Gergerlioğlu: Milletin vekilini darp ederek çıkarıyorsanız bu da millete darbedir

'Meclis Başkanı ile savcının işbirliğiyle ve 10 polisin imzasıyla bir utanç belgesine imza attılar'

Gergerlioğlu: Milletin vekilini darp ederek çıkarıyorsanız bu da millete darbedir

Yargıtay’ın 2 yıl 6 ay hapis cezası kararını onamasının ardından milletvekilliği düşürülen Ömer Faruk Gergerlioğlu, HDP Genel Merkezi’nde sürdürdüğü ‘Adalet Nöbeti’nde 15 günü geride bıraktı. Hakkında verilen hapis cezası uyarınca 10 gün içerisinde teslim olması tebligatı 22 Mart’ta tarafına ulaşan Gergerlioğlu, partisinin genel merkezinde açıklama yaptı.  Gergerlioğlu, "Hala bu halkın vekiliyim, cezaevine girsem de gözü açık gitmem,  Milletin vekilini darp ederek çıkarıyorsanız bu da millete darbedir" dedi.  

Milletvekilliğinin hukuksuz ve haksız bir şekilde düşürüldüğünü, 158 polis tarafından Meclis’te abdest aldığı sırada gözaltına alındığını belirten Gergerlioğlu, “Anayasa Mahkemesi esastan yaptığımız ceza dosyasıyla ilgili başvuruya halen bir karar vermemiştir. Milletin vekili gaspla, haramilikle birkaç gün sonra cezaevine girebilir. Ama alınacak bir kararla bu skandal, bu dördüncü darbe girişimi durdurulabilir” dedi.

‘BU SÜREÇTE BİRKAÇ DARBE YAPILDI’

Meclis’te başlattığı nöbetin her geçen gün büyüdüğünü ve kamuoyunun büyük desteğini hissettiğini belirten Gergerlioğlu, yaptığı açıklamada, “Gaspla haramilikle bu vekillik düşürülmüştür. Anayasa Mahkemesi’nin esastan olan sonucunu bekliyoruz” ifadelerini kullandı. 

Süreç içerisinde üç farklı “darbe” yapıldığını dördüncü “darbenin” gerçekleşmemesi için Anayasa Mahkemesi’nin yaptıkları başvuruya ilişkin karar vermesi gerektiğini ifade eden Gergerlioğlu şunları kaydetti:

Bu süreçte birkaç darbe yapıldı. Birincisi yargı darbesiydi. İlk derece mahkemesinde bir haberi retweet ettiğimiz için karar verildi. İstinaf ve Yargıtay’da, Yargıtay hakiminin çok kuvvetli itirazına rağmen karar onandı. Bu yargı darbesidir.

MECLİS BAŞKANI ELİYLE DARBE

 İkincisi Meclis Başkanı eliyle, Meclis mefhumuna, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir mefhumuna, dokunulmazlık ilkesine, milletvekillerinin haklarına yönelik bir darbe yapıldı. Meclis Başkanı’nın milleti koruması gerekiyordu. Meclis Başkanı niye vardır? Milletin, milletvekillerinin hakkını hukukunu korumak için vardır. Ama belli ki birtakım talimatlarla bu karar alındı. Dönem sonuna kadar bekletilebilirdi veya Anayasa Mahkemesi’nin sonucu beklenebilirdi. Tercih etmediler ve hemen okutuldu. Bu da Meclis Başkanlığı eliyle bir darbeydi.

BU DA BİR DARBEDİR  

Üçüncüsü de Meclis’te sivil bir direniş sergileyen bir kişiye yönelik, milletin bir ferdine yönelik, milletin Meclis’inden yakalama kararı çıkararak, darp edilerek, zorbalıkla çıkarılması. Bu da millete bir darbeydi. Milletin fertleri niye Meclis’e başvurur? Sorunların çözüm adresi milletvekillerine başvurularla olur ve sorunların çözüm yeri milletin Meclisi’dir. Siz milletin Meclis’ine sığınmış, hakkı gasp edilmiş bir milletvekilini oradan zorbalıkla, darp ederek çıkarıyorsanız bu da bir darbedir. Bu da Türkiye siyasi tarihine kara leke olarak geçmiştir.

DÖRDÜNCÜ DARBE OLMASIN DİYORUZ

Biz bu üç darbeden sonra dördüncü bir darbe olmasın diyoruz. Milletin vekili olmaya devam eden bir kişinin yok hükmünde olan kararın sonucunda cezaevine girmesi de yine millete bir darbedir. Çünkü biz milleti temsil ediyoruz. Ben 90 bin kişinin oyuyla Kocaeli’nden Ankara’ya bir kar tanesi gibi geldim. Ankara’dan Türkiye’ye insan hakları mesajları sundum. Birkaç gün sonra cezaevine girebilirim ama bu son darbeyi önleyebilecek olan Anayasa Mahkemesi’dir.

MİLLETİN VEKİLİ HARAMİLİKLE CEZAEVİNE GİREBİLİR

Anayasa Mahkemesi esastan yaptığımız ceza dosyasıyla ilgili başvuruya halen bir karar vermemiştir. Milletin vekili gaspla, haramilikle birkaç gün sonra cezaevine girebilir. Ama alınacak bir kararla bu skandal, bu dördüncü darbe girişimi durdurulabilir. Anayasa Mahkemesi’ni tekrar göreve davet ediyoruz. Bunun gerçekleşebileceğini, son noktada haksızlıklara dur denilebileceğini düşünüyorum. Benim ceza dosyamla ilgili iktidara yakın tek bir hukukçu bile ‘Bu karar doğrudur’ diyemiyor. Tek bir kişi bile diyemiyor. Çünkü ben hiçbir suç işlemedim. Ben hiçbir suç işlemeden milletvekilliği düşürülmüş biriyim. Nasıl buna isyan etmem? Tüm arkadaşlarımız da buna isyan ediyor. Partim ve tüm kamuoyu benim yanımda.

3 MART’TA YAPTIĞIMIZ BAŞVURU HAKKINDA KARAR VERİLMEDİ

Bu sabah Anayasa Mahkemesi bir açıklama yaptı. Bizim başvurumuzun yetkisizlikten dolayı reddine karar verdi. Ama kamuoyu bunu yanlış anlayabilir. Bizim Anayasa Mahkemesi’ne iki başvurumuz var. Birincisi 3 Mart’ta yaptığımız ceza dosyasıyla ilgili başvuru ve bunun hakkında bir karar verilmiş değil. Onu bekliyoruz. Asıl beklentimiz ve Meclis’e dönebileceğimiz karar bu karar. Vekilliğimizin düşürülmesiyle ilgili geçen hafta yaptığımız başvuru yetkisizlik nedeniyle reddedildi. Biz bunun için AİHM’e gidiyoruz. Asıl 3 Mart’taki başvurumuz için büyük bir beklentimiz var. Anayasa Mahkemesi bu büyük yanlışı durdurabilir. Halen bu konuyla ilgili bir karar çıkabilir. Milyonlarca kişi bu konuyu konuştu. Basit bir olay değil. 6 milyon oy almış bir partinin vekili, milyonların temsilcisi olan bir kişi gaspla, haramilikle vekillikten düşürüldü. Üstüne cezaevine atılarak bu işin üstü kapatılmaya çalışılıyor. Ama biz diyoruz ki yok öyle yağma. Bunu kabul etmiyoruz ve sonuna kadar direneceğiz.

Güncelleme Tarihi: 31 Mart 2021, 22:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER