Siyasi müzakere veya Sri Lanka modeli
‘Tamil modeli’
2004 yılı sonunda Hint Okyanusu’nda yaşanan ve büyük bir insanlık faciasına neden olan Tsunami felaketi ardından (sekiz ay sonra) Endonezya da, otuz yıldır merkezi yönetime karşı savaşan Açeli gerillalar (GAM-Gerekan Aceh Merdeka) ile Helsinki’de bir anlaşmaya varmıştı. Şimdi, bu hareketin içinden birçok insan demokratik seçimle bölge yönetiminde söz sahibi oldu. Oysa 1998’de Suharto devrildiğinde Açe’nin Endonezya’dan kopacağı tahmini yapılıyordu.
Biz Kürt meselesi söz konusu olduğunda sürekli IRA ve ETA örneklerine başvuruyoruz. Yüksek standartlı bir demokrasi modeline talip olduğumuz için bu yaklaşım anlamlı sayılabilir. Ancak, halihazırda bazı Güney Asya ülkelerinin bile gerisine düşme durumu söz konusu. Bir ara ortaya atılan ‘Tamil modeli’ artık telaffuz edilmiyor ama, Allah korusun gidişat o yöne meylediyor. Ayrıca, bizde de başka ülkelerde de, ayrılıkçı veya özerklik yanlısı hareketlere karşı izlenen politikalar, genel politik tablonun bir parçası mahiyetinde oluyor. Otoriter siyasete savrulan toplumlar bu tür hareket ve muhalefet çevrelerine karşı çözümü topyekün sindirmede görüyor. Çünkü, siyaseti, ‘mutlak güç ile idare etmek’ olarak tanımlayanlar, önlerindeki her engeli silindir gibi dümdüz etme hevesine kapılıyorlar. Sindirme siyasetlerinin arkasından daha katı baskı düzenleri geliyor. Bir başarı öyküsü gibi sunulan ‘Tamil modeli’, Sri Lanka’nın giderek daha fazla baskıcı hale gelen Başkan Rajapaksa’nın iktidarının eseriydi ve 2009’da Tamil hareketi bastırıldıktan sonra, ülkede son derece otoriter bir ‘Rajapaksa güvenlik rejimi’ hâkimiyetini daha da pekiştirdi.
Zafer sarhoşluğu
Şimdilerde, Suriye’ye demokrasi vaazı veren BM Genel Sekreteri, Sri Lanka ‘zafer’ini ilan ettiği günlerde ülkeye yaptığı ziyarette, zafer sarhoşluğu içindeki Rajapaksa tarafından snobe edilmişti. Moon, önce Başkent Colombo’da görüşmek yerine, zafer kutlamaları yapılan iki saat uzaklıktaki Kandy’e çağrılmış, sonra da bir otel odasında saatlerce bekletilmişti (Gordon Weiss, The Cage-The Fight for Sri Lanka, 2011). İşin bu kısmı, uluslararası kurum ve siyasetlerin ne ölçüde demokrasi destekçisi olduğunun tartışılmasını gerektiriyor.
Seçim bizim, IRA, ETA ve hatta özerklik yanlısı hareketler ile müzakere eden Batı dışı örnekler gibi bir müzakere sürecini başlatmak hâlâ mümkün veya mümkün olmalı, aksi takdirde işin ucunda Sri Lanka’ya benzemek var.