Türkiye İdlib'den çekiliyor mu?

...

Siyaset 30.09.2021 - 16:40 30.09.2021 - 16:46

15 Mart 2011 tarihinde başlayan Suriye İç Savaşı ülkenin pek çok bölgesinde kontrol altına alınırken savaşın son aktif çatışma noktalarından olan İdlib'de gerilim sürüyor.

TÜRKİYE İDLİB'DEN ÇEKİLİYOR MU?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Soçi'deki yüz yüze teması sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'nin İdlib eyaletinin kuzeyine çekildiği iddia edildi.

Rus basının yer verdiği haberlerde kararda Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik saldırıların arttığı İdlib hakkındaki kararda Erdoğan'a yönelik baskının etkili olduğu iddia edildi.

Rus medya kuruluşu Lentra'nın Suriye askeri çevrelerindeki kaynaklara dayandırdığı haberine göre, TSK'nın İdlib'in güneyinden kuzeyine gerçekleştirdiği çekilme İdlib ana konulu Putin-Erdoğan zirvesi sonrası geldi.

KRİTİK MİLLİ GÜVENLİK KURULU'NDA GÜNDEM SURİYE

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) iç ve dış politikaya dair kritik başlıklarla toplanacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda, Suriye'deki gelişmeler ve Afganistan'daki son durum ele alınacak.

MGK'nın ana başlıklarından biri ise İdlib’teki insani kriz ve bölgedeki Türk askerinin durumu olacak.

Bölgenin istikrara kavuşması için uluslararası alanda atılabilecek adımlar değerlendirilecek. Afganistan kaynaklı göç baskısına yönelik alınan önlemler gözden geçirilecek.

İDLİB'DE SALDIRILAR ARTTI

Erdoğan ve Putin, Türkiye ve Suriye arasındaki çatışmayı sonlandırmak için 5 Mart 2020'de ateşkes ve ortak devriyeler başlatarak bölgede güvenliği sağlama konusuna anlaşmıştı.

Tüm gelişmelere rağmen Şam ve Rusya'nın son dönemde İdlib'teki operasyonlarını artırması ise bölge hakkında endişeleri artırdı. Bölgede yaşanan çatışmalarda 4 asker yaşamını yitirmişti.

Jandarma Ve Sahil Güvenlik Akademisi (JSGA) Uluslararası Güvenlik ve Terörizm Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Erkmen'in "Rusya'nın İdlib Saldırılarını Anlama Kılavuzu" başlığıyla Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele Araştırma Merkezi'nde (TERAM) yayımlanan yazısındaki bilgilere göre, Rusya, 2021 yılında İdlib’te toplam 444 (25 Eylül 2021 tarihine kadar) hava saldırısı ve füze atışı gerçekleştirdi.

Türkiye'nin bölgede 80'e yakın askeri üs ve gözlem noktası, 10 binin üzerinde askeri bulunuyor.

İdlib, 2011'de Suriye İç Savaşı'nın başlamasıyla, Beşar Esad rejimine karşı silahlı mücadele yürüten muhalif güçlerin eline geçmiş ve 2017'de Suriye Kurtuluş Hükümeti'nin merkezi olmuştu.

PUTİN-ERDOĞAN ZİRVESİNDE NE OLMUŞTU?

Putin ile Erdoğan'ın görüşmesi Soçi'deki görüşmesi yaklaşık 3 saat sürdü. Görüşmeye ilişkin Putin, "Erdoğan ile görüşmelerimiz her zaman sorunsuz geçmiyor. Ancak ilgili kurum ve kuruluşlarımız uzlaşı bulabiliyor" değerlendirmesinde bulunmuştu.

Putin, ayrıca Rusya ve Türkiye'nin karşılıklı ticari faaliyetlerine de değindi.

Türkiye'nin Rusya'daki yatırımlarının toplam 1,5 milyara, Rusya'nın Türkiye'deki yatırımlarının ise 6,5 milyar dolara ulaştığını ve büyük projelerin hepsinin planlandığı şekilde devam ettiğini söyleyen Putin; Rusya'nın inşa ettiği Türk Akımı Doğal Gaz Boru Hattı sayesinde Türkiye'nin, Avrupa'yı etkisi altına alan bir gaz krizinden korunduğunu söyledi.

Putin, "Ve şimdi, Avrupa gaz piyasası oldukça zor, çalkantılı bir süreçten geçerken, Türkiye kesinlikle güvende ve istikrarlı hissediyor" dedi.

ERDOĞAN: SURİYE'DE BARIŞ TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİNE BAĞLI

Erdoğan ise, "Özellikle şuna inanıyorum, bizim Türkiye-Rusya ilişkilerinde her geçen gün çok daha güçlenerek devam etmemizde çok büyük faydalar var. Suriye ile ilişkili birlikte attığımız adımlar büyük önem arz ediyor. Oranın da barışı yine Türkiye ve Rusya ilişkilerine bağlı" ifadelerini kullanmıştı.

İDLİB'TEKİ GERGİNLİĞİN NEDENİ

Türkiye ile Rusya'nın "gerginliği azaltma bölgesi" olarak ilan ettiği İdlib'te muhalif grupların yanı sıra başta Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) üzere çok sayıda radikal İslamcı grup bulunuyor. Türkiye'nin radikal İslamcı gruplarla işbirliğine gittiği iddiaları ise gerilimin ana nedenleri arasında yerini alıyor.

Soçi zirvesi öncesi Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov "Türkiye, İdlib'te normal muhalifleri terörist gruplardan ayıramadı" ifadelerini kullanarak Ankara ile daha önce yapılan anlaşma gereği Türkiye'nin böyle bir sorumluluğu olduğuna dikkat çekti.

Suriye'deki gerilimin siyasi çözüm ile sona ereceği çağrılarının arttığı son 3 yılda İdlib'de sular durulmadı. Öte yandan Suriye'nin 14 eyaletinden biri olan İdlib, ülkenin kuzeybatısında, Türkiye sınırında yer alıyor. Kentin terör örgütlerinin Türkiye'ye yönelik saldırıları için de stratejik önemi bulunan İdlib'de sağlanacak güvenliğin ve kontrolün Türkiye açısından da büyük önemi bulunuyor.

BAHAR KALKANI HAREKATI

Suriye'nin İdlib kentinde Suriye Silahlı Kuvvetleri tarafından 27 Şubat 2020'de yaşanan hava saldırısının ve Türkiye'ye yönelik terör örgütlerinin saldırılarının yoğunlaşmasının ardından 27 Şubat 2020'de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Suriye Millî Ordusu (SMO, İdlib iline yönelik sınır ötesi operasyon başlatmış ve harekatın amacı Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar tarafından "Adana, Astana ve Soçi mutabakatları çerçevesinde ateşkesi sağlamak, göçü önlemek, birliklerin, halkın ve Türkiye sınırlarının güvenliğini sağlamak" çerçevesinde duyurulmuştu.

ATEŞKES SÜRECİ

Türkiye ile Rusya, İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetlerin 6 Mart 2020'de saat 00:01’den itibaren durdurulmasında anlaştı.

İki ülke, ayrıca M4 karayolunun kuzeyinde 6 kilometre ve güneyinde 6 kilometre derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilmesinde ve M4 karayolunun bir bölümünde ortak devriyeler konusunda uzlaştı.

Protokole göre, Türkiye ve Rusya, Suriye'deki ateşkes rejiminin uygulanmasının garantörleri olarak, Suriye'de Gerginliği Azaltma Bölgeleri Oluşturulmasına İlişkin 4 Mayıs 2017 tarihli Muhtıra ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin 17 Eylül 2018 tarihli Muhtıra’yı hatırda tutarak, Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini yineledi.

SOÇİ MUTABAKATINDA NE OLDU

* ABD ile yapılan 'çekilme anlaşması' ve Rusya ile varılan 'Soçi Mutabakatı' sonrasında PYD, Türkiye'nin güneyinde kalan bölgede 30 kilometrelik hattan çekilmiş olacak. ABD ile yapılan anlaşmada YPG'nin Türkiye'nin 20 mil (32 km) sınırından güneyine çekilmesi, Soçi'de ise Barış Pınarı Harekatı alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının, Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 kilometrenin dışına çıkarılması kararlaştırıldı. Böylelikle PYD, haritadaki kırmızı ve mavi alandan çıkartılmış oldu.

* Soçi Mutabakatı'nın 3. maddesi gereği Tel Abyad ve Rasulayn'ı içine alan  32 kilometre derinlikteki mevcut Barış Pınarı Harekatı alanı Türkiye ile Milli Suriye Ordusu (Özgür Suriye Ordusu) kontrolüne girdi. (Sınır hattında haritanın ortasında kalan yeşil alan)

* Yine Soçi Mutabakatı gereği, Barış Pınarı Harekatının alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 kilometre derinlikte, Kamışlı hariç, Türk-Rus ortak devriyeleri gerçekleştirildi. (Haritada sınır hattındaki mor şerit)

* Haritada sağda yer alan yeşil alan tamamen Suriye rejiminin kontrolüne girdi.

* Aşağıdaki haritada Suriye'nin güneyine doğru inen kırmızı alan ise Suriye rejimi ve Rusya kontrolünde bırakıldı.

SOÇİ MUTABAKATI MADDELERİ

22 Ekim 2019 tarihinde Erdoğan ve Putin'in gerçekleştirdiği zirve Soçi Mutabakatı ile sonuçlandı.

10 maddelik mutabakat Suriye İç Savaşı'nın gidişatı hakkında temel taşları oluşturdu.

Mutabakatta, Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı'nı gerçekleştirdiği bölgede özerliklik ilan eden Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) sınır bölgesinden ve Tel Rıf'at ile Menbic'den 30 kilometre (19 mil) uzağa çekilmesi için ateşkes süresinin 150 saat daha uzatılması üzerine anlaşmaya varıldı.

Soçi Mutabakatı'nın kamuoyuna duyurulan maddeleri şöyle olmuştu:

*Her iki taraf Suriye'nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye'nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.

*Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılıklarını vurgularlar.

*Bu çerçevede, Tel Abyad ve Res Al Ayn'ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekâtı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir.

*Her iki taraf Adana Anlaşması'nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.

*23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00’den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekât alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km'nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir. Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibarıyla, mevcut Barış Pınarı Harekât alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır.

*Menbic ve Tel Rıfat'tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır.

*Her iki taraf terörist unsurların sızmalarının önlenmesinin temini için gerekli tedbirleri alacaktır.

*Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır.

*Bu muhtıranın uygulanmasını gözetmek ve koordine etmek amacıyla müşterek bir denetim ve doğrulama mekanizması ihdas edilecektir.

*Taraflar Astana Mekanizması çerçevesinde Suriye ihtilafına kalıcı bir siyasi çözüm bulunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve Anayasa Komitesi’nin faaliyetlerini destekleyecektir.

Kaynak: Gerçek Gündem

Yorumlar (1)

Patreon Destek Olma

Online Otobüs Bileti Al