orta sınıf

Ne var ki bizim OS'nin daha çok ekonomik verilerle bu sıfatı kazandığı anlaşılıyor. Sosyal ve kültürel ölçülerle hâlâ geleneksel bir topluluğun özelliklerini yansıtıyor. Bu da CHP'nin neden fazla mesafe alamadığını açıklıyor.
Türkiye OS'nin en yaygın sosyal etkinliği TV izlemek, dost-akraba buluşmaları, ev ziyaretleri, yemek yapmak. Az gazete okuyor. Dergi ve kitap okuma, opera, tiyatro ve baleye gitmek, yurtdışına tatile çıkmak çok nadir. OS'nin %58'inin ehliyeti, %68'inin kredi kartı, %87;sinin pasaportu yok.

Ekonomik büyüme yaygınlaştıkça ve Anadolu'ya açıldıkça yeni kesitler OS'ye giriyor ama geleneksel alışkanlıkları ve değerleriyle. %64'ü kocasının izni olmadan kadının ev dışında çalışmamasını istiyor. %67'si davranışlarını en fazla dinin yönlendirdiğini söylüyor. %72'si dinlerinin gereğini yerine getiriyor.
Özetle ülkemizin orta direği geleneksel. "Dindarlaşıyor muyuz", "Muhafazakârlaşıyor muyuz" soruları pek tutarlı değil. Dindar ve muhafazakâr kesimler ülkede güçleniyor ve toplumsal yaşama (dolayısıyla siyasete) ağırlıklarını koyuyorlar. Durum bu. Bize düşen durumu ilgilenenlere duyurmak.

 

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }