Erdoğan: Ey Financial Times 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'yi sen tanıdın mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye karşı bir propaganda yapıldığını savundu

Erdoğan: Ey Financial Times 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'yi sen tanıdın mı?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Memur - Sen programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 "İşin geleceği" isimli programda konuşan Erdoğan, 31 Mart seçimleriyle ilgili "YSK noktayı koyduğu zaman bizim için mesele biter" dedi

Sendika ağalarının siyasetçilere ayar verdiği günler artık geride kaldığını ifade eden Erdoğan, Türkiye ekonomisine yönelik analizlere yer veren Financial Times gazetesine yüklendi.

Erdoğan, "Ey Financial Times 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'yi sen tanıdın mı? Senin ülkende ne kadar mülteci var?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Memur - Sen programında konuşuyor. "İşin geleceği" isimli programda konuşan Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

“Genel kurul toplantıları değişim, yenilenme ve muhasebe dönemleri olmaları yanı sıra ayrıca güven tazeleme vasıtalarıdır. Memur sen için ülkemizdeki sendikal çalışmalar için yol gösterici olacaktır.

Mevcut yönetimin güven tazelemiş olarak önümüzdeki dönemde çok daha güçlü, koordineli ve etkin bir şekilde sürdüreceğine inanıyorum. Sendikamızın bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum.

- Şunu unutmayalım insanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır emrine uygun olarak Akif İnan son nefesine kadar ülkemizin ve milletimizin istikbali için mücadele etmiştir.

- Memur- Sen demokrasimizde hep kritik rol oynamıştır. Özellikle 28 Şubat'ta olduğu gibi demokrasinin askıya alındığı dönemlerde darbeleri meşrulaştırıcı görev üstlenen sendikal gelenekten ülkemizin kurtarılmasında Memur-Sen'in çok ciddi katkıları olmuştur. Sırtını vesayet odaklarına dayayan sendika ağalarının siyasetçilere ayar verdiği o kötü günler sizlerin desteğiyle geride kalmıştır.”

31 Mart seçimlerinin ardından ortaya çıkan tablodan Memur-Sen camiasının rahatsız olmaması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Sendika değiştir' diyenlere karşı dimdik durulması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, "Yapılacak zulümlere seyirci olmayız." dedi. Erdoğan'ın ifadeleri şöyle:

- Sendikanın özgür ve özgün tavrının inşallah önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam edeceğine inanıyorum. 31 Mart seçimlerinden sonra bazı belediyelerdeki gelişmelerden rahatsızlık duyma gibi veyahut o bulundukları yerde mücadelelerini kararlı bir şekilde sürdüremeyenler sebebiyle Memur-Sen camiasının asla rahatsızlık duymaması gerekir.

- İnsanoğlu hem cahil, hem zalimdir. Ve bir yere kadar menfaatleriyle beraber yürür. Ben Memur-Sen camiasının bu seçimler sebebiyle ortaya çıkan tabloda bulundukları yerlerde dimdik duracaklarına inanıyorum. Ne yapacak sana seni makamından mı alacak? Alsın. Seni memurluktan mı alacak? 657 denilen bu yasa sizi güçlü bir şekilde koruma altına almıştır. Arkanızda kapı gibi bir Memur-Sen camiası var.

- Bu ülkede şu anda bir hükümet var. Yapılacak zulümlere tribünden seyirci olmayız. Yapılması gereken neyse onu yaparız. Yargı ve yürütme mekanizmalarını yürütmek durumundayız. Ben yürütmenin başındayım. Yargının başı ise şu anda genel başkanı olduğum partimin bir mensubu olan arkadaşım o da yasamanın başıdır. Bütün bu imkanlarımızla bir zulüm varsa bu zulmün karşısında durmak bizim için en önemli görevdir. Memur-Sen camiası dimdik durmalı ve diklenmeden yerini korumalıdır.

TÜRKİYE'YE KARŞI EKONOMİK PROPAGANDA

Türkiye'ye karşı bir propaganda yapıldığını savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne yaparsanız yapın, hangi başlıkları atarsanız atın, Türkiye dimdik ayaktadır, güçlenerek de yoluna devam edecektir." dedi.

Türkiye ekonomisine ilişkin haberler yayımlayan Financial Times gazetesini eleştiren Erdoğan, "Eyy Financial Times 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'yi sen tanıdın mı? Senin ülkende ne kadar mülteci var?" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

Türkiye olarak son yıllarda uluslararası çok yönlü bir karalama kampanyasına maruz kalıyoruz. Ülkemdeki ekonomik durumla alakalı batı dünyasının belli kesimler tüm medya organlarıyla adeta ekonomimizi çökmüş, bitmiş gayreti içerine giriyor. Ne yarasanız yapın, hangi başlıkları atarsanız atın Türkiye dimdik ayaktadır. Bu medyaya bu paçavralara alıştık artık bunları yutmuyoruz biz yolumuza dimdik durarak devam edeceğiz. Financial Times böyle yazmış, sen ne yazarsan yaz benim ülkemin durumu ortada. Alışacaklar, Türkiye'nin gücünü kabullenecekler. Bunlar ilk kez bu başlıkları atmıyor, bundan sonra da atacaklar. Yeri gelir madalya dağıtırlar yeri gelir bu başlıkları atarlar.

- Yükselen İslam düşmanlığı konusundaki duyarlılığımızın ülkemiz aleyhine yürütülen bu kampanyanın asıl hedefinin ne olduğunun farkındayız. Biz sesimizi yükselttikçe saldırı dozu artıyor.

- Ey Financial Times 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'yi sen tanıdın mı? Senin ülkende ne kadar mülteci var onu da haber yap bakalım. Biz 4 milyon mülteciye ev sahipliği yaparken kimsenin desteği olmadan harcadığımız 35 milyar dolar. AB'nin verdiği destek sadece 1 milyar 750 milyon dolar. Verdikleri söz 6 milyar avro.

- Ülkemizdeki 4 milyon mülteciye de bir yerden destek gelecek diye beklemeyeceğiz. Ana muhalefetin başındaki Suriyelileri geri göndereceğim demişse, Bolu'daki seçilmiş olan belediye başkanı "ben bunlara bir tas çorba vermem, geri gönderirim demişse" de biz onların eline bırakmadan valiliklerimiz yoluyla aynen yedirmeye içirmeye devam edeceğiz.

- Her ikisi de azılı birer terör örgütü olan PKK'lı ve FETÖ'cü unsurların öncülük ettiği bu iftira furyasına ülkedeki kimi sendikalar lojistik destek veriyor. Ülkemize itibar suikastı yapıyorlar.

31 MART SEÇİMLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel seçimlerle ilgili, "YSK noktayı koyduğu zaman bizim için mesele bitmiştir" dedi ve şöyle konuştu:

- Türkiye olarak 31 Mart tarihinde seçim maratonunu tamamladık. 31 Mart seçimleri demokrasi şöleni havasıyla gerçekleşmiştir. Elbette bir takım tartışmalar olmuştur. Dünyada bizim gibi bir katılım oranına sahip olan bir başka adeta yok gibidir. Seçimlerin tüm milletimize hayırlara vesile olmasını istiyorum. Amerika'da yüzde 50'nin altında. Ama Türkiye'de yüzde 85'e sırtını dayamıştır.

- Seçim kanunumuz çerçevesinde yapılan hak arama mücadeleleri demokrasinin bir imkanı ve bir gereğidir. Kimse hak arama mücadelesine girdi diye hak arama mücadelesi verenleri kalkıp da hakaretle eleştirme yoluna gidemez. Olay partime gelince neden rahatsız oluyorsunuz, biz de sonuna kadar bu mücadelemizi vereceğiz. YSK noktayı koyduğu zaman bizim için mesele bitmiştir. Ondan sonra yola devam.

- Türkiye'nin bekası vatandaşlarımızın birlik ve beraberliği her türlü politik hesabın üstündedir. İçinde bulunduğumuz hassas dönemde siyasetçilerin sorumluluk duygusuyla hareket etmeleri önem arz ediyor. 4,5 yıllık kesintisiz bir icraat dönemi bulunuyor.

- Birlik ve beraberliğimiz perçinleme dönemi.

- Savuma sanayi, ihracat ve turizmde yakaladığımız ivmeyi inşallah diğer alanlarda da gerçekleştireceğiz. Şu anda turizmde yüzde 50 bandına ulaşmakta olan bir Türkiye var inşallah yüzde 50'nin de üstüne çıkacak. Savunma sanayisinde yüzde 20'den şimdi yüzde 68'e ulaşmış bir Türkiye var

-Ekonomimizin tekrar büyüme trendine girmesi için toplumumuzun tüm kesimlerinin üstüne düşen görevler var. Ülkemizin bekasını ilgilendiren meselelerde siyasi görüş ayrılıklarımızı bir tarafa koyarak 82 milyon hep birlikte Türkiye ittifakı olarak hareket etmeliyiz. Hep beraber elimizi taşın altına koymalıyız. Memur-Sen'den çok büyük gayret ve fedakarlık bekliyorum.

Güncelleme Tarihi: 19 Nisan 2019, 13:16

Demokrat Haber’e Destek Olun >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER