Yeni Anayasa Çalışmasına Giriş

Abone Ol

İlk işimiz anayasa; ayrıntılı tekliften önce yaklaşım metni üzerinde anlaşmalıyız.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, ‘yeni anayasa hazırlanması konusunda 9 kişilik bir komisyon kurduklarını’ açıkladı. Dünkü Taraf’ta komisyon üyelerinin adları ve çalışma planı veriliyordu. Komisyon üyeleri, hükümet, parti merkez yönetimi ve Meclis’i temsil etmek üzere seçilmiş. Arzu Yıldız’ın haberine göre, komisyonda 4 bakan (3 Başbakan yardımcısı ile Adalet Bakanı), 2 Genel Başkan yardımcısı, Meclis’ten bir grup başkan yardımcısı ile Anayasa Komisyonu ve Adalet Komisyonu başkanları yer alıyorlar. AK Parti’nin böyle bir komisyonu belirlemiş olması, anayasa çalışmasına verdiği önemi gösteriyor. 

Yaklaşımlarda uzlaşma
Bütünüyle ‘iktidar partisi’ kurumunu temsil eden ve yansıtan komisyon üyelerinin görevleri kadar bundan önce aldıkları görevler de AK Parti’nin bu çalışmaya verdiği önemi belirliyor.
Habere göre, komisyon bir ay önce toplanıp anayasa değişikliği takvimi belirleyip, teklifin ekim ayında Meclis’e getirilmesine karar vermiş. Değişiklik hakkında ilk düşüncelerin toplanacağı bir metnin, ‘makalenin’ ağustos ayının ortalarına kadar hazırlanıp komisyona sunulacağı sanılıyor.
Bu metnin kabulünden sonra diğer partilere gidileceği ve çalışmaların kamuoyuna yansıyacağı anlaşılıyor.
‘Teklifin’, ekim ayında Meclis’e sunulacak olgunluğa gelebileceğini sanmıyorum. Yeni bir anayasanın maddeleri üzerinde çalışmaya başlamak için önce yaklaşımlarda uzlaşma sağlanmalıdır. Ekim ayına kadar, temel düşüncelerin toplanacağı anlaşılan ‘makale’ üzerine ilk görüşler ancak ortaya çıkabilecektir.
AK Parti’nin ilk yaklaşım belgesini sonbaharda ortaya çıkarmak amacıyla seçim sonrasında böyle bir komisyonu çalıştırması herhalde olumlu karşılanacaktır.
Muhalefet partileri de, yaz tatili demeden, hemen yetkili organını toplayıp, iktidar partisinin oluşumuyla aynı ağırlıkta çalışma komisyonları kurmalıdır.
Dernekler ve yeni anayasa çalışmaları için oluşmuş gruplar da ilk yaklaşım belgelerini bayram sonrasında yayımlamak üzere çalışmalarını hızlandırmalıdır. Eğer böyle davranılmazsa kendimizi, yeni anayasayı iktidar partisinin ‘makalesi’ üzerinden tartışır durumda buluruz. 

Çok yönlü olmak şart
Halkımızın yeni anayasayı AK Parti felsefesi ve seçmeni çerçevesinde tek yönlü ve boyutlu tartışmasının sakıncaları açıktır.
AK Parti yöneticilerinin de, sınırlı düşünce içinde kalınmasından rahatsız olacaklarını sanıyorum; kendi belgeleri üzerinden başlayıp biten anayasa tartışması her siyaset adamını üzer. Muhalefetin ve aydınlarımızın, fikir hayatımızı böyle bir fakirliğe itmeyeceklerini umut ediyorum.
Tek metinden hareketle başlayan tartışma, ne kadar katılımcı ve özgürlükçü olursa olsun, halkı kapsayacak bir metin olamaz.
Ancak muhalefet partileri, hiçbir hazırlık yapmadan iktidar partisinin getireceği metni beklerler, kapılarına gelene ‘biz de görüşümüzü şu metinde özetledik’ diyemezlerse; iktidar partisi çalışmalarını sürdürür; anayasa çalışmaları yozlaşır, halkın ilgisi çekişmeye dönüşür.
Muhalefet ve dernekler
Muhalefet partileri seçimden çok önce böyle bir çalışma başlatmalıydılar. Neyse bugünlere geldik, merkez ve örgüt yönetimlerini toplayıp, “Nasıl bir anayasa”, “Anayasanın ilkeleri neler olmalıdır” benzeri soruların cevaplarını hazır duruma getirmelidirler.
Yalnız muhalefet partilerinin değil, bütün derneklerin de aynı görevleri vardır. İlk işimiz anayasa; ayrıntılı tekliften önce yaklaşım metni üzerinde anlaşma, anlaşma tartışmaya girebilmek için de herkes yaklaşımını açıklamalı.
Ben de, kişi olarak anayasa yaklaşımımı bir ‘makale’ biçiminde hazırlayıp okuyucularıma sunmayı görev kabul ediyorum; umarım, ağustos içinde yayımlayacağım.

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }