CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İnsan Hakları Eylem Planı'nı değerlendirdi. 

Planın AB tarafından finanse edildiğini ifade eden Tantıkulu, "Avrupa Birliği fonlarından alınmış, 1 milyon 200 bin euroya. Yani bunu da finanse eden bu hükümetin sürekli karşı çıktığı, AB’nin itiraz ettiği insan hakları ile ilgili konuda fonlardan sağlanmış. İnsan Hakları Eylem Planı'nı bile kendi paramızla hazırlayamıyoruz" diye konuştu.

"Bu belgeden sonra AİHM kararları bağlayıcı" diyen Tanrıkulu, "Yarın Selahattin Demirtaş tahliye olacak mı? AİHM kararına uyacak mısınız? Osman Kavala tahliye olacak mı? AİHM’in bağlayıcı kararına, derhal serbest bırakın kararına uyacak mısınız?" diye sordu.

Tanrıkulu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:dalet ve Kalkınma Partisi, ilk önce kendi iradesini ve vizyonunu ortaya koyması lazım. Uzun zamandır ağır insan hakları ihlallerine sebep olmuş bir siyasi pratiğe sahipler. İnsan hakları kuruluşlarını dinlemeyen, muhalefeti yok sayan bir anlayış içerisindeler ve biz de sistematik bir biçimde insan hakları ihlalleri olduğunu söylüyorduk.

BİNLERCE İNSAN MAĞDUR OLDU

Şimdi baktığım zaman da birçok ihlale neden olacak girişimin ortadan kaldırılacağı ifade ediliyor. Mesela hafta sonları veya mesai saatinden sonra ifade almak için kimse gözaltına alınmayacak! Ya bunu biz milyon kere söyledik! Binlerce insan bu şekilde mağdur oldu. Şimdi bunu bize reform diye sunuyorlar. Evet, güzel bir şey ama biz bunu yıllardır söylüyoruz. İşkenceye sıfır tolerans deniyor. İşkence bu hükümet döneminde bir idari pratiğe dönüştü. “İşkence ile ilgili disiplin soruşturmalarında zamanaşımını ortadan kaldıracağız, etkin bir soruşturma yapacağız” diyorlar. İtiraz ettiğimiz çok konu var.

BU BELGE İHLALLERİN OLDUĞUNUN İKRARIDIR

İfade özgürlüğüyle ilgili olarak da iyi niyet temennileri var. Adil yargılama, etkili hukuk yolları başvuruları bakımından da temennileri var. Yargıçların atanmasında, yükselmelerinde insan hakları ve AİHM karalarına, AYM karalarına uymaları konusunda temenniler var. İnsan Hakları Eylem Planı’nda yer alan düzenlemeler zaten hükümetin berbat ettiği uygulamalardır. Düzenlemede koruma tedbirleri bakımından da düzenlemeler var. Anayasa Mahkemesi geçtiğimiz günlerde Şahin Alpay ile ilgili ev hapsi kararı verdi. Ev hapsi ile ilgili olarak verilen bir karar varsa evde geçireceğiniz süre de cezadan düşecek. Bunun gibi gerçekten kendilerinin yarattığı ağır insan hakları ortamını yine kendilerinin uygulamalarla düzeltebileceği bir belge hazırlamışlar. Sonuç olarak bu belgenin tümü bizim buralarda ağır bir biçimde dile getirdiğimiz ihlallerin olduğunun ikrarıdır! Türkiye’de insan hakları yok, hukukun üstünlüğü yok, yargı tarafsız ve bağımsız değil! Dolayısıyla Türkiye’ye hem AB kurumlarından hem dış yatırımcıdan para gelmiyor. Aksine Türkiye’deki yatırımcılar Türkiye’deki bu ortamdan dolayı kaçıyorlar. Şimdi biz yaptıklarımızdan dolayı özür diliyoruz. Bu belgenin Türkçe anlatımı budur!

BU EYLEM PLANINI 1 MİLYON 200 BİN EUROYA AB FİNANSE EDİYOR

İnsan Hakları Eylem Planı üzerinde yaklaşık 1 buçuk yıldır çalışılıyor. Ben de İnsan Hakları Komisyonu Başkanvekili olarak bakanla bir toplantıya komisyon üyeleri ile birlikte katılmıştım. Bu belgenin hazırlanmasındaki finansman Avrupa Birliği fonlarından alınmış, 1 milyon 200 bin euroya. Yani bunu da finanse eden bu hükümetin sürekli karşı çıktığı, AB’nin itiraz ettiği insan hakları ile ilgili konuda fonlardan sağlanmış. O fonlarla bu insan hakları eylem planı hazırlandığı konusunda bilgi de var ve bu da ironidir. Bu hükümete yerli ve milli olması konusunda bir kapaktır! İnsan Hakları Eylem Planı'nı bile kendi paramızla hazırlayamıyoruz.

DEMİRTAŞ-KAVALA TAHLİYE OLACAK MI?

Bu belgeden sonra AİHM kararları bağlayıcı, AYM kararları yargıçlar bakımından dikkate alınacak. Yarın Selahattin Demirtaş tahliye olacak mı? AİHM kararına uyacak mısınız? Osman Kavala tahliye olacak mı? AİHM’in bağlayıcı kararına, derhal serbest bırakın kararına uyacak mısınız? Boğaziçi Üniversitesi'ndeki abluka kaldırılacak mı kaldırılmayacak mı? Bunlara bakılır. Bu belge hükümetin içinde bulunduğu çıkmazın ve ağır insan hakları ihlallerinin itirafıdır. Biz yurttaşlarımızın insan hakları konusunda yanında olmaya devam edeceğiz!