Türkiye Yahudileri İsrail'e gidiyor

2017 yılının ilk dokuz ayında İsrail'e göç eden Türk Yahudilerin sayısı geçmiş yıllara oranla ikiye katlandı

Türkiye Yahudileri İsrail'e gidiyor

Batılı ülkelerden İsrail'e göç son yıllarda giderek azalırken, Türkiye'den giden Musevilerin sayısı ikiye katlandı. Yahudi cemaatinin önde gelen isimleri de göç rakamlarını doğruluyor.

Milliyet'ten Mert İnan'ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü başkent ilan etmesiyle başlayan Türkiye-İsrail gerginliğinden en çok etkilenenlerin başında Türkiyeli Yahudiler geliyor.

İsrail'de yayın yapan muhafazakar Arutz Sheva adlı internet sitesinde, İsrail'e batılı ülkelerden göçün azaldığı, ülkeye göç eden Rus ve Türk Yahudilerin sayısında ise önemli bir artış olduğu ileri sürülmüştü. Siteye göre, 2017 yılının ilk dokuz ayında İsrail'e göç eden Türk Yahudilerin sayısı geçmiş yıllara oranla ikiye katlandı.

Arutz Sheva, 9 aylık zaman diliminde 350 Yahudi'nin İsrail'e taşındığı belirtilirken, bu sayının 2016 yılının aynı döneminde ise 164 olarak gerçekleştiği belirtildi. Cemaatin önemli isimlerinden de Türkiye'deki Yahudiler arasında İsrail'e göç etme eğiliminin kayda değer biçimde güçlendiğini doğrular nitelikte açıklamalar geldi.

'İSRAİL-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ KÖTÜ GİTTİĞİNDE UYKUSUZ GECELER GEÇİRMEK BİZİM GERÇEKLİĞİMİZ'

Türk Yahudi Cemaati Sözcüzü Deniz Saporta, "Bu göç olayları kişisel olduğu için elimizde istatistiki bir bilgi mevcut değil ancak bahsedilen sayıların doğru olması muhtemel. Dönem dönem göç edenlerin sayıları artıp azalabiliyor. İspanya'ya göç etmek isteyen Seferadlar konusu da tamamen kişisel başvurular üzerinden gerçekleşiyor. Seferadlar'ın İspanyol vatandaşlığına hak kazanmaları geri verilen bir haktan yararlanmak olarak değerlendirilmelidir. Şu an için İspanya'ya Türkiye'den göç edildiği konusunda bilgimiz bulunmamakta" açıklamasında bulundu.

Türk Yahudi Cemaati'nin sosyolojik sorunlarını Şalom gazetesinde kaleme alan isimlerden yazar Mois Gabay ise, artan antisemitizm eğrisinin cemaat içerisinde üzüntü ve endişeye yol açtığını belirterek, "Ülkemizdeki azınlık toplumlarının ayakta kalma stratejisini özetlemek gerekirse, kısaca kendi işine bakmak, başını kaldırmamak, büyük siyaset ve iktisat meselelerini güçlülere bırakmak diyebiliriz. Ladino dilinde, ‘Ne yangına koş, ne de kavgaya' diye bir söz vardır. Özgürlüğümüzü bize çizilen sınırın içinde izin verildiği kadar yaşamaya çalışıyoruz. İsrail-Türkiye ilişkileri kötü gittiğinde uykusuz geceler geçirmek uzun bir süredir bizim gerçekliğimiz maalesef" diye konuştu.

Kaynak: Milliyet

Güncelleme Tarihi: 06 Şubat 2018, 21:00

Demokrat Haber’e destek olur musunuz? >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER