HDP'den MEB'e sürgün tepkisi: MEB ceza infaz kurumu gibi hareket ediyor

HDP’li Temelli,  sürgün edilen Eğitim Sen üyesi 682 öğretmen hakkında açıklama yaptı

HDP'den MEB'e sürgün tepkisi: MEB ceza infaz kurumu gibi hareket ediyor

Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezai Temelli, Diyarbakır, Urfa ve Gaziantep'te görev yapan Eğitim Sen üyesi 682 öğretmenin sendikal faaliyetleri nedeniyle sürgün edilmesini değerlendirdi.

Temelli, “Milli Eğitim Bakanlığı bir ceza infaz kurumu gibi hareket ederek, eğitim emekçilerini sürgüne gönderirken, evli olanların ailelerini parçalamaktan da geri durmamıştır. Bu siyasi karar hem hukuksuzdur hem de sadece eğitim emekçilerine yönelik bir hak gaspı değildir” dedi.

Temelli imzasıyla HDP’den yapılan açıklama şöyle:

“Hükümet eğitim emekçilerini cezalandırmayı sürdürüyor. Zulüm, Kanun Hükmünde Kararnamelerle haksız, hukuksuz ve hükümsüz işten çıkarmayla sınırlı değil. Geçtiğimiz günlerde Urfa’da 367, Diyarbakır’da 264, Gaziantep’te 51; Van, Batman ve Dersim’de ise sayıları henüz belli olmayan eğitim emekçisi bayram öncesi ve okulların açılmasına sayılı günler kala sürgün edildi. Bu eğitim emekçilerinin ortak özellikleri Eğitim Sen üyesi olmalarıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı bir ceza infaz kurumu gibi hareket ederek, eğitim emekçilerini sürgüne gönderirken, evli olanların ailelerini parçalamaktan da geri durmamıştır.

Bu siyasi karar hem hukuksuzdur hem de sadece eğitim emekçilerine yönelik bir hak gaspı değildir. Aynı zamanda sendikal faaliyetlere, örgütlenme hakkına da yönelik ağır bir saldırıdır. İktidar yandaşı olmayan sendikalarda örgütlü olanlara yönelik ağır bir gözdağıdır.

AKP iktidarı, eğitim emekçilerinin ve sendikalarının emek, eşitlik, özgürlük, barış, demokrasi ve adalet mücadelesinden rahatsızlık duymaktadır. Bu iktidarın bugüne kadar verdiği sürgün kararları hem yerel hem de uluslararası yargıda defalarca mahkum edilmiştir. Buna rağmen bu tür cezalandırma yöntemlerinden vazgeçmeyen hükümetin tutumu adaletsizliğin ve hukuk tanımazlığın en bariz örneklerindendir.

Yıllardır bir kamusal hizmet olarak parasız, laik, bilimsel, nitelikli, demokratik ve anadilinde eğitim mücadelesini onurla ve kararlılıkla sürdürenlere yönelik bu tutum kabul edilemez.

Dayanışmanın ve ortak mücadelenin vazgeçilmezliği bir kez daha kendini göstermektedir. Bu baskı ve hukuksuzluk karşısında hiç kimse yalnız değildir. Eğitim Sen’in üyelerine, eğitim emekçilerine yönelik sürgün, baskı ve soruşturmalar demokrasi mücadelesini geriletemez. Bu hukuksuz sürgünler karşısında her türlü hukuk mücadelesinde birlikte olacağımızı, demokratik muhalefeti susturma amaçlı bu uygulamalara karşı birlikte mücadele edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.

Bugünümüzü ve geleceğimizi faşizan bir zihniyetle teslim almaya çalışanlar bilmeli ki, bu çıkmaz bir yoldur ve bu gidiş ortak mücadele ile mutlaka durdurulacaktır.”

Güncelleme Tarihi: 30 Ağustos 2017, 10:18
YORUM EKLE