HDP Eş Başkanı Buldan: AKP ile görüşeceğimiz tarihi ve saati buradan açıklıyoruz

Buldan partisinin grup toplantısında konuştu

HDP Eş Başkanı Buldan: AKP ile görüşeceğimiz tarihi ve saati buradan açıklıyoruz

Yerel seçimlerinde ittifak anlayışlarında şeffaflığın önemine dikkat çeken HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Halkımızın haberi olmadan bir adım bile atmayacağız. Yukarıdan aşağıya tüm süreçler halkın gözü önünde olacak. Tek bir oyumuz bile pazarlık konusu olmayacak” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Seçim takvimine dair konuşan Buldan, hafta sonu parti organlarının toplantılar düzenlediği ve yarın da HDP il Başkanları Toplantısı yapacaklarını söyledi. 
 
Partisine yönelik baskılara dikkat çeken Buldan, “Halkın seçilmiş temsilcilerini yargılayamazsınız, HDP’yi yıldıramazsınız. İşte bu salona bakın yılmayacağımız, korkmayacağımızı buradan bir kez daha göreceksiniz” dedi.
 
Yerel seçim tartışmalarını ilk aşamasında önemli ölçüde hazırlıkların tamamlandığını ifade eden Buldan, bölgede Kürt partilerle ittifak görüşmelerinin sonuç alıcı biçimde devam ettiği, batıda ise demokratik ittifak oluşturulması çabası içinde olduklarını söyledi.
 
Halkın HDP’nin en doğru adayını ortaya çıkartacağını ve partinin önüne koyacağını sözlerine ekleyen Buldan, “Önümüzdeki günlerde çalışmaların ikinci aşamasına geçeceğiz. Adaylık başvurusu ve yerellerde ittifak ve ortaklaşma görüşmeleri, adayların netleştirilmesi başlayacak” diye belirtti. 
 
Aday adayı başvuru tarihlerinin 20 Kasım- 5 Aralık tarihleri arasında alınacağını duyuran Buldan, “Buradan çağrı yapıyoruz. Bu ülkede barışı, demokrasiyi isteyen herkesi yerelde siyaset yapmaya, HDP’ye başvuru yapmaya davet ediyoruz” diye konuştu. 
 
İttifak anlayışlarına ilişkin de konuşan Buldan, şöyle devam etti: “Bizim belediyecilik anlayışımız halkın doğrudan söz sahibi olması politika olmasına dayanıyor. Bu anlayışla kurulacak olan ittifakların bu demokratik taleplerin bir araya gelmesiyle oluşacaktır.”

Buldan, örgütlü-örgütsüz sivil kesimlere, köy yöre derneklerine, demokratik kurumlara, yurttaş girişimlerine kapılarının açık olduğunu vurgulayarak, “Örgütlü örgütsüz sivil kesimlere demokratik kurumlara yurttaş girişimlerine kapımız açıktır. Sadece kapıları açmıyoruz onların da kapılarını çalmaya hazırız” dedi. 
 
Buldan, ittifak anlayışlarında şeffaflık ilkesinin önemine değinerek, şunları söyledi: “Halkımızın haberi olmadan bir adım bile atmayacağız. Yukarıdan aşağıya tüm süreçler halkın gözü önünde olacak. Tek bir oyumuz bile pazarlık konusu olmayacak.”

Buldan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

13 KAYYIM BELEDİYESİNDE YOLSUZLUK TESPİT EDİLDİ

"Hiç kuşkusuz ki bu seçimlerde en önemli hedefimiz, gaspçı kayyum siyasetini geçersiz hale getirmektir. AKP’nin her defasında kayyumlara sarılması, siyaseten kaybettiklerinin göstergesidir. İzledikleri siyasetin toplumda bir karşılığının olmadığını kendileri de fark ettiler ve bunu çok iyi biliyorlar. O yüzden karşımıza yargıyla, güvenlik güçleriyle, askerle, gaspçı kayyumlarla çıkıyorlar. İnanın ki kayyumların olduğu yerlerde AKP’lilerin halkın önüne çıkacak yüzü kalmamış. Buna gittiğimiz her yerde tanıklık ediyoruz. 

Bu gaspçı kayyumların yaptığı usulsüzlükler ve yolsuzluklar Sayıştay raporlarıyla da belgelendi. Hepiniz çok yakından takip ediyorsunuz. Bizim belediye başkanlarımızla ilgili tek bir kalem dahi yolsuzluk saptayamayan Sayıştay’ın, özellikle AKP’li gaspçı kayyumların yolsuzluk ve usulsüzlüklerini bir bir tespit ettiğini görüyoruz. Muhtemelen Recep Bey yakında Sayıştay’ın başına da bir kayyum atayacak. Çünkü kendi görevlendirdiği kayyumlarla ilgili usulsüzlükler ve yolsuzluklar gün yüzüne çıkmış durumdadır.

Önce belediyelerimizi sıfır borçla gasp ettiler. Sonra da belediyelerimizin kaynaklarını gasp ettiler. Bunlar aynı zamanda 17-25 Aralık kayyumu!

Sayıştay, 3’ü büyükşehir olmak üzere 13 kayyum belediyesinde toplam 196 usulsüzlük ve yolsuzluk tespit etti. Şimdi bunlara kayyumların atandığı yerleri özellikle baz alarak bakalım:

En büyük yolsuzluk Van’da yapılmış. Van kayyumu, yol yapım onarım maliyeti 300 bin TL iken yandaş şirkete 3.5 milyon TL ödeme yapılmış gibi göstermiş! Tek kalemde 3 milyon TL yolsuzluk ve usulsüzlük yapılmış. Depremin yaralarını sarmaya çalışan Van halkına yaptıklarına bakın!
Nakit yetersizliği nedeniyle elektrik faturasını ödeyemeyen Ağrı Belediyesi’nin kayyumu, kasadaki parayı amaç dışı kullanmış. 
Diyarbakır kayyumu, mülkiyeti belediyeye ait taşınmazları muhasebe kayıtlarına almadan AKP’li belediye ve müftülüklere peşkeş çekmiş.
Artuklu Belediyesi kayyumu seçimlere kadar yandaşlara ihale verebilmek için doğal afet yönetmeliğini kullanarak usulsüzlük yapmış.
Siirt Belediyesi kayyumu 567 adet taşınmazı kayıt dışında tutmuş!
Mardin Büyükşehir kayyumu ne yapmış? Arazi, bina, yol, köprü gibi 1479 taşınmazın değerini 1 TL olarak göstererek, belediyeyi zarara uğratmış!
Dersim Belediyesi’ne ait mallar kayyum tarafından İlim Yayma Cemiyetine süresiz şekilde peşkeş çekilmiş.
Batman Kayyumu, Hazine'nin gecekondu fonu olarak gönderdiği paraları fona kaydetmeyerek başka yerlerde kullanmış.

Gaspçı kayyumların yaptıkları elbette buradan anlatmakla bitmez. Yolsuzluk ve usulsüzlüklere dair belge ve raporlar uç uca eklense neredeyse buradan Van’a ulaşır!

BU GASPÇILARDAN KURTULACAĞIZ

Buradan gaspçı kayyum zulmüne maruz kalan halkımıza söz veriyoruz ve sesleniyoruz: Hiç merak etmeyin! O gaspçı kayyumları 31 Mart’ta yargılanmak üzere Ankara’ya göndereceğiz ve onların yerine kazanan belediye başkanları oturtacağız. Her gün irademize saldıran aşağılayan kayyumlardan kurtulmanın sözünü veriyoruz. 

Yeter mi? Yetmez. Çaldıkları paraları, arsaları  kim çaldıysa, kime peşkeş çektilerse geri alıp, sizin hizmetinize sunacağız. Bu halkın rızkını, hakkını onlara asla bırakmayacağız. Çaldıkları her kuruşun hesabını soracağız. Elbet bir gün bu ülke hak ettiği adalete kavuşacak ve  o adalet huzurunda halkla birlikte onları yargılayacağız, onlar da halkımıza hesap verecekler.

Evet 31 Mart, halklarımızın baharına dönüşürken, gaspçı kayyumlar da sandıklarda sonbahar yaprakları gibi teker teker dökülecek!  HDP’nin çınar ağacı yemyeşil rengi ile ülkeye renk katacak. 31 Mart akşamı ülke çınar ağacının rengine dönüşecek.

AKP İLE 31 MART'TA SANDIKLARDA GÖRÜŞECEĞİZ

Biz AKP’nin zulmüne karşı direnirken, birileri de çıkmış, akıl dışı bir takım iddialarda bulunuyor. Neymiş? HDP, AKP’yle gizli gizli görüşüyormuş! Şunu net bir şekilde vurgulayalım; görüşmüyoruz ama görüşeceğiz. Saatini tarihini de buradan verelim. AKP ile 31 Mart tarihinde sandıklarda görüşeceğiz. Bunu herkesin böyle bilmesi gerekiyor.  

Şunu net bir şekilde söyleyelim biz müzakere değil mücadele ediyoruz! Bodrumlarında canlar yanan Cizre’nin, sokaklarında panzerlerin çocukları ezdiği Amed’in, ormanları yakılan Dersim’in, meydanlarında çocuklarını arayan Cumartesi Annelerinin olduğu İstanbul’un, işçileri diri diri madene gömülen Soma’nın, katırlara parçalanmış cesetleri yüklenen Roboski’nin mücadelesini veriyoruz. Biz biliyoruz ki bu mücadelede ne ilk ne de sonuz. Faşizmi yıkana, halkları özgürleştirene, bu ülkeyi bir özgürlük bahçesine çevirene kadar bu mücadelemiz devam edecek. Mücadele devam ederken direniş de devam edecek.

Demokratik çözüm ve barış; parti olarak en önemli stratejik hatlarımızdan biridir. Ancak bizler bir halkın iradesine tecrit uygulayan, halkın belediyelerini gaspçı kayyumlara teslim eden, Eş Genel Başkanlarımızı; Figen Yüksekdağ’ı, Selahattin Demirtaş’ı, milletvekili arkadaşlarımızı zindanlara atan, onları cezaevinde tutan anlayışı, Türkiye’nin demokrasi güçlerine ve muhalefetine her gün zulmeden, yüz binlerce kişiyi işinden eden, işçiye, emekçiye kan kusturan zihniyet ile görüşmeyiz. Görüşmüyoruz! bunu buradan bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum. 

Gaspçı zihniyetin zulmünü yaşayan bir diğer kesim de emekçiler. Geçen hafta Meclis komisyonundan geçirilen torba yasayla doktorların çalışma hakkı başta olmak üzere birçok hakkı gasp edildi. Haksız bir şekilde ihraç edilen 7.000 sağlık emekçisinin ve 2.000’e yakın tıp fakültesi mezununun bu ülke sınırları içerisinde mesleğini icra edememesi için AKP adeta duvar örüyor.

Sağlıkta kendi kadrolaşmalarının önünü açıyorlar. Doktorların çalışma hakkının gasp edilmesi, Türkiye’de zaten sorunlu olan sağlık sistemini daha da sorunlu hale getiriyor. Bir yanda hastane olmayan il ve ilçeler varken, hastalar birçok bölümde il il dolaşırken, öte yandan var olan hastanelerde yeteri düzeyde doktorun olmadığını biliyoruz. 

Güncelleme Tarihi: 13 Kasım 2018, 23:25

Demokrat Haber’e Destek Olun >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER