Süper rezalet
-BEŞİKTAŞ kötüydü. G.Saray daha kötüydü. Ama en kötüsü hakemlerdi. Tabii öncelikle Melo’nun ofsayttan attığı gol. Eğer Aydın’ın golü olmasa, G.Saray’ın üzerinde hak etmediği bir şaibe olacaktı. Aydın demişken pek varlık göstermese de attığı golle tırmanışa geçti. G.Saray’da onun dışında Engin Baytar başarılıydı.
-BEŞİKTAŞ’IN kötülüğü motivasyon yokluğundandı. Şampiyonluk umudu olmayan ve son haftalardır kötü performans tutturan Beşiktaş, Melo’nun golünden sonra canlandı; gole birçok kez yaklaştı ama olmadı. Burada Veli Kavlak’ın müthiş şutu ve Muslera’nın aynı güzellikteki kurtarışını parantez içine almak lazım. Aydın’ın golüyle birlikte akıllarda kalan ender anlardandı bu şut ve kurtarış.
-G.SARAY oyunun genelinde Beşiktaş’tan üstün olabilir ama iddiası kalmamış bir takıma karşı şampiyonluğun en büyük adayı olan G.Saray dün vasatı aşamadı, dolayısıyla kötüydü. Galatasaray’ın neden kötü olduğuna dair çok şey söylenebilir ama şahsen Melo-Riera ikilisinin affının ve her ikisinin de ilk 11’de yer almasının bunda bir payı olduğu kanısındayım. İlk golü Riera’nın hazırlaması ve Melo’nun atmasına rağmen, bir G.Saraylı olarak onları dün izlemek istemiyordum. Yerlerine oynayacak iki başka oyuncuyla da G.Saray, dünkü Beşiktaş’ı kolaylıkla geçebilirdi.
-ARTIK herkes G.Saray ve F.Bahçe arasındaki iki maça bakacak; diğer maçların artık herhangi bir anlamı olacağını sanmam. Dünkü G.Saray böyle devam ederse pazar günü işi çok zor olacak. Ama esas işi zor olan Türk futbolu. Dün İnönü’de yaşanan son derece gereksiz, anlamsız ve tatsız olaylar play-off’ların (Süper Final demek ayıp olur artık) karakolda bitebileceğinin işareti.