Bir psikopatla ilişki içerisinde olduğunuzun bilimsel işaretleri

Nüfusun %1 ila %4’ü arasında değişen bir toplamın psikopatik ölçekte bir yerlere denk düştüğü tahmin ediliyor

Bir psikopatla ilişki içerisinde olduğunuzun bilimsel işaretleri

Psikopatların büyük çoğunluğu normal yaşamlarına devam eden, kriminal vakalara pek karışmayan insanlardır. O halde bir psikopatla ilişki yaşıyor olduğunuzu nasıl anlayacaksınız?

Bir korku filmi senaryosunu andırıyor olabilir, ancak istatistiksel olarak kendinizi bir psikopatla ilişki yaşıyor halde bulmanız oldukça olasıdır. Çünkü nüfusun %1 ila %4’ü arasında değişen bir toplamın psikopatik ölçekte bir yerlere denk düştüğü tahmin ediliyor.

Psikopati, toplum içerisinde genellikle kriminal vakalar ve cinayetler ile ilişkilendirilir, fakat birçok insan psikopati ölçeğine sokulabilecek kriterlerin bazılarını sergiler. Aslına bakarsanız, psikopatların büyük çoğunluğu normal yaşamlarına devam eden, kriminal vakalara pek karışmayan insanlardır. Peki o halde bir psikopatla ilişki yaşıyor olduğunuzu nasıl anlayacaksınız ve nasıl bir davranış örgüsü gözlemlemeyi beklemelisiniz?

Kişilik bozukluğunun bu tipi üzerine araştırmalar yürütülmüş olsa da, tam olarak nasıl tanımlanması gerektiğine dair tartışmalar hâlâ devam ediyor. Ancak bilim insanları; psikopatinin süreklilik arz eden asosyal davranışlar, empati yoksunluğu, yüzsüzlük, sıkılganlık, duygusal esneklik, dürtüsellik, yüzeysel çekicilik, aşırı özgüven, patolojik yalanlar, vicdan azabı duymama gibi karakteristikleri içerdiği konusunda  uzlaşı sağlıyorlar. Bu gibi karakteristikler PCL-R (bireyin potansiyel psikopatisini belirlemekte kullanılan psikolojik bir ölçek) testindeki 20 işaretten yalnızca bir kaçı. Fakat herhangi bir ölçekte olduğu gibi, neyin normal ve neyin psikopatik olduğunun kesin bir ayrımı yok.

Öte yandan psikopatların; detaylara dikkat etmek ve konuşmalarda bütün dikkatini karşı tarafa vermek gibi bazı olumlu özellikleri de vardır. Hassas ve yaratıcı olma yetenekleri, psikopatların başarılı bir profesyonel olabildikleri anlamına gelir.

BELİRGİN İLK ÖZELLİĞİ PATOLOJİK YALANLAR

Bir psikopatla yaşanan ilişkinin belirgin olan ilk özelliği, patolojik yalanlardır. Psikopatlar, tekrarlı olacak şekilde partnerlerine yalan söyleme girişiminde bulunur ve hedeflerine ulaşmak için koşulların hiçbir önemi olmaksızın herhangi bir şey hakkında yalan söylerler.

Ne var ki, aldatma hikâyelerini stratejik olarak genellikle çok iyi planladıklarından bir psikopatın yalanını yakalamak oldukça güçtür. Çünkü sıklıkla, partnerlerinin ilk bakışta bağımlısı olabilecekleri yüzeysel bir çekiciliğe sahip olma eğilimindedirler.

Psikopatların öz saygıları son derece yüksektir. Başarılı, kendinden emin bir profesyonel olsanız bile, bir psikopatla karşılaştırdığınızda kendinizi son derece değersiz hissedebilirsiniz. Eğer hissetmezseniz, psikopat bir partner, üzerinizdeki kontrolünü arttırmak için öz saygınızı yerle bir edebilir. Yapılan araştırmalar, bunu başarmak ve üzerinizdeki kontrolünü arttırmak için psikopatların, “kurbanın” güvenini ve gerçeklik hissini; kafa karıştırarak, yanlış yönlendirerek, aldatıcı ve ikna edici davranarak yavaş yavaş aşındırdığını ve kişinin kendisininden aşırı derecede şüphe duymasına sebep olduklarını gösteriyor.

Psikopatların manipülasyon yeteneklerinin son derece iyi olmasının nedeni, psikopatların genellikle insanların davranışlarını incelemesi ve bunları kontrol etmek için ustaca kullanmalardır. Eğer bir psikopat ile ilişki yaşıyorsanız ve onun manipülasyonuna direniyorsanız, sık sık bir bebeğin sızlanmalarına benzer hayal kırıklığı dolu bir öfke, kusurlar bulma ya da tekrar tekrar aynı konunun gündeme gelmesi gibi deneyimler yaşarsınız, sonunda da masum bir köpek bakışıyla sizi üzgün hissetmeye iter ve istediklerini ona vermenize sebep olur.

Özellikle de suçlu hissetme eksikliği ya da vicdan azabı duymama durumlarıyla başa çıkmak oldukça zordur. Fakat değişmelerini de beklemeyin. 2014 yılında The Journal of Forensic Psychiatry & Psychology‘de yayımlanan bir çalışma, psikopatların beyninin bu şekilde işlediğini gösteriyor. Öte yandan 2018 Eylül ayında Social Cognitive and Affective Neuroscience’da yayımlanan ve hapishanedeki psikopatlar üzerinde yürütlen bir beyin tarama çalışmasında, kişideki psikopati seviyesi arttıkça, aldatma ve sonucunda da pişmanlık duymama durumunun arttığı gösterildi. Bu durum, beynin ahlâk, dürtü kontrolü ve duygularda baskın rol oynadığı düşünülen bir bölgesi olan ön singulat korteksteki aktivite düşüklüğü ile ilişkilendirildi. Yapılan diğer beyin çalışmaları, psikopatların, kişilik gelişimi ve planlama yapma gibi işlevlerde önemli rol sahibi prefrontal korteksi de içeren bazı beyin bölgelerinde yapısal ve fonksiyonel farklılıklar görüldüğünü doğruluyor.

Öte yandan empati konusunda zorluklar yaşayan bir kişiyle ilişki içerisinde olmak da son derece yorucudur. 2010 yılında Social Cognitive and Affective Neuroscience‘da yayımlanan bir araştırmada, psikopatların doğruyu yanlıştan ayırt edebilme yetisine sahip olduklarını ancak böylesi bir seçim anında bu ayrımı umursamadıkları ortaya koyuldu. Bunun yanı sıra, bazı araştırmalar, psikopatların aslında hem düşünsel hem de duygusal seviyede empati hissetme yetisine sahip olduklarını ortaya koydu, ancak duygularını kapatabilen bir anahtara sahipmiş gibi bu hislerini tamamen rafa kaldırmayı seçebiliyorlar. Benzer şekilde, psikopatlar olumsuz davranışlarında yanlışlarının sıklıkla farkındadırlar, fakat her ne şekilde olursa olsun, kendi kendilerini kontrol yetilerinin eksikliğinden kaynaklı yanlışı sürdürmeye devam ederler.

Psikopatların romantik bir ilişki içerisinde oldukları partnerleri, kısa bir süre sonra, partnerlerinin sürekli uyarım ve gerçekçi olmayan uzun vadeli hedeflerine sürekli olarak devam etmenin zor bir iş olduğunu fark edecekler. Öte yandan kendilerini kontrol etme yetisinin yoksunluğu partnerlerine de sorun çıkarır. Örneğin, bir psikopat, partnerinin iş arkadaşlarına kaba davranabilir veya bir partide onu utandırabilir.

Psikopatlar aynı zamanda sosyopati ve narsisizm özellikleri de gösterme eğilimindedir ve her iki kişilik bozuluğuna ait karakteristikler de sadakatsizlikle ilişkilendirilmiştir. Journal of Social and Personal Relationships’de Ekim 2017’de yayımlanan ve psikopatik özelliklerin romantik ilişkilerde nasıl bir rol oynadığını inceleyen bir araştırmada, cinsel ilişkide manipülasyonun yaygın bir yaklaşım olabileceğini ortaya koymuştur.

Bu özelliklerin pek çoğu iticiyken, erkekler ve kadınlar, psikopatik özellikler gösteren bir partnerle romantik bir ilişki içerisindeyken farklı şeylerle başa çıkma sorunu yaşıyorlar. Erkeklerin, eşinin dürtüsel davranışları nedeniyle reddedilme korkusu yaşamaları daha olasıyken; kadınların, partnerlerinin davranışlarına içerlemeleri ve ilişkiyi kademeli olarak sonlandırma olasılıkları daha yüksektir.

REDDEDİLMEYLE BAŞA ÇIKMA

Bir psikopatla romantik bir ilişkiden kurtulmak için kendisinde gücü bulan insanlar, eski partnerlerinin gerçekten üzgün olduğunu düşünebilir, fakat bu üzüntünün asıl sebebi, büyük olasılıkla artık sahip olamayacakları, kontrol edemeyecekleri ve kullanamayacakları içindir.

Öte yandan, eğer bir psikopattan kurtulduysanız ve sonrasında onu tekrar geri kazanmak isterseniz başarısız olmanız son derece muhtemeldir. Psikopatların empati eksikliği; ilişkide neyin ters gittiği konusunda sorumluluk almayı ve ilişkiyi tekrar sürdürmek için payına düşen yükümlülükleri kabul etmeyeceği anlamına gelir. Bunun yerine, sizden veya başkalarından kaynaklı sorunları dile getirmesi muhtemeldir. Bu tutum şu inanıştan kaynaklıdır; eğer incinmiş hissediyorsan, bu senin sorumluluğun ve senin problemindir yani bunun başına gelmesini sen istedin.

Ancak, eğer bir sonraki partnerleri; yeterince ilginç, zorlayıcı ve bekledikleri kadar verimli değilse; binbir sahte özürle, kendilerini size affettirmeye çalışmaları ve sevgi vaatleriyle tekrar geri dönmeye çalışmaları olasıdır. Çünkü psikopatlar, verdiklerinden hep daha fazlasını almayı ve diğerleri üzerinden beslenmeyi yani parazit bir yaşam biçimini severler. Bunun anlamı da şudur; arkadaşlarınızı, kaynaklarınızı ve hatta finansal statünüzü bile geri kazanmak isterler.

Psikopatlar ilişkilerini kendi istedikleri biçimde yaşarlar. Eğer alaka görmezlerse; acı çekerler, yalnız ve üzgün hissederler. Açıkçası bir psikopatla ilişki yaşamak herkese göre değildir. Fakat bazı insanlar, negatif özelliklerinden ötesini görebilir ve bir psikopatı partner olarak, oldukları gibi kabul edebilir.

Kaynak: Bilimfili

Güncelleme Tarihi: 09 Aralık 2018, 21:48

Demokrat Haber’e Destek Olmak İçin Tıklayın >>>

YORUM EKLE