“Aysel Tuğluk bir an önce tahliye edilsin” diyen akademisyen Fatma Bostan Ünsal, Tuğluk’un tahliye edilmemesinin, idam cezasının zamana yayılarak uygulanması anlamına geldiğini söyledi.

Kocaeli Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan ve sağlık sorunları giderek ağırlaşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un tahliye edilmesi için 7 Ocak’ta "Aysel Tuğluk'a Özgürlük için 1000 Kadın" kampanyası başlatıldı. Demans teşhisi konulan Tuğluk'un “cezaevinde kalamayacağı” yönündeki hastane raporunun dikkate alınmamasına tepki gösteren akademisyen, oyuncu ve gazeteci kadınlar, duruma sessiz kalmayacaklarını belirterek, Tuğluk'un derhal serbest bırakılmasını istedi.

TUĞLUK TAHLİYE EDİLSİN

Esra Solin Dal'ın Mezopotamya Ajansı'nda yer alan haberine göre, “Aysel Tuğluk bir an önce tahliye edilsin” diyen oyuncu Deniz Türkali, yaşananların sadece Aysel Tuğluk’a yönelik olmadığını belirterek, tüm hasta tutukluların aynı durumda olduğunu söyledi. Tuğluk’un içinde bulunduğu duruma dikkat çeken Türkali, “Aysel, tek hayatını sürdürecek bir durumda değil. Yüreği olan herkesin yaşanan bu durumdan rahatsız olmalı ve ses çıkarmalıdır. Biz sesimizi daha çok kadınlara duyurmak için bir araya geliyoruz. Sadece kadınlara da değil, vicdan sahibi herkese sesimizi duyurmak istiyoruz. Herkesin bu konuda duyarlılık göstermesi gerekir” diye belirtti.  

Gözden kaçırmayın

BETAM: Türkiye genelinde kiralık konut metrekare fiyatı yüzde 182,7 arttı BETAM: Türkiye genelinde kiralık konut metrekare fiyatı yüzde 182,7 arttı

‘HUKUKİ VE İNSANİ DEĞİLDİR'

Aysel Tuğluk’un, cezaevinde kalmasının gayri hukuki ve gayri insani olduğunu vurgulayan gazeteci Ayça Atikoğlu, Tuğluk'un yeterince sahiplenilmemesini eleştirdi. Kitlesel bir mücadelenin daha çok güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Atikoğlu, “Tuğluk'un serbest kalması için daha fazla kamuoyu desteğine ihtiyacımız var. Bundan önce kanser hastası olup tahliye olanlar oldu. Aysel için basın zincirleri oluşturuldu, kampanyalar oluşturuldu ama daha fazla baskı oluşturulması gerekiyor. Ne yazık ki ben onu çok görmüyorum. Hükümet yanlış kararlar alabilir ama bizim yanlış yerde durmamamız lazım. Ve yanlış karara karşı nasıl tepki vereceğimiz, ne yapabileceğimizi ciddi konuşmamız lazım. Yani ‘hak verilmez alınır.’ Verdiğimiz mücadele de bu yollardan biri ise daha fazla şey yapmamız lazım” ifadelerini kullandı.  

İDAM CEZASI UYGULAMASI

Akademisyen Fatma Bostan Ünsal ise, cezaevi koşullarının Tuğluk’un hastalığının ilerlemesinde etkili olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin saygın bir kurumlarından olan Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’nin raporlarının görmezden gelindiğini söyledi. Ünsal, hastane raporlarına rağmen Tuğluk’un tahliye edilmemesinin, idam cezasının zaman içerisinde uygulanması anlamına geldiğini kaydetti. Ünsal, “Aysel Tuğluk’a yapılan bu hak ihlalinin utancı artarak devam ediyor. Bu yüzden Aysel Tuğluk amasız fakatsız, hemen bugün tahliye edilsin” dedi.             

HASTALIĞIN SEYRİ

Nöroloji Uzmanı Dr. Emel Gökmen de demans hastalığına dikkat çekerek, “Kocaeli Üniversitesi’nin demans tanısı üzerinden gidersek hastanın Yüksek Güvenlikli F Tipi izole koşullarında kalması, o hastanın seyri açısından çok büyük bir sorunlar oluşturur. Cezaevi koşullarında sağlığa ulaşım bu sıkıntıları giderilmeden kalması son derece sakıncalıdır. Aysel Tuğluk’un, F Tipi gibi izolasyon koşullarında kalması, hastalığının seyri açısından her gün bir önceki günden daha fazla riskleri artırır” şeklinde konuştu.