HDP Eş Genel Başkanı Temelli: Demokrasiden yana olan her güce omuz vereceğiz

Sezai Temelli, partisinin Sancaktepe İlçe Kongresi'nde konuştu

HDP Eş Genel Başkanı Temelli: Demokrasiden yana olan her güce omuz vereceğiz

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin Sancaktepe İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Seçim gündemine ilişkin konuşan Temelli, "Demokrasiden yana olan her güce omuz vereceğiz" dedi.

Temelli'nin açıklamalarından satır başları şöyle:

24 Haziran seçimlerine giderken diyorduk ki, “mutlaka kazanacağız” ve kazandık, o barajı bunların başına yıktık, şimdi de mücadelemiz sürüyor. Bütün arkadaşlarımız özgür kalana kadar, yerinden yurdundan edilmiş tüm yoldaşlarımız yurduna dönene kadar, bu ülkeye barış gelene kadar bu mücadele sürecek. 

Bu mücadelenin en önünde yürüyen, 32 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven bize yol gösteriyor. En önde yürüyen, yolumuzu açan bu iradeye herkesin saygı duyması gerekir. Leyla Güven’i görme, sesini duyma zamanıdır. Bunun için beklemeye gerek yok. 32 gün geride kaldı ama kamuoyunun büyük bir kesimi Leyla Güven’i görmezden geliyor. Bu Parlamento Leyla Güven’i görmezden geliyor, Leyla Güven yokmuş gibi davranıyor. Leyla Güven var, sesi var, iradesi var. Bu sesi eninde sonunda duyacaksınız, çünkü Leyla Güven’in sesi hakikatin sesidir. Faşizme, baskıya, zulme ve savaşa karşı bir sestir. 

BU DEVLET BARIŞTAN YANA OLANA KARŞI SAVAŞA GEÇİYOR

Kim ki bu sesi yükseltiyor, kim ki barıştan yana, demokrasiden yana, halkların ortak geleceğinden yana irade ortaya koyuyorsa, Erdoğan rejimi ona karşı saldırıya geçiyor, devlet ona karşı saldırıya geçiyor. Tıpkı barıştan, demokrasiden yana tavrını ortaya koymuş, bu işin sorumluluğunu üzerine almış, üzerine düşeni de layıkıyla yerine getirmiş Sırrı Süreyya Önder gibi.

Sırrı Süreyya Önder cezaevine girdi. Bir cezası olduğu için değil, barıştan yana sevdası olduğu için bu devlet saldırdı. İntikam alma hırsıyla tüm yoldaşlarımıza bu zulmü reva görüyor. Binlerce arkadaşımız tutsak, binlerce arkadaşımız yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Bu arkadaşlarımız barış istedi, demokrasi istedi, ‘’gelin ortak vatanımızda demokratik cumhuriyeti birlikte var edelim’’ dedi. Karşılığında gördükleri muamele bu. 

Bu devlet barış istemiyor, demokrasi istemiyor, savaş istiyor. Bu devlet Kürt düşmanlığından beslenen bir iktidarla yoluna devam etmek istiyor. Biz de diyoruz ki “bu düşmanlığa, bu savaşa ve bu zulme son vereceğiz”. 

O yüzden de diyoruz ki bu tecrit son bulmalı. Bu tecrit son bulmazsa bu ülke felakete sürüklenecek, çöküşe sürüklenecek, sürüklenmeye de devam ediyor. Sadece bu ülkede değil Ortadoğu da sürükleniyor. Ortadoğu yangın yeri. Çeteler ortalıkta dolaşıyor, zeytinler talan ediliyor, kadın pazarları kuracak kadar alçakça bir saldırıyı Afrin’de gerçekleştiriyorlar. Şimdi Rojava’yı hedef gösteriyorlar. İdlib’deki çetelerle işbirliği yapıyorlar. Çünkü bütün dert Kürtlerle bir ortak yaşam mümkün olmasın. 

HDP’Yİ YEREL İKTİDARA TAŞIYACAĞIZ

Şimdi aramızdaki farklılıklar üzerinden siyaset yapma zamanı değil. Şimdi farklılıklarımızdan güç alıp bu zulüm iktidarına karşı ortak mücadeleyi hayata geçirme zamanıdır. Biz de bunu yapacağız. Yerel seçimlere gidiyoruz. Olduğumuz her yerde 7 gün 24 saat aralıksız bir şekilde çalışarak HDP’yi güçlü bir şekilde iktidara taşıyacağız. Yerel iktidara taşıyacağız. 

Öncelikle 102 belediyemizin 96’sına kayyum atayan bu kayyum zihniyetinden bütün kayyum belediyelerini geri alacağız. Sadece 102 belediyede değil çok daha fazlasıyla iktidara geleceğiz. Bundan da ötesi var. Eğer tek başımıza iktidara gelemiyorsak bu Cumhur İttifakı diye kendini ortaya koyan tek adam anlayışından kurtulmak için Türkiye'nin her yerinde demokrasiden yana olan her güce omuz vereceğiz, destek vereceğiz. Türkiye’yi bu kayyumcu zihniyetten kurtaracağız. 

Bu mücadelenin sonunda, yerellerde iktidara gelerek AKP - MHP faşizmini gerileterek atacağımız bu adım Türkiye demokrasisinin önündeki büyük tıkanıklığı açacak. Faşizmi tarihin çöplüğüne süpüreceğiz. Türkiye’nin demokrasi ve barış yolunu hep birlikte açacağız. İşte o zaman tüm arkadaşlarımız özgür kalacak, tecrit kırılacak. Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Sebahat Tuncel, Gültan Kışanak ve tüm yoldaşlarım, tüm arkadaşlarım özgür kalacak. Buna inanıyorum. Bu inancımız bizi her geçen gün her şeye rağmen daha güçlü kılıyor. 

31 Mart’tan sonra bu ülkede demokrasi ve barış mücadelesi daha da kararlı bir şekilde yol alacak. Bu buluşmalar, bu yan yana gelmeler demokrasi cephesindeki bu güçlü adımlar, 31 Mart’tan sonra Türkiye’nin önünü açacak. Yerellerde attığımız bu adım ülke genelinde büyük bir demokrasi adımı olacak. 

BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPACAĞIZ

Kürt halkı uzun yıllardır büyük bir mücadele veriyor. Bu mücadele sadece Türkiye için değil Ortadoğu için de büyük bir dönüşümün mücadelesidir. Tarihin çok önemli bir eşiğindeyiz. Hepimize büyük bir sorumluluk düşüyor. Bu sorumluluğun gereği olarak sadece seçimlerde başarı elde etmek için değil, bu dönüşümü gerçekleştirmek için üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. 

Asla umudumuzu yitirmeyeceğiz. Bir sabah kalkıyoruz Sevgili Sırrı hapse giriyor. Bir sabah kalkıyoruz Sevgili Selahattin’in cezası onanmış. Bir sabah kalkıyoruz bir yoldaşımız ülkeyi terk etmek zorunda kalmış. Hepsi bizim için hüzündür ama tüm bunlara rağmen ne baş eğeriz ne umudumuzu eseriz. HDP umudun partisidir. Bizler yürüdükçe bu yol açılacak, bu ülke değişecek, dünya değişecek. Bizler yürüdükçe bu ülkeye barış gelecek. 

Güncelleme Tarihi: 09 Aralık 2018, 22:24

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER