Dersim’de yaşayan ve 30 yıldır hayvancılıkla geçimini sağlayan Askar Kılıç, artan yem fiyatları nedeniyle elinde kalan son 2 ineğini de satmak zorunda kalmasından yakındı

Ardı ardına gelen zamlarla Türkiye’de giderek derinleşen ekonomik kriz, özellikle de hayvancılığı bitirme noktasına getirdi. Artan yem fiyatları dolayısıyla hayvancılık sektörünün zora girmesi kadar, besicilikle uğraşan köylüler de sahip oldukları hayvanları satmakla yüz yüze bırakıldı. Dersim’de yaşayan ve 30 yıldır hayvancılık yaparak geçimini sürdüren 67 yaşındaki Askar Kılıç, artan maliyetler yüzünden hayvanlarını satmak zorunda kaldı. 

Cengiz Özbasar'ın Mezopotamya Ajansı'nda yer alan haberine göre Kılıç, anne ve babasının yaşamını yitirmesinin ardından sahip oldukları keçi, koyun ve inekleri kendisi beslemeye başladı. Tüm zorluklarına karşın yıllardır beslediği hayvanlardan elde ettiği sütü ya da ürettiği tutum peyniri veya yağı satarak geçimini sağlayan Kılıç, son birkaç yılda artan yem fiyatları nedeniyle artık hayvancılık yapamaz hale geldi.

Gözden kaçırmayın

Arınç: Seçimi tam gününde yapmak Allah’ın emri değil, erkene alınabilir Arınç: Seçimi tam gününde yapmak Allah’ın emri değil, erkene alınabilir

ZAM SONRASI HAYVANLARINI SATTI

Kılıç, pahalılaşan yem fiyatları nedeniyle son 3 yıl içerisinde önce koyun ve keçilerini, geçtiğimiz sonbahar da ise 16 ineğinden 14’ünü satmak zorunda kaldığını dile getirdi. Elinde kalan son iki ineğini dahi beslemekte zorlandığından yakınan Kılıç, “Her şeye zam geldi. Hayat pahalı, tarım pahalı, yem de pahalı. Nasıl hayvancılık yapalım?” diye sordu. 

Bu zamana dek geçimini hayvancılık yaparak sağladığını söyleyen Kılıç, yapılan zamlara karşı şikayetlerini şöyle sıraladı: “Geçen seneye kadar tek başıma 16 baş büyük hayvan besliyordum. O koyunlar, keçiler ve ineklere tek başıma baktım. Mecburdum, tek başıma çalıştım. Ama artık hayvanları besleyemez duruma geldim. Zamlar olmasa ineklerimi yine satmaz gene bakardım.”

YARI TOK, YARI AÇ 

“Şehirlerde insanlar daha kötü durumda, insanlar çöpten ekmek topluyor. Onları gördükçe üzülüyor insan. Köyde de öyle artık; yarı tok, yarı açız” diyen Kılıç, elinde kalan son 2 ineği dahi besleyecek olanağı kalmadığı için onları da satacağını ifade etti.

İnekleri sattıktan sonra yurt dışındaki oğlunun yanına gideceğini paylaşan Kılıç, “Benim için zor olacak ama ne yapabilirim ki. Bu yaştan sonra muhtemelen orada da yapamam ama başka çarem de yok” diye yakındı.