Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Genel Başkanı Dicle Müftüoğlu ve gazeteci Aziz Oruç'un yargılandığı davaların dosyasına giren yeni belgeyi bugün sosyal medya hesabında paylaştı.

TGS’nin paylaşımında, “Emniyet'in gazetecileri nasıl fişlediği Dicle Müftüoğlu’nun dava dosyasında ortaya çıktı! Gizli belgede, Genel Başkan’ımız Gökhan Durmuş ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu Başkan Yardımcısı (Sendika Örgütlenme Sekreteri) Mustafa Kuleli ile birlikte pek çok meslektaşımız hakkında, yazıları gerekçe gösterilerek terör soruşturması isteniyor” denildi.

TGS’nin yayınladığı belgede, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nın, 11 ilin emniyet müdürlüğüne, Gökhan Durmuş ve Örgütlenme Sekreteri Mustafa Kuleli’nin de aralında bulunduğu 20 kişi hakkında, FETÖ’yle iltisaklı oldukları gerekçesiyle terör soruşturması açılması istendiği görüldü.

YAZILAR, 'SUÇ DELİLİ' OLDU!

ANKA’nın aktardığına göre belgenin ekinde yer alan tutanakta ise ‘Uluslararası Gazeteciler Derneği’nin çıkardığı dergide yazıları yayınlanan gazetecilerin FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu ileri sürülerek isimleri sıralandı. 20 kişinin isminin bulunduğu tutanakta, Gökhan Durmuş ve Mustafa Kuleli’nin isimleri de yer aldı.

Müzisyen Onur Şener’in annesi: Nasıl yok ettiler benim güzel oğlumu? Müzisyen Onur Şener’in annesi: Nasıl yok ettiler benim güzel oğlumu?

Tutanakta, Durmuş’un “Zayıflık Baskıyı Artırır” başlıklı yazısı ile Kuleli’nin “Türkiye Erdoğan’dan Büyüktür” başlıklı yazısı “suç delili” gibi gösterildi.

TGS BAŞKANI DURMUŞ: İKTİDAR GAZETECİLİĞİ ÖLDÜRMEYE ÇALIŞIYOR

TGS Genel Başkanı Durmuş, Emniyet'in belgesine ilişkin şunları söyledi:

“Gazetecilere yönelik baskılar, gözaltılar, tutuklamalar, fişlemeler, maalesef dur durak bilmeden aynı hızla devam ediyor. İktidar, bir taraftan hazırladığı yasalarla gazeteciliği öldürmeye çalışıyor diğer taraftan gazetecileri tek tek hedef alarak onları korkutmaya çalışıyor. Geçtiğimiz hafta haber takibi yaparken dört ayrı yerde meslektaşlarımız saldırıya uğradı. Kolluk güçleri, halka haberin ulaşmasını engellemek için hukuku çiğneyerek engellemeler yapıyor. Son olarak benim de aralarında olduğum birçok gazetecinin fişlendiğini, yargılanan bir meslektaşımızın dava dosyasına gelmesiyle öğrendik. Gazetecileri fişlemeler, gerçeklerin üstünü örtmeyeceği gibi bizleri de basın özgürlüğü mücadelesinden geri durduramayacaktır.”