Sağlık Bakanı Koca: 17 kişi hayatını kaybetti, 922 yeni tanı kondu

Türkiye’de toplam ölü sayısı 4 bin 746'ya, toplam vaka sayısı 173 bin 36'ya yükseldi

Sağlık Bakanı Koca: 17 kişi hayatını kaybetti, 922 yeni tanı kondu

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye'de koronavirüs nedeniyle 17 kişinin daha hayatını kaybettiğini, 922 yeni vaka tespit edildiğini açıkladı.

Böylece toplam ölü sayısı 4 bin 746'ya, toplam vaka sayısı 173 bin 36'ya yükseldi.

Sağlık Bakanı Koca, yeni tip Koronavirüs'ün (Covid-19) Türkiye'deki güncel durumuna ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın verilerini paylaştı:

"Yeni tanı konan hasta sayısı, yeni iyileşen hasta sayımızın %40’ı kadar. YAŞ ORTALAMASI yeni vakalarda 36, vefatlarda 71. Yeni hastalar sebebiyle artan yoğun bakım ihtiyacı düne yakın. Virüsün etkisinin azaldığı fikri riskli. “Normal” olan, tedbirdir."

Koca'nın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Sizleri sağlık dileklerimle selamlıyorum. Haftalar boyunca kendilerini salgından korumaya çalışan büyüklerimizi, gençlerimizi, çocuklarımızı, insanlarımızı selamlıyorum.

"Hekimlerimize hemşirelerimize bütün sağlık personelimize özverili hizmet için bir kez daha teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.

"Bizlerle gece gündüz mesai yapan bakanlık görevlilerimize sevgi ve takdirlerimi ifade etmek istiyorum. il sağlık müdürlüklerimizi, filyasyon ekibimizi gelinen nokta için kutluyorum.

"Devletimiz salgınla mücadelenin kahramanlarına gerekli imkanları sağladı. Cumhurbaşkanımızın şahsında devletimizin kurumları ve kabinemizin değerli üyelerine saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum.

"Son derece önemli bir nokta var. Sizlere teşekkürlerim tam bir zaferle sona ermiş, mutlak surette kazanılmış bir mücadelenin teşekkürü değil. Neticesi kuvvetle öngörülen bir savaşta birbirimize güç veren teşekkürlerdir.

"Cumhurbaşkanımız önlemlerin ve yeni durumun değerlendirilmesi sonucu alınan kararları açıkladı. Bu açıklamada üzerinde durulan şart Koronavirüs musibetinin kökü tamamen kazınana kadar hayatımızı maske, mesafe, temizlik ilkeleri çerçevesinde düzenlememiz şartıdır.

"65 yaş üstü büyüklerimiz haftanın her günü sabah 10 ile akşam 8 arasında dışarı çıkabilecektir. Bu grubun evde kalmasının sebebi Covid-19'a karşı ciddi bir dezavantaja sahip olmalarıdır. Kısıtın kalkmış olmasının anlamı dezavantajın ortadan kalkmış olması değildir. 65 yaş üstü büyüklerimize sokağa çıkma yasağı konmadan önce vakaların yüzde 15,7'si bu yaş grubundandı. Yasaktan sonra bu oran yüzde 7,5'e düştü. Bu yaş grubunda hastalığa yakalanma oranı yüzde 50 oranında azalmıştır. Bu bilgiler akılda tutulmalı.

"18 yaş altı ile ilgili tüm kısıtlamalar kaldırıldı. Kısıtlarla birlikte vaka sayımızın, kayıplarımızın azalması gençlerimizin ve büyüklerimizin fedakarlığına büyük oranda bağlıydı. Kısıtlar yayılıma ve kayıplara engel oldu. Gençlerimiz ve büyüklerimiz bu serbestliği umarım hak edilmiş bir teşekkür olarak görürler.

"Sevgili gençler, salgın döneminde genç olmak kabahat değildi. Virüsü yayma potansiyeli taşımanız günlerinizi evde geçirmenize yol açtı. Genç ve güçlü olmanız, güçlü olmayan kişilere çok koruyucu olmanızı gerektiriyor. Bugünlerin örnek genci bence maskesini takan, mesafesini koruyan gençtir. Bir abiniz olarak aklım sizde olacak, bunu bilmenizi rica ediyoruz.

"Kıymetli büyüklerim, riskten uzak kaldınız. Size serbestlik gelmiş olması riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Azalmakla birlikte devam diyor. 10 saatlik serbest zaman hakkını kullanabilirsiniz, evde geçen günleri riske atmayın, büyüklüğünüzü göstermeye devam edin.

"Büyük bir sınav verdik, bu sınavın finaline hazırlamalıyız. Tedbirleri iyi çalıştık. bugün sahip olduğumuz bilgiye, tecrübeye, alışkanlıklara kısıt döneminde sahip değildir. Şimdi hastalıktan kendimizi nasıl koruyacağımızı son derece iyi biliyoruz. Pasif mücadele günlerinde kontrollü sosyal hayat ilkelerine uyarak aktif mücadele dönemine geçtik. Evlerimizden çıkıp, işimize dönerek vermeye başladık. Aktif mücadelede iki koruyucu silahımız var, ilki maskedir, ikincisi 1,5 metre mesafedir. Bu iki tedbirden biri tek başına yeterli değildir. İki tedbir birlikte tam tedbirdir. Elzem olan üçüncü husus var, el temizliğine normalden fazla önem gösterilmelidir. Virüs canlı kalabildiği için ağıza ve buruna dokunursa bulaşma olmaktadır.

"Etkili bir ilaç ya da aşı henüz bulunmadı. İlaç gibi etkili tedbirler elimizde hazır bulunmaktadır. Evimiz dışındaki her ortamda virüsten korunmanın çaresini tedbirlerde arayalım. En az kısıtlama, can kaybı ve ekonomik sıkıntıyla atlattığımız malumunuzdur. Kısıtlamaların kalkmasının zemini sağladığımız başarıdır. Güvencemiz ise tedbirlere yüksek uyum göstereceğiniz inancıdır. Hekim arkadaşlarım, kıymetli hemşirelerimiz, bilim insanlarımız şimdi sizden iyi haberler bekliyorlar. Maske, mesafe kuralına, tedbirlere uymanızdan daha güzel bir haber ve teşekkür yoktur.

"Sizlere bugünleri hazırlamak için hayatlarını feda eden bilim insanlarımız ve hocalarımız, hekimlerimiz, hemşirelerimiz olduğunu unutmayın. 5 bine yakın insanımızın aramızdan ayrıldığını hatırlayın. Tedbirlere uyum, kayıplara saygımızın da bir gereğidir.

"10 gün önce başlayan normalleşme süreci sağlık alanı başta olmak üzere çok geniş bir alanı içeren bir süreçtir. Dünya çapındaki salgın ölüm kalım endişesi ile insanların evde kalmasına yol açmasına kalmadı, üretime, ticarete, eğitime, kültüre, insan hayatı başta olmak üzere tüm hayata darbe vurdu. Türkiye bu süreci en az hasarla yaşayan ülkeler arasında. Tedbirlere uymak, şimdi devletimize, milletimize karşı da birer ödevdir. Normale dönüşün geri dönüşsün olmasını sağlarsak daha mutlu bir ülke olacağız. Normalleşmenin hayat tarzına kontrollü sosyal hayat adı verildi. Amacı geriye dönüş yolunu kapatmaktır.

"Normalleşme sürecinde kılavuzumuz riskin devam ettiği gerçeğidir. son vakayı en kısa zamanda görmek, tedbirlere uyumla mümkündür. Kısmet olursa 6 ayı geride kalan salgının dünya genelindeki seyrini DSÖ'den aldığım verilerle size anlatmaya çalışacağım.

"Bugünkü toplam vaka sayısı 922. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 17. İyileşen vaka sayımız 2.241. Toplam test sayımız 36 bin 521. Yoğun bakımda toplam hasta sayımız 631. Entübe edilen yoğun bakımda cihaza bağlı olan hasta sayımız ise 280.

"Dünyada özellikle normalleşme döneminde uçuşlarla ilgili çok büyük tartışmalar olduğunu biliyorsunuz. Bu geçişlerin nasıl yapılabileceği çok tartışıldı. Avrupa ülkeleri DSÖ dahil olmak üzere havalimanlarında test yapılmasını önermedi. Avrupa ülkeleri de şu an önermiyor. Biz Türkiye'de özellikle turizmin yoğun olduğu bölgelerde oteller dahil olmak üzere, nasıl hareket edilmesi gerektiği, çalışanların çalışma şekilleri dahil olmak üzere, bütün detayları belirledik. Biz farklı olarak şunu yapmak istiyoruz, yurt dışında gelen herkesi sağlık taramasından geçirmiş olmak istiyoruz. Herhangi bir semptomu olup olmadığını da bilmek istiyoruz. Eğer varsa en ufak bir şüphemiz olma durumunda gerektiğinde hastanede tedavisini planlıyor olacağız. Biz hangi ülkelerin hangi takvimle bu seferlerin izninin verilebileceğini de belirlemiş olduk. O nedenle bugünden itibaren planlamıştık, 90 ülkeyi baştan belirledik, 60 ülke daha ilave edilmiş olduk. Bir takvimle belirlenmiş oldu. Bütün ülkelerle görüşülerek karşılıklı takvimlerde mutabık kalınmaya çalışıldı. Uçuşların yapıldığı dönemde o ülkelerdeki bulaştırıcılık durumunu da bilmek istiyoruz. O ülkelerde bir risk olduğunu tespit ettiğimizde tekrar değerlendireceğiz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER