Yaşam İçin Kadınca Bir Çığlık!

Gidip bir parçası olamadığım, güzel ve de muazzam bir buluşmayı sizinle paylaşmak istiyorum. Bu buluşmayı yaşamakta olduğum Bask Ülkesi/Euskal Herriko/Pays Basque’da aylardır heyecanla uzaktan keyiflice izliyordum.

Hem siz ‘Cümbüşçü Karıncalar’ı tanır mısınız?

Ben bunların içinde en kızıl ve de en mor, ve de en yeşil, en mavisini ta İstanbul’dan tanırım. Onu bir sırt çantası ile şehir şehir, sokak sokak, ülke ülke heyecanla ağaçlara, kuşlara, böceklere, nehirlere ve insanlara umut ve yaşam dair direnç dağıtırken tanıdım, kendisinden direnç öğrendim, kendisinde özgürlüğe dair durmadan ve yorulmadan yol almayı öğrendim, öğrenmeye de devam ediyorum.

O zaten kendisinin kaleminde dökülen son romanında özgür yaşama dair kendi manifestosunu bir kez daha kaleme almıştı. Yolların, dehlizlerin, masalların, mavilerin garip ve divane hikâyelerini anlatır bu küçücük romanında...

Ağaçların diliyle, kaçak aşkların tatlı gülüşleri ile anlatır. Dünyayla savaşı, yediveren bencillikle uğraşı anlatır romanında. Toprakla, tohumla, şiirle, vicdanla, paylaşarak, tekere çomak, ana yollarda, ara yollarda…

Mafyaya, ırkçılara, çokuluslu şirketlere karşı; karıncalar misali usul usul, ince ince çalışarak. Direnen ve meydan okuyan…

Cümbüşçü Karıncalar göçlerle, sürgünlerle başkalaşan bir Avrupa kentindeki yeryüzü karıncalarının romanı; umudu ve mutluluğu pay etme kavgası verirler.

İşte bu romanın kahramanları 2 Haziran Nice şehrinin Masséna meydanında bir kez daha bütün insanlık için, ağaçlar için, nehirler, kuşlar için bir araya geldiler.

 Azucena, Alex, Manu, Luna, Katy oradaydılar. Maitre, Roza, Jiyan, Elisa, Pınar Selek oradaydılar…

(12) Ensemble, toutes - Télé Chez Moi - YouTube

Hayatlardan hareketle mi romanlar yazılır, yoksa romanlardan mı hayatlar kurulur gibi hiç bir kurmacaya girmeden, hayatın ta içinde bütün ezilmişliklere, sınırlara, sermayenin vahşi sömürüsüne, erkek/militer akla ve dünyasına karşı özgürlük adına manifesto bir kez daha yazıldı Nice’de.

Avrupa’nın onlarca şehrinde kadınlar aylardır heyecanla ve büyük bir emekle bu buluşma için çalıştılar. Çok yol yürüdüler, yoruldular, zaman zaman ‘acaba olacak mı?’ diye kaygılar yaşadılar. Ama yol almaktan da geri kalmadılar.

TOUTES AUX FRONTIÈRES/bütün sınırlarda yol alarak Nice şehrinin Masséna meydanında bir araya geldiler. Dünyanın bütün dillerinde – baskça, katalanca, kürtçe, türkçe, fransızca, almanca, italyanca, ispanyolca, ingilizce … - bütün renklerinde, şarkıları ile bir araya geldiler.

Birileri çalıştı, çağırdı, birileri de geldi bir mitinge gibi değildi bu buluşma, alanda olan binlerce kadının öznesi olduğu bir buluşmaydı bu. Onun içindi o büyük heyecan, mutluluk, ağız dolusu kahkahalar, aşk ve isyan ile kurulan cümleler.

Kaldırımlarda ellerinde renkli renkli, fosforlu kalemler ile taleplerini dövizlere dökenler, bisikletleri ile alanda tur atanlar, kendi küçük ekipleri ile müzik yapanlar, metinler, sözler, şarkılar, afişler, dövizler…

Bir meydanda binlerce binlerde aynı yürek ve aynı isyanda kadınlar, çocuklar, genç kadınlar, Yaşar Kemal’in ‘bir kır bahçesidir bunlar’ diyebileceği kadınlar;

“cennetin olmadığını hayal et / denersen eğer, bu kolay / altımızda cehennem yok

üstümüzdeyse sadece gökyüzü var.

“hayal et bütün insanların / bugün için yaşadığını… / hiç ülke olmadığını hayal et / bunu yapmak zor değil.

uğruna ölecek, öldürecek bir şey yok, / ve 'öldür' diyen inanç ta yok, / hayal et bütün insanların, / barış içinde hayatı yaşadığını… “

bir kez daha haykırdılar.

Yüreğindeki isyan ile alanı bir kez daha dolduran anarşist, ekolojist, queer, LGBTİQ+, sosyalist, komünist, a-politik kadınlar, ‘Cümbüşçü Karıncalar’; bu insanlık size çok şey borçludur!

YORUM EKLE