Kılıçdaroğlu ve Akşener’den erken seçim çağrısı

Akşener, erken seçim çağrısında bulunduen seçim çağrısında bulundu

Kılıçdaroğlu ve Akşener’den erken seçim çağrısı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'e yeniden genel başkanlığa seçildiği için 'hayırlı olsun' ziyaretinde bulundu.

İki lider ziyarette düzenledikleri basın toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu Türkiye'nin yönetilemediğini belirtirken, Akşener de Erdoğan'ın da reform açıklamalarının ardından gelen tepkileri göğüsleyemediğini söyledi.

Organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik tehdidinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından sahiplenildiğini ve bunun bir siyasetçinin böyle bir kişinin sözlerini savunması açısından Cumhuriyet tarihinde bir ilk olduğunu ifade eden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise, "Muhtemelen, partili cumhurbaşkanlığı sistemini sayın Erdoğan çok istedi ama kazın ayağının öyle olmadığı anlaşıldı. Bahçeli çıkıp erken seçim çağrısı yapsa vaziyetleri kötü, yarın daha da kötü olacak. Biz seçim istiyoruz. Türkiye bu halde gidemez. Liyakat, şeffaflık yok. Kodamanlara aktarılan paralar, fakirin ölüme terk edildiği bir Türkiye. Hak, hukuk, demokrasi, adalet yok. Bizim Meclis'teki sayımız bunu getirmeye yetmiyor” ifadelerini kullandı.

İki liderin ortak açıklamaları şöyle:

Akşener: Sayın Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının hayırlı olsun ziyaretleri için teşekkür ediyorum. Türkiye'nin içinde bulunduğu problemlerini ve bakış açılarımızı paylaştık. Kendisine ve arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Aynı zamanda da Öğretmenler Günü vesilesiyle bu ziyaret yapıldı.

Kılıçdaroğlu: Hayırlı olsun ziyaretini yaptık. Son gelişmeleri görüştük. Düşüncelerimizi aktardık. Türkiye'nin sorunlarını açık bir şekilde dile getiriyorlar. Önümüzdeki süreçte, belli aralıklarla yine bir araya gelip sorunların çözümü konusunda düşüncelerimizi aktaracağız.

SORU-CEVAP

Arınç'ın istifası ve Perinçek'in açıklamaları:

Akşener: Cumhur İttifakı'nın birleşenlerinin birbirlerine dolaylı şekilde laf çarptırmasına dikkat çekmiştim. Sayın Adalet Bakanı adalet reformundan bahsetti. Sayın Erdoğan bu talebe, ekonomiyi de ekleyerek destek verdi. Akabinde, Sayın Kılıçdaroğlu tehdit edildi. Bu tehdit milli iradeye yapılmış bir tehditti. İlginç olanı, reform yapılacağı iddia edildi Cumhur İttifakı'nın küçük ortağının genel başkanı tarafından sahiplenildi. Bu Türk siyasetinde ilk defa olan bir şey. İlk defa siyasetçi tehdit sahibinin yanında durdu. Buna yönelik AK Parti Genel Başkanı ve yöneticileri ne yapacaklar? Sonra Sayın Arınç konuşma yaptı, Sayın Cemil Çiçek konuştu. Bir makas değişikliğine gidiliyorsa, Sayın Bahçeli ve Sayın Perinçek ne diyecek? Bu kişiler konuştu ve Sayın Arınç ligden istifa etmek durumunda kaldı.

AK PARTİ'DE İHSAN ASLAN'IN İHRAÇ SÜRECİ...

Kılıçdaroğlu: Uzun süredir Türkiye yönetilmiyor, Türkiye savruluyor. Yönetilmesi için devlette liyakat olması lazım. Rejim değiştikten sonra Türkiye'nin sorunları sağlıklı saptanabiliyor mu? Sorunlar çözülüyor mu? Sorunlar büyüyor ve derinleşiyor. Buna karşı çözüm üretilmiyor. Çözüm üretmek isteyenler var AK Parti içinde ama küçük ortak, büyük ortağı esir almış durumda. Ne Bülent Arınç ne başkası düşüncelerini ifade edebiliyor... AK Parti gibi bir partinin küçük bir partinin tutsağı haline gelmesi Türkiye'nin yönetilmediği anlamına geliyor. Türkiye yönetilmiyor, hepimiz bunun tanığıyız.

Akşener: Ben de katılıyorum. Sayın Erdoğan'ın tavrı, Sayın Arınç gibi üzerinden bazı sözleri söyletmesi, balon uçurur. Küçük ortağın sözleri sonrası Sayın Arınç'ı tahkir eden bir konuşma yapmak zorunda kaldı. Dolmabahçe Mutabakatı'ndan bir araya geldiniz, o siyasiler o masaya oturabilir mi? Sonra ölçüldü, Sayın Erdoğan elini yıkadı çıktı. Sonra o kişiler gitti. Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemini Sayın Erdoğan çok istedi. Geldi, oldu ama kazın ayağının öyle olmadığı anlaşıldı. Sayın Bahçeli 'hadi seçime gidiyoruz' dediği zaman bunu da Sayın Erdoğan'ın bunu göze alması mümkün görünmüyor. Bugün durumları kötü, yarın daha da kötü olacak. 20 Ocak 2020'den beri esnaf geziyorum. Gördüğüm manzara vahim. İnsanlar aç, insanlar siftah yapmadan dükkan kapatıyor. Kredilerin ödeme zamanı. Yolun sorunu görünüyor. Artık Sayın Erdoğan'ın çevresindeki seçim isteyecekleri pışpışlama dönemi.

Biz seçim istiyoruz. Türkiye bu halde gidemez. Liyakat, şeffaflık yok. Kodamanlara aktarılan paralar, fakirin ölüme terk edildiği bir Türkiye. Hak, hukuk, demokrasi, adalet yok. Bizim Meclis'teki sayımız bunu getirmeye yetmiyor. Sayın Bahçeli seçim isterse yandı gülüm keten helva diye görüyorum.

Kılıçdaroğlu: Geçen her gün toplumun üzerindeki maliyet artıyor. Türkiye'nin hem kendi içinde hem uluslararası alanda ciddi bir zafiyet yaşadığı gerçektir. Türkiye'nin buradan kurtulması lazım. Türkiye'nin demokratikleşmesi, adaletin olması lazım. Bunun yolu bellidir. 'Türkiye'yi yönetemiyoruz' diyecekler halkın hakemliğine başvurmak lazım. Halktan korkmamak lazım. Vatandaş perişan. Memnunsa zaten sizi tekrar getirir. Bütün sorunların çözümünde halk temel adrestir.


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER