HDK İstanbul Meclisi, 6-7 Eylül saldırılarının yıldönümü dolayısıyla yaşamını yitirenleri yaptığı oturma eylemi ile andı. 

HDK İstanbul Meclisi, 6-7 Eylül saldırılarının yıldönümü dolayısıyla yaşamını yitirenleri yaptığı oturma eylemi ile andı. Eylemde, "devletin eskimeyen Türkleştirme, Müslümanlaştırma politikasının, milli sermaye yaratma istenciyle birleşmesinin sonucu olduğunu" ifade edilen 6-7 Eylül olaylarının Maraş'tan, Sivas'tan, Çorum'dan, Ermeni soykırımından ve Roboski'den ayrı değerlendirilemeyeceği vurgulandı.

HDK İstanbul Meclisi, "6-7 Eylül" olaylarının yıldönümü dolayısıyla Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi gerçekleştirerek yaşamını yitirenleri andı. Lise önünde bir araya gelen HDK üyeleri, "6-7 Eylül'ü unutma unutturma" pankartı açtı. Eylemde "Nefrete geçit yok", "Dimitri'nin evinde kimler oturuyor" dövizlerini taşındı. BDP Siirt eski Milletvekili Osman Özçelik'in de destek verdiği eylemde sık sık "Yaşasın halkların eşitliği", "AKP'ye karşı halklar barış istiyor", "Katliamcı devlet yıkacağız elbet" sloganları atıldı.

Eylemde söz alan Apoyevmatini Gazetesi Editörü Mihail Vasiliadis, o günleri şu sözlerle anlattı; "6-7 Eylül olayları benim belleğimde. Evim buradaydı. Saldırılardan Tarlabaşı komple nasibini almıştı. Bizim evi bizim kapıcı olan Ahmet Efendi kurtardı, saldırmak isteyenlere, 'Burada Rum ya da başkası yok buradakiler Türk' diyerek bizleri kurtardı ama daha sonra o da kazmasını alarak diğer evlere saldırıya geçmişti. Önce dostluğu gereği görevini yerine getirdi, daha sonra ise ırkçılığı gereği saldırıya geçmişti" diye konuştu.

Olayların bir "eritme ve asimile etme" politikası olduğunu belirten Vasiliadis, bundan en çok devletin kendisinin zarar gördüğünü ifade etti. Daha sonra ise HDK Şişli Yürütme Kurulu üyesi Fatma İnce hazırlanan basın metnini okudu. 6-7 Eylül olaylarının, devletin ve derin güçlerin desteği ile gerçekleştiğini ve Türkiye halklarının hafızasında derin iz yarattığını kaydeden İnce, "6 Eylül akşamı başlayan saldırılar ertesi güne kadar devam etmiş, resmi kaynaklara göre, 4 bin 214 ev, bin 4 işyeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul saldırıya uğramış, 13'den fazla kişi öldürülmüştür. Gerçek rakamların bu sayıların çok üzerinde olduğunu biliyoruz" dedi.

6-7 Eylül olaylarının "kanlı devlet geçmişinin bir ürünü" olduğu ve devletin eskimeyen, "Türkleştirme, Müslümanlaştırma politikasının milli sermaye yaratma istenciyle birleşmesinin sonucu" olduğunu kaydeden İnce, "6-7 Eylül, Maraş'tan, Sivas'tan, Çorum'dan, Ermeni soykırımından ve Roboski'den ayrı değerlendirilemez. Yeni katliamlar yaratan ve geçmişteki tüm katliamların sorumlularını bu suçlardan ötürü yargılamayan AKP hükümeti ise tüm bu devlet geçmişinden kendini aklayamaz" diye konuştu.

Açıklamanın ardından söz alan BDP Siirt eski Milletvekili Osman Özçelik de, Türkiye'nin devlet geçmişinde devletin, farklı halklara ve kültürlere yok etmeye yönelik saldırılar gerçekleştirdiğine dikkat çekerek, "Bu politikalar sonucu ne yazık ki bu ülkenin renkleri olan birçok kültür ya tamamen yok edildi ya da azaldı. Biz Kürtler de bu saldırılara karşı bugüne kadar direndik ve bu günlere gelebildik" dedi. 6-7 Eylül olaylarını kınadığını ve katliamlara karşı halkların birlikte mücadele ederek başarıya ve barışa ulaşacaklarını belirten Özçelik, Kürt sorununun çözümü konusunda başlatılan yeni sürece değinerek, oluşan barış umudunun birlikte yaşamı ve mücadeleyi güçlendirdiğine dikkat çekti.

Eylem açıklamaların ardından son buldu. (ANF)