HDP'den Bahçeli'nin 'kapatma' çağrısına yanıt

Yargı üzerinde baskı kurarak anayasal suç işliyor

HDP'den Bahçeli'nin 'kapatma' çağrısına yanıt

Halkların Demokratik Partisi'nce (HDP), MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na HDP hakkında süratle kapatma davası açmasını istemesine ilişkin yanıt verilirken, "Açıkça talimat vermekte ve yargı üzerinde baskı oluşturmaktadır. Bahçeli anayasa suçu işlemektedir" denildi. 

HDP Hukuktan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, MHP lideri Bahçeli'nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kabul ettiği 6-8 Ekim olaylarına ilişkin iddianameyi temel alarak, HDP hakkında süratle kapatma davası açmasını istemesine ilişkin açıklama yaptı. 

"Bahçeli yargı üzerinde baskı kurarak anayasal suç işliyor" diyen Dede, "Devlet Bahçeli, iktidar ortağı olmasının gücünü kullanarak, açıklamalarıyla HDP hakkında kapatma davası açması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na açıkça talimat vermekte ve yargı üzerinde baskı oluşturmaktadır" ifadesini kullandı. 

Dede, "Bahçeli’nin yargıyı etkileme, baskı kurma ve talimat verme şeklindeki açıklaması anayasal ve yasal suç kapsamına girdiğinden yargıyı göreve davet ediyoruz" dedi. 

HDP'li Dede'nin açıklaması şöyle:

"Devlet Bahçeli, iktidar ortağı olmasının gücünü kullanarak, açıklamalarıyla HDP hakkında kapatma davası açması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na açıkça talimat vermekte ve yargı üzerinde baskı oluşturmaktadır.

Bahçeli açıkça Anayasa suçu işlemektedir. Anayasa’nın “mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesi açıktır:

MADDE 138- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.

Bahçeli yazılı açıklamasında ayrıca henüz iddianame aşamasında olan, yargılaması başlamamış olan, kesinleşmiş bir hukuki karar bulunmayan “6-8 Ekim” davasıyla ilgili olarak da yargıyı yönlendirmekte ve baskı kurmaktadır.

Bu da adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu kapsamındadır. 5237 sayılı TCK’nın 288. Maddesi şöyledir:

Madde 288 - (1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.

İktidar önceki dönem Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş kararını uygulamayarak suç işlemeye devam ederken, bu açıklamalar evrensel hukuka karşı meydan okumaktır. Bahçeli’nin HDP ve Demirtaş hakkında anayasal suç işlemeye kadar varan hezeyanları duydukları korkunun göstergesidir.

Bahçeli’nin yargıyı etkileme, baskı kurma ve talimat verme şeklindeki açıklaması anayasal ve yasal suç kapsamına girdiğinden yargıyı göreve davet ediyoruz.

Adalet Bakanına, aynı zamanda Meclis Başkanına Anayasaya, demokrasiye ve parlamentonun iradesine sahip çıkma ve yargıya talimat niteliğindeki bu tutum karşısında tavır alma çağrısı yapıyoruz.

Açıkça ayrımcılık yapan, nefret söylemi kullanan, bölücülük yapan, halkı kin ve nefrete sürükleyen Bahçeli’nin bu tutumunun takdirini de halka bırakıyoruz."


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER