19 Mart'ta yapılacak iklim grevine destek çağrısı

Yeşil Sol Parti İstanbul İl Örgütü, iklimin değil sistemin değiştirilmesi gerektiği dile getirildi

19 Mart'ta yapılacak iklim grevine destek çağrısı

Yeşil Sol Parti İstanbul İl Örgütü, 13 Mart Cumartesi günü Yeşil Sol Parti Kadıköy İlçe binasında yaptığı basın açıklaması ile tüm yaşam savunucularını 19 Mart'ta yapılacak iklim grevine destek vermeye davet etti.

İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg'in, 2018 yılında başlattığı iklim için okul grevi aynı yılın Aralık ayında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nın (COP24) ardından büyüyüp dünyaya yayılmıştı. Yeşil Sol Parti İstanbul İl Eş Sözcüsü Didem Göçer tarafından okunan basın açıklamasında; 19 Mart'ta iklim krizine dikkat çekmek amacıyla yapılacak etkinliklere katılımının önemli olduğu ve iklimin değil sistemin değiştirilmesi gerektiği dile getirildi.

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

19 Mart İklim Grevine Giderken

İklimi Krizini Durdur Yaşamı Koru!

Dünya Sağlık Örgütü, iklim değişikliğini 21. Yüzyılda en büyük sağlık tehdidi olarak görüyor. Bilim insanlarının önemli bir çoğunluğu, iklim krizi haline gelen iklim değişikliğinin artık önüne geçilemeyeceğini, ancak etkilerinin azaltılabileceği değerlendirmesini yapmaktalar.

İklim krizinin doğurduğu iklim olayları, Covid 19 salgını gibi küresel hastalıklar yeryüzündeki yaşamın sürdürülebilirliğini tehlikeye sokuyor.

Yaşamı tehdit eden bu olumsuz koşullar, ne pahasına olursa olsun büyüme ve kalkınmayı hedefleyen, paradan başka değer tanımayan kapitalist sistemin yol açtığı eko-kırımın sonucudur.

Bu noktaya bir anda gelinmedi, yıllardır fosil yakıt endüstrisinin atmosferi kirletmesinin iklimleri etkileyeceğini, yaşamın döngüsünü olumsuz etkileyeceğini, bilim insanları hep uyardı. Aynı şekilde bilim insanları corona-virüslerin geleceğini 2010 yılı ve öncesinde haber vermişlerdi. O yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda, iklim değişikliği, madencilik, çevresel-ekolojik kirlilik, ormansızlaşma, yaban hayatın işgali, endüstriyel tarım ve endüstriyel hayvancılık nedenleriyle corona-viruslerin mutasyona uğradığı ve artan küreselleşme ithalat-ihracat, turizm ve hayvanların yer değiştirmesi gibi etkenlerle çok çabuk şekilde yayılarak küresel salgınlara yol açabileceği öngörülmüştü. Bilim insanlarının ve doğanın uyarılarına kulak asılmaması sonucu iklim değişikliği ve diğer çevresel-ekolojik kirlilik faktörlerinin neden olduğu Covid-19 mutasyonu 7,6 milyar insanın hayatını tehlikeye atan bir salgına dönüşmüş durumda.

Geçmişteki corona-virüs mutasyonları olan SARS salgının 2002 yılında, MERS salgının ise 2012 yılında olduğu göz önüne alındığında iki corona-virüs mutasyonu arasındaki sürenin 10 yıl olmasına karşın Covid-19 salgınının ise bu defa 7 yıl sonra, 2019 yılında gerçekleşerek virüsün mutasyona uğrama süresinin 3 yıl kısalması karşısında, bilim insanları tarafından bir sonraki corona-virüs mutasyonunun daha kısa süre içinde gerçekleşebileceği uyarısı yapılmaktadır.

Bioçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu'nun (IPSES) 2019 yılında hazırlamış olduğu rapora göre insan faaliyetleri nedeniyle doğada bir milyon tür yok olma tehlikesi altındadır. Rapora göre salgının nedeni de insan faaliyetleridir. Bu durumda doğaya zarar veren insan faaliyetlerine derhal son verilmelidir.

İnsan faaliyetleri denilince bunu soyut insan olarak ele almamalıdır. İnsan doğada var olan canlıların sadece bir türüdür. Bu gerçeğin görmezden gelinip, doğal varlıkları bir hammadde olarak, kendisini de doğanın sahibi gören anlayış, yani kapitalizmin talan ve yağma politikaları yerküreyi bu hale getirdi.

Yaşama yönelik bu tehlikenin önüne geçilmesi için iklim değişikliğine-çevre kirliliğine-hava kirliliğine neden olan fosilyakıt endüstrisinden vazgeçilmeli, enerji; zorunlu ihtiyaç kadar, yerinden yönetim ilkeleriyle uyumlu yenilenebilir kaynaklardan sağlanmalıdır. Bu kapsamda kömür tüketimi sonlandırılıp, termik santraller kapatılmalı, nükleer santral projelerinden vazgeçilmeli, var olanlar bir an önce kapatılmalıdır. Zorunlu ihtiyaçlar için gerekenin dışındaki madencilik faaliyetlerine son verilmelidir.

Kazdağları'nda nöbet tutan ve dayanışmaya destek veren doğa savunucuları sayesinde Alamos Gold altın arama faaliyetlerinden vazgeçmiştir. Bu mücadelede gece gündüz demeden doğayı, kazdağlarını ve yaban hayatını savunan doğa savunucularına selam olsun.

Şimdi, Kazdağları'nın yaralarını sarma, Kirazlı bölgesini rehabilite etme zamanı. Yaban hayatının geri dönmesi ve ekolojik dengenin tekrar sağlanması için Kirazlı'yı rehabilite et çağrısını tekrardan hatırlatıyoruz.

“İnsanın, emeğin ve doğanın sömürülmediği ve tüm insanların onurlu, özgür ve mutlu bir hayat kurabilecekleri bir toplumsal düzeni ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmayı” amaçlayan Yeşil Sol Parti olarak; 19 Mart 2021 tarihinde gerçekleşecek küresel iklim grevini destekliyor, yaşamdan yana olan herkesi greve katılmaya çağırıyor ve haykırıyoruz; #iklimideğilsistemideğiştir

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER