Time’ın kapağı Londra
Ağırlıklı olarak Suriye konuşuldu.
Cumhurbaşkanı Gül, Esad rejimi Batı’dan “izole” durumdayken Türkiye’nin Suriye’ye yönelik “reform” çağrılarını anlattı.
O zaman ABD-AB’den yükselen tepkilere rağmen Ankara Beşar Esad’ın yanındaydı. Gül, “Arap baharından önce Türkiye Suriye’ye olacakları anlattı, yardımcı olmaya çalıştık, ben birkaç kez mektup yazdım Esad’a, Tunus’ta olaylar başladığında reformlar süratle ilan edilmiş ve seçime gidilmiş olsaydı bugün başka noktada olurlardı. Bizim Esad’ı devirme, silahlı bir ayaklanmayı destekleme ya da askeri müdahale gibi bir niyetimiz yok. Ne Esad’ın ne bir başkasının kötülüğünü isteriz” diyor.
Sınırda “tampon bölge” oluşturulması da ancak Suriye’deki kanlı olaylara BM Güvenlik Konseyi’nin yaptırımları ve “insani” amaçlı müdahalesine bağlı düşünülecek.
Askeri seçenek en son gündeme gelecek.
Cumhurbaşkanı Gül’e PKK’nın çukurca saldırısı ertesinde sertleşen üslubunu, “Misliyle karşılık görecekler” şeklindeki beyanını hatırlatıyoruz. Gül, 2009’daki “Demokratik açılım” sürecini “Güzel şeyler olacak” diye desteklemişti.
2 yılda yeniden çatışma-savaş, çatışma, ortamına sürüklenildikten sonra KCK operasyonlarıyla aydınlar tutuklanmaya başlandı.
Siyasi davalardaki uzun tutukluluk süreleri, gazetecilerin cezaevinde olması ifade özgürlüğünü gölgeliyor.
Bunları dert edinen muhalif aydınların başında gelen Murat Belge’nin Cumhurbaşkanı Gül’ün davetlisi olarak uçakta bulunması önemliydi. Gül insan hakları açısından Türkiye’nin Suriye ya da Arap-Ortadoğu ligindeki ülkelerle mukayese edilemeyeceği görüşünde. Adalet Bakanlığı’nın yeni bir yasa paketi üzerinde çalıştığını hatırlattı ve yargılama sürecinin mutlaka kısaltılması gerektiğini söyledi. “PKK sabote etmese iyi şeyler olacaktı.” Kürt sorununun çözümünde şiddetin değil siyasetin öne çıkması gerektiğini yineledi. Oslo sürecini hatırlattık. Barzani’yle görüşmeler çerçevesinde PKK’nın Kuzey Irak’ta Türkiye’ye yönelik saldırılarına son vereceği ve yeni bir “ateşkes”le silahlı güçlerini sınır ötesine çekeceği konusunda devletle(MİT) görüşüldüğü haberini ise yanıtsız bıraktı.
Time’ın kapağı soruldu. Türkiye’nin yükselen siyasi profilini yansıtması açısından Time’ın Erdoğanı kapak yapmasından memnundu. İçeriğe girilmedi ama derginin analizindeki Erdoğan-Gül ittifakından hareketle Putin-Medyedev gibi Çankaya’da yapılacak “takas”a değinilmiş olması dikkatlerden kaçmamıştır.
Ve anayasa...
Mısır’da Tahrir Meydanı’nda Mübarek’i deviren halk, “askeri vesayet”e karşı çıkıyor.
Türkiye’nin 1982 Anayasası’yla devamı mümkün mü?