Temelli’den CPT ve Avrupa Konseyi’ne Leyla Güven çağrısı

“Türkiye’deki tüm halkların, emekçilerin,  kadınların, Leyla Güven'in sesine ses katmasını istiyoruz”

Temelli’den CPT ve Avrupa Konseyi’ne Leyla Güven çağrısı

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Abdullah Öcalan'a uygulanan tecride karşı Strazburg'da devam eden açlık grevi eylemini ziyaret etti.

Uluslar arası kuruluşlara seslenen Temelli, “Sevgili Leyla Güven’in eylemi de 76’ncı gününde. Leyla Güven’in çok ciddi sağlık sorunları söz konusu. Pazartesi günü kendisiyle görüşmeye giden kızıyla görüşemedi. Görüşe çıkamayacak kadar ağır sağlık sorunları söz konusu. Ben tüm uluslararası kuruluşları, CPT'yi, Avrupa Konseyini, Strazburg’da olan tüm kurumları harekete geçmeye çağırıyorum. Ölümlerin olmasını istemiyoruz. Açlık grevleri önemli bir mücadeledir, önemli bir eylemdir” dedi.

Temelli, burada şöyle konuştu:

Açlık grevinin 37. gününde olan sizlere, hem destek sunmak hem sizleri kutlamak hem de bu onurlu duruşunuzla ortaklaşmak için buradayım. Bildiğiniz gibi Türkiye’de çok uzun süredir tecrit koşulları hakim. Aslında sayın Öcalan'ın 20 yıllık tutsaklığı bir tecrit olarak ifade edilebilir. Ama bunun son 3 buçuk yılına ağırlaştırılmış tecrit koşulları diyoruz. Bu ağırlaştırılmış tecrit koşulları devam ettiği sürece Türkiye’nin tecritten kurtulması mümkün değil. Çünkü tecrit bugünkü siyasi iktidarın tercihidir. Savaş ve zulüm politikalarında ısrarıdır.

Biz barıştan, insan haklarından, yargı bağımsızlığından, adaletten yana bir tercihte bulunduk. Bu tercihimiz, tecritle yok sayılmaya çalışılıyor. Adaletsizlik, şiddet, baskı ve zulüm tüm ülkeyi kaplamış durumda. Daha da ötesi savaş politikaları, yıkım politikaları, sınırların ötesine taşmış ve Suriye'de de hüküm sürüyor. Afrin’de yaşananlarda, bugün Rojava'ya yönelik tehditlerde de bunu açık şekilde görüyoruz.

‘HÜKÜMETİN TECRİT ISRARI ÜLKEYİ KRİZ VE ŞİDDET GİRDABINA SÜRÜKLEDİ’

Tecrit, savaş politikaları ve bu iktidarın kendisini beslediği bu zulüm zemini devam ettiği sürece ülkede demokrasiye kavuşmak, adaleti var etmek, Orta Doğu’da barışı tesis etmek mümkün değil. O yüzdende tecridin kırılması büyük bir önem arz ediyor.

Bu anlamda çeşitli girişimlerimiz oldu. 3,5 yıldır hem uluslararası hukuk düzleminde hem ülkedeki tüm yargı mekanizmalarını kullanarak hem çeşitli eylem ve etkinliklerle bu konuda türlü adımlar attık. Maalesef tecrit konusunda hükümetin ısrarı sürdü ve ülke bir zulüm, kriz, şiddet girdabına sürüklendi.

Bunu kırmamız lazım. Bu anlamıyla sizlerin 37’nci güne ulaşan bu eyleminiz çok önemlidir. Uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek bu konudaki duyarsızlıkları sonlandırmak açısından çok önemlidir.

‘BÜTÜN ULUSLARARASI KURUMLAR LEYLA GÜVEN İÇİN HAREKETE GEÇMELİ’

Tecride yönelik açlık grevi dünyanın her yerinde devam ediyor. Erbil’de arkadaşımız Nasır Yağız'ın eylemi 62’nci gününe girdi.

Bu eylemi başlatan ve bunun öncüsü olan sevgili Leyla Güven’in eylemi de 76’ncı gününde. Leyla Güven’in çok ciddi sağlık sorunları söz konusu. Pazartesi günü kendisiyle görüşmeye giden kızıyla görüşemedi. Görüşe çıkamayacak kadar ağır sağlık sorunları söz konusu. Ben tüm uluslararası kuruluşları, CPT'yi, Avrupa Konseyini, Strazburg’da olan tüm kurumları harekete geçmeye çağırıyorum. Ölümlerin olmasını istemiyoruz. Açlık grevleri önemli bir mücadeledir, önemli bir eylemdir. Bu eylemin önemine binaen herkesin üzerine düşen sorumluluğu taşımasının zamanıdır. Herhangi bir ölümün olması, bu içinden çıkılmaz hale gelen sorunların çok daha karmaşık bir hale gelmesine sebep olacaktır. Ölümleri durdurabiliriz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin, iktidarın adım atması mümkündür. Bu adımı atması konusunda bir an önce harekete geçmesi çağrısında bulunuyoruz.

‘TECRİDİN KALDIRILMASI ÖLÜMLERİ ENGELLER’

12 Ocak'ta Mehmet Öcalan, İmralı'da Sayın Öcalan'la görüştü. Bu bir aile görüşüydü. Tecridin sonlanmasına vesile olmasa da Sayın Öcalan'ın sağlık durumu hakkında bilgi edinebildik. Kendisi de selamlarını yolladı, sağlığının iyi olduğu konusunda açıklama yaptı. Ama kendisinin de belirttiği gibi bu tecridin sonlandığı anlamını taşımaz.

Tecridin sonlanabilmesi için belki birkaç aşama gerekecek. Ama belki bugün Leyla Güven'in açlık grevinin sonlanması için hukuken bir adım atılabilir. 782’nci başvurusu reddedilmiş olan avukatların görüşmesi sağlanabilir. Hukukçuların görüşmesi, avukatların adaya gitmesi bir başlangıç, tecridin sonlanması açısından önemli bir adım olabilir. Bu adımla birlikte açlık grevlerinin sonlanabileceği ve ölümlerin önüne geçilebileceğine inanıyoruz.

‘SİYASİ GÖRÜŞMELERİN DE ÖNÜ AÇILMALIDIR’

Hükümete çağrı yapıyorum. Aile görüşmesi sağlandı ama hukuki anlamda avukat görüşüne de bir an önce izin verilmelidir. Sonrasında da gerçek anlamda tecridin sonlanması konusunda siyaseten demokratik çözüm açısından, kalıcı barış açısından yegane muhatap olarak 2013-15 arasında bizzat devletin de muhatap olarak kabul ettiği Sayın Öcalan'la görüşmelerin de önü açılmalıdır. Bugün acil olansa bir an önce avukatlarının İmralı’ya gitmesi ve tecridi sonlandıracak önemli adımın atılmasıdır.

‘TÜM TÜRKİYE’Yİ LEYLA GÜVEN’İN SESİNE SES KATMAYA ÇAĞIRIYORUZ’

Biz umudumuzu korumak istiyoruz. Leyla arkadaşımızın bu mücadelede çok önemli bir adım attığına inanıyoruz. Kendisinin önümüzdeki süreçte de demokrasi ve barış mücadelesine çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Türkiye açısından çok önemli bir siyasetçidir. Onu yitirmek istemiyoruz. Türkiye’deki tüm halkların, emekçilerin,  kadınların, Leyla Güven'in sesine ses katmasını istiyoruz. Dünyanın her yerinde bu sese ses katılması, bu mücadeleye güç katılması önemlidir.

Güncelleme Tarihi: 23 Ocak 2019, 12:00

Demokrat Haber'e destek vermek ister misiniz? >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER