'Hükümete desteğimiz tam' diyen Bahçeli: Afrin mutlak surette temizlenmelidir

“Kürdistan için zemin yoklayanlar ateşte yanmaktan kurtulamayacaklardır”

'Hükümete desteğimiz tam' diyen Bahçeli: Afrin mutlak surette temizlenmelidir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından Galleria Festival Alanı'nda düzenlenen "1071 Proje ve Hizmetin Açılış ve Temel Atma Töreni"nde yaptığı gündemi değerlendirdi.

"Afrin mutlak surette temizlenmelidir" diyen Bahçeli, "Kandil’in yanında, bilhassa Afrin, Cezire, Kobani, Tel Abyad, Münbiç insanlık düşmanlarının denetim ve kontrolündedir. Türkiye'nin bekasını müdafaa maksadıyla, vatan topraklarının mücavir alanlarında tek bir terör örgütünün varlığına bile asla izin verilmemelidir. Teröristler nerede ise oraya girilmeli, taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakılmamalıdır. Öncelikle Afrin mutlak surette temizlenmelidir" dedi.

Türkiye’nin kaosa sürüklenmek istendiğini savunan Bahçeli, “Hangi çılgın, hangi çukur ve zillet zihniyet Türkiye’yi kaosa sürüklemek istiyorsa karşısında etten duvar bulacaktır. Bunların topu gelsin, asla ama asla başaramayacaklardır. Dört parçalı sözde Kürdistan için zaman ve zemin yoklayanlar, dört ayaklı ateşte yanmaktan kurtulamayacaklardır” ifadelerini kullandı.

Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde:

‘AFRİN MUTLAK SURETTE TEMİZLENMELİDİR’

" PKK/PYD terör örgütü ABD'nin himayesinde Suriye'nin yaklaşık olarak dörtte birini işgal etmiştir. Ülkemizin gösterdiği haklı hassasiyet çerçevesinde PKK/PYD'nin Suriye krizine siyasi çözüm bulma çabalarının dışında tutulması şimdilik dikkate alınmıştır. Görünen budur. Fakat ABD yönetimi İŞİD bahanesiyle silahlandırmayı sürdürdüğü PKK/PYD'yi hala kollamaktadır. Yeni silah sevkiyatlarıyla bu terör örgütünü desteklemeye canla, başla devam etmektedir. Güney sınırlarımız boyunca dengeler öylesine sarsılmıştır ki, Türkiye açıkça tehdit edilmekte, terör örgütleri zehir saçmaktadır. Kandil’in yanında, bilhassa Afrin, Cezire, Kobani, Tel Abyad, Münbiç insanlık düşmanlarının denetim ve kontrolündedir. Türkiye'nin bekasını müdafaa maksadıyla, vatan topraklarının mücavir alanlarında tek bir terör örgütünün varlığına bile asla izin verilmemelidir. Teröristler nerede ise oraya girilmeli, taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakılmamalıdır. Öncelikle Afrin mutlak surette temizlenmelidir"

‘PKK’NIN TÜMDEN İMHASI 2018 YILININ BİR DİĞER ANA HEDEFİDİR’

Sınırlarımızın dibinde korsan ve terör devleti kurulmasına en küçük göz yumma hali felaketimize neden olacaktır. Haine merhamet olmaz. Haine acıma hiç olmaz. Türkiye’ye saldıranlar doğduklarına pişman edilmelidir. Bekamızın muhafazasında başka çare yoktur. Mesele Türkiye’nin milli ve tarihsel haklarını müdafaa meselesidir. Mesele ülke güvenliğinin sağlam esaslara bağlama meselesidir. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız ve egemen bir devlettir, yıkım ve çöküşü için açıktan ve örtülü hangi ülke veya örgütler plan yapıyorsa, bu kapsamda kimler faaliyet halindeyse gereken sert cevabı almaları mecburidir. FETÖ'nün kökü kazınması 2018'de ana hedeflerden birisidir. PKK’nın tümden imhası 2018 yılının bir diğer ana hedefidir"

İRAN’DA DEVAM EDEN PROTESTOLAR

"İran'daki sokak hareketlerine ABD ve İsrail’in açık destek vermesi, Riyad yönetiminin kapalı teşviki ve neticede düşmanca provokasyonlar oynanan oyunu deşifre etmiştir. ABD ve İsrail'in kışkırtması rejim tartışmalarını alevlendirmiştir. İran'daki etnik farklılıklar kaşınarak bölünme senaryolarının bu ülkedeki ayağının nasıl gerçekleştirilmeye çalışıldığı da ayyuka çıkmıştır. PKK terör örgütünün İran'daki kolu olan PJAK'ın, gösterilerin içinde boy göstermesi vahametin bir başka boyutudur. Suriye'nin kuzeyinde PYD'yi silahlandıranlar, Irak'ın kuzeyinde Barzani'yi sözde bağımsızlık referandumu için cesaretlendirenler, Türkiye’de PKK’ya kol kanat gerenler, İran’ı da hedefe yerleştirmişlerdir. İran’ın siyasi ve toprak birliği sonuna kadar desteklenmelidir. İran’da yaşananlar elbette ve öncelikle bu ülkenin kendi iç sorunudur. Ancak gayri meşru telkin ve tembihlerle, hatta bizzat yabancı casusların tezgahlarıyla İran’ın karıştırılması bölgesel nitelikli vahim sonuçlara yol açacaktır. İran’ın birliği savunulmalı, komşuluk ilişkilerinin gereği yapılmalıdır."

İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye geleceğini açık açık söyleyenler, şunu unutmasınlar ki, Gezi Parkı’nda denediler olmadı, Kobani olaylarıyla sonuca gitmek istediler olmadı, 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsüyle son kozlarını oynadılar yine olmadı.

‘DÖRT PARÇALI SÖZDE KÜRDİSTAN’

Hangi çılgın, hangi çukur ve zillet zihniyet Türkiye’yi kaosa sürüklemek istiyorsa karşısında etten duvar bulacaktır. Bunların topu gelsin, asla ama asla başaramayacaklardır. Dört parçalı sözde Kürdistan için zaman ve zemin yoklayanlar, dört ayaklı ateşte yanmaktan kurtulamayacaklardır.

‘ASIL NİYET İSLAMLA RESTLEŞME VE HESAPLAŞMADIR’

Hiç kimse Ortadoğu'da yaşanma ihtimali giderek artan vahim sonuç karşısında kazanan olmayacaktır. Özellikle bölge ülkeleri akıllarını başına almalıdır. Sünni ya da Şii olduğuna bakılmaksızın Ortadoğu'da bulunan tüm Müslüman ülkeler hedeftedir. Asıl niyet İslamla restleşme ve hesaplaşmadır."

"Komşu ülkelerin herhangi birinde yaşanacak şiddetli bunalım mutlaka ülkemizi de etkileyecektir. Bu nedenle hem ülkemizin hem de komşu ülkelerin toprak bütünlüğünün kararlı bir şekilde savunulması tarihi ve kaçınılmaz bir zorunluluktur. Tehdit ve tehlikelerin yerinde bertaraf edilmesinden başka seçenek kalmamıştır."

‘HÜKÜMETE VERDİĞİMİZ DESTEK TAMDIR’

"Alemde şer bitmezse, Oğuz neslinde de yiğit tükenmez, tükenmeyecektir. Türk milletiyle hesaplaşma arzusu güdenler, elbette ve bir kez daha pişman olacak, azim ve kararlılığımızdan asla geri adım atmayacağımızı göreceklerdir. Bunun için hükümete terörle mücadele ve dış politika alanında verdiğimiz destek tamdır ve sürecektir. Kimsenin kuşkusu olmasın, milli birlik ve beraberlikle karanlık hesapları hüsrana uğratacağız. Bölgemizde istikrar vaat eden güçlü bir ülke olarak mazlumların güvenli sancağı, zalimlerin ise korkulu rüyası olmayı sürdüreceğiz."

HAKAN ATİLLA DAVASI

"İranlı şarlatan şayet ABD kanunlarına göre bir suç işlemiş olsaydı yargılanıp ceza alması normal karşılanacaktı. Ancak başından beri söylediğimiz üzere suç Türkiye'de işlenmiştir, o halde bu suçun hesabının sorulacağı hukuk sahası ABD değil Türkiye'dir. ABD yönetiminin yapması gereken, bu şarlatanı Türkiye'ye iade ederek, sahip olduğu bilgileri ülkemizle paylaşmasıydı. Fakat ABD bunu yapmamış, asıl niyeti Türkiye ile ilişkileri daha da sorunlu hale sokacak bir yol izlemeyi tercih etmiştir. Ne idüğü belli olmayan bir şahsı itirafçı yaparak Türkiye'nin itibarına zarar vereceğini düşünenler büyük bir yanılgı içerisindedir. Türkiye kimsenin yargılayacağı bir ülke değildir. İranlı şarlatanın doğruluğu meçhul sözde itiraflarıyla süren davanın sonucunda jürinin açıklamasıyla bir banka yöneticisi güya suçlu bulunmuştur. Mahkeme nihai kararını 13 Nisan’da açıklayacaktır. Suçlamaların içeriği ne olursa olsun davanın esas ve maksadı bize göre sakat olduğundan, kararın milletimiz nezdinde itibar ve inandırıcılığı yoktur. Zira suçlanan Türkiye'dir. Yargılama siyasidir, hukuki temel ve içerikten tamamıyla yoksundur."

"FETÖ elebaşısını Pensilvanya'da koruyup kollamaya devam eden ve iadeye yanaşmayan ABD, bir şarlatan üzerinden Türkiye'nin haklı taleplerini gölgeleyebileceğini düşünüyorsa gaflettedir, yanlıştadır. Ya da Türkiye'nin milli bekasını korumaya yönelik sergilediği kararlılığında herhangi bir yumuşama göstereceğini düşünüyorsa vahim bir çıkmaza girmiş demektir. Biz hesabımızı her zaman mert ve yiğitçe gören asil bir milletiz. Varlığımızın ve dostluğumuzun değerini anlayamamış, farkına hala varamamış olanları da yeri geldiğinde yokluğumuzla terbiye etmesini de biliriz."

"Küresel senaryolara sığınan CHP, HDP, İP, FETÖ, PKK ve bir kısım siyasi eskilerin 2019 ayarlı çıkarcı koalisyonu, milli birlik ve kardeşlik ruhunu sarsamayacak, beka ve diriliş mücadelesini sakatlamayacaktır. Güvence Adana’dır. Güvence Türk milletidir. Güvence istiklale adanmış, milli iradeye bağlanmış kahraman yüreklerdir. Türkiye’nin karşısında hizalanmış çevreler, söküğünü dikemediklerine bakmazlar, el kapısından medet umarlar. Bunlar, Adanalıların ifade ettiği gibi 'Gece mitilde yatar, gündüz çalım satarlar.' Türkiye’nin karşısında kim varsa onlara sırnaşır, onlardan menfaat beklerler. Aldırma Adanam. Kafana takma Adanalı ağam. Milliyetçi Hareket zalimlerle hesaplaşmak, her cephede karşılamak için vardır, hazırdır, bunu da başaracaktır. Her zorluğu aşacak, her engeli yıkacak, her badireyi kapı dışarı edecek büyük Türk milleti melun siyaset sahiplerini tanımaktadır. Nitekim hepsinin bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı vardır. Tuzak kuruyorlarmış, ne gam ne tasa, Allah’ın da bir tuzağı vardır, milletin de söyleyecek sözü henüz bitmemiştir."

Kaynak: Milliye

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2018, 13:48
YORUM EKLE
YORUMLAR
Adalle
Adalle - 6 ay Önce

Bu alcak bunak tam bir saray kangali