Hertevin, Gagavuzca, Ladino, Süryanice, Abazaca, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Romani, Adige, Kabar-Çerkes dilleri ve Zazaki tehlike altında bulunuyor

UNESCO’nun yok olma sürecine giren dillere dikkat çekmek amacıyla oluşturduğu ve yeryüzündeki tehlike altındaki dillerin kapsamlı bir listesini içeren ‘Tehlike Altındaki Dünya Dilleri Atlası’nda Türkiye’den 18 dil veya lehçe yer alıyor.

Gözden kaçırmayın

Kılıçdaroğlu: Çankaya bizi bekliyor, bunun için mücadele etmemiz lazım Kılıçdaroğlu: Çankaya bizi bekliyor, bunun için mücadele etmemiz lazım

Atlasta yer alan bilgilere göre; Hertevin, Gagavuzca, Ladino, Süryanice, Abazaca, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Romani, Adige, Kabar-Çerkes dilleri ve Zazaki tehlike altında bulunuyor.

SÜRYANİLER'DEN ANADİLDE EĞİTİM TALEBİ

UNESCO’ya göre tehlike altına olan Süryanice’yi yaklaşık 50 bin kişi konuşuyor. Dünya Anadil Günü nedeniyle bir bildiri yayınlayan Süryani sivil toplum örgütleri, Süryanice’yi yaşatmanın aynı zamanda kadim bir halka, kültüre ve sahip olduğu tüm mirasa da can vermek anlamı taşıdığı belirtildi.

Bildiri de Süryanilerin bazı talepleri şöyle sıralandı:

“Tehlike altındaki diller arasında yer alan Süryanice’nin öğrenilmesi, kullanımı ve koruma altına alınması için hukuki haklar sağlanmalı ve somut adımlar atılmalıdır.

-Süryanice anadilinde eğitim hakkı tanınmalı, devlet tarafından okul açılmalı, öğretmen istihdam edilmeli ve materyaller sağlanmalıdır.

-Birçok ülkede sahip olunan Süryanice teolojik ve diğer eğitim hakları, Türkiye'de akademik olarak kabul edilmeli, resmi ve idari yetkiler sağlanmalıdır. Bu bağlamda okullar ve enstitülerde Süryanice kaynak ve kapasite sağlanmalıdır.”

VOA Türkçe’den Mahmut Bozarslan’ın sorularını yanıtlayan Süryani Dernekleri Federasyonu Başkanı Evgin Türker, Süryanice’nin yok olmaması için bir çözüm bulunması gerektiğini söyledi.

Süryaniler’in haklarının Lozan Antlaşması’yla güvence altına alındığına dikkat çeken Türker, ancak bu hakların kullandırılmadığını belirtti.

Türker, Süryanice’nin yaşaması için eğitim dili olması gerektiğini ifade ederek, “2013 yılında İstanbul Süryani Vakfı, açtığı ve kazandığı bir dava ile birlikte Suryaniler kendi okullarını açma hakkı kazandılar. İstanbul'da Süryani Anaokulu açıldı. Bu da ihtiyaçlara cevap vermiyor. Biz Mardin’de Midyat'ta, Turabidin’de bir okul açılmasını istiyoruz. Ana okuldan liseye kadar çocuklarımızın Süryanice dilini bilimsel bir şekilde öğrenmeleri gerekiyor. Maddi imkanlar bugün buna müsaade etmiyor. Devletin azınlık okullarına bir yardımı olmuyor. Kendi vakıflarımız bunu karşılıyorlar. Aslında Lozan Antlaşması'na göre devletin yardım etmesi gerekiyor ama maalesef etmiyorlar” dedi.

ZAZACA DA TEHLİKE ALTINDA

UNESCO’ya göre yaklaşık 2 milyon kişinin konuştuğu Kürtçe’nin Zazaca lehçesi de risk altında. Diyarbakır’da kurulan ve Kürtçe’nin eğitim dili olması ve Anayasal güvenceye alınması amacıyla çalışmalar yürüten Kürtçe Dil Hareketi (HezKurd) isimli grubun Sözcüsü Barıj Celali, Zazaca’nın risk altına olmasının birçok nedeni olduğunu söyledi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Celali, “Asimilasyon politikasına göre Türkiye’de resmi dil Türkçe’dir. Onun dışındaki dillere yaşam hakkı tanınmadı. Siyasi sebeplerden dolayı Türkçe dışında diğer dillerde konuşmanın fişlenme gerekçesi, devlet tarafından izlenme, suçlu görülme gerekçesi olarak görülmesi nedeniyle özellikle 90'lı yıllarda köylerden şehirlere göç edenler dillerini konuşmaya çekindiler. Bir dil eğer pazar dili, sağlık, eğitim dili değilse kaybolmaya mahkumdur. Zaman içinde Zazaki önünde de böyle engeller var” dedi.

Zazaca’nın koruma altına alınması gerektiğini savunan Celali, şöyle devam etti:

“Hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda Zazaki’ye resmi güvence sağlanması lazım. Eğitim dili olmadığı sürece yok olmaya yüz tutan diller arasındadır. Gerekirse pozitif ayrımcılıkla tekrar canlandırılması lazım. Bu acilen sağlanmalı çünkü yok oluyor. Normalleşme süreci ile birlikte anadili Zazaki olanlar için ilkokuldan başlayıp, liselere kadar zorunlu ders haline getirilmesi lazım. Acilen Zazaca bir televizyon kanalı açmamız gerekiyor.”

“ANADİL KAYBI TELAFİ EDİLMELİ”

Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi (DİERG) Koordinatörü Prof. Dr. Aziz Yağan, VOA Türkçe'ye yaptığı açıklamada, dillerin kaybolma tehlikesinin nedeninin ‘tek dil politikası’ olduğunu söyledi. Bu politikanın kamusal alana yansımalarının hem Zazaca, hem de Süryanice’yi eve hapsettiğine dikkat çeken Yağan, “Zamanla gelişen diğer güçlü faktörler evin içini de Türkçeleştirmeye başladı. Ticari alanın dışında kalan anadilleri hayatta kalma mücadelesi veriyor ancak bu tek neden değil. 2022 Şubat’ında bu anadillerinin ne kadar canlandığını değil ne zaman öleceğini tartışıyoruz” diye konuştu.

Yağan, anadillerin kaybının telafi edilmesi gerektiğine vurgu yaparak şöyle konuştu: “Zazaki, Süryanice ya da Türkiye’deki bazı anadillerinin tehlike alında olması konuşucularının gönüllüce anadillerini terk ederek resmi dili tercih etmelerinden kaynaklanmıyor. Bu anadillerin tehlike altında olmasının sorumluluğu buna yol açanlardadır ve telafi edilmelidir. Bu anadillerinin canlandırılması ve yaygınlaşması için somut arayış başlayınca dünyadaki deneyimler ve kendi gerçeğimiz yolumuzu bulmamızı kolaylaştıracaktır. Ancak Süryaniceyi de seçmeli ‘Yaşayan Diller ve Lehçeler’ dersi kapsamına alarak bu dersi zorunlu hale getirmektir. Böylece, daha sağlıklı ve programlı çözüme kadar tehlike altındaki diller belki biraz nefes alabilir.”