Erdoğan: Borçlanmalar dolarla değil de altınla olsun, devletleri kur baskısından kurtarmamız lazım

Erdoğan, Girişimcilik Kongresi'nde konuştu

Erdoğan: Borçlanmalar dolarla değil de altınla olsun, devletleri kur baskısından kurtarmamız lazım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Girişimcilik Kongresi'nde konuştu.

Erdoğan, IMF'e olan borcu bitirdiğini belirterek, "Ben diyorum ki bu borçlanmalar dolarla değil de altınla olsun. Devletleri ve milletleri bizim bu kur baskısından kurtarmamız lazım. Altın hiçbir zaman bir baskı unsuru olmamıştır. Altınla bu adım atılsın" dedi. 

Erdoğan konuşmasının satır başları şöyle: 

Kamu ve özel sektör yatırımlarının tutarı ilk defa 1 trilyon lirayı aşacak. Bu da 4 katlık bir artışa denk geliyor. Bu nereden nereye göstermesi bakımından çok önemli. Bugün Türkiye GSMH bakımından dünyanın 17. sırasında yer alan büyük bir ekonomi. Burada güven ve istikrar var.

Kendi girişimcimiz üçüncü dünya ülkelerinde kendilerine pazar bulma imkanı yakaladılar. Turist sayımız 13 milyondan 36 milyon gelirimiz ise 26.3 milyar seviyesine çıktı. Turizmde darbe girişimleri sebebiyle sıkıntılar yaşadık ama onları da aştık. Bu yıl turizmde beklentimiz çok yüksek turist sayısında 36 milyonu yakalayabiliriz. Şu an özellikle ciddi manada başka işaretler geliyor. 

Döviz rezervlerimiz 17.5 milyar dolardan 130 milyar dolara kadar çıktı. Son dönemde bu rakam maalesef 110 milyar dolara indi. Kamu stokumuzun milli gelire oranını yüzde 8.5'e kadar indirdik. Ama bununla yetinemeyiz.

Genç ve dinamik nüfusa ihtiyacımız var. Bu nüfusa sahip olmazsak yaşlanacağız. Yaşlı bir nüfusla da bir yere varmak mümkün değil. Her şeyin temelinde insan yatıyor. İnsan varsa emek, sermaye, yatırım var. Diğerleri insanın türevi. İnsanın türevi olduğuna göre yatırımı öncelikle insana yapmamız lazım. Genç nüfusa Türkiye'nin ihtiyacı var. İnsandan çekinmeyelim. Bu girişimciliğin ruhunda da insan var. Girişimci insanlara ihtiyacımız var. El ele verip yetiştirmek zorundayız. 

Türkiye sadece Asya ile Avrupa'nın geçiş noktası değildir. Çok geniş bir alanda milyarlarca nüfusa hitap eden bir coğrafyadır. Daha çok yatırım yaparak, daha çok üreterek, daha çok istihdam oluşturarak yolumuza devam etme kararındayız. Girişimcilere ve yatırımcılara çok önemli destek ve teşvikler sağlıyoruz.

Önce yatırım ortamının iyileştirilmesi ile ilgili sonrasında da stratejik yatırımlar ile ilgili önemli adımlar attık. İlk etapta toplam yatırım tuttarı 135 milyar lirayı bulan 23 projeye teşvik belgelerini verdik. İhracata 6 milyar lira katkı sağlayacak. Aynı zamanda 34 bin doğrudan 134 bin de dolaylı bir istihdam çıkaracaktır. Bu teşviklerin iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.

BORÇLANMA ALTINLA OLSUN

Bu düzenlemeler ile şirket kuruluşundani banka ipoteklerine kadar birçok kolaylıklar sağladık. Devamı var, tamamlandığında da hayata geçireceğiz.

Dünyanın tek bir merkezden yönetilemeyeceği yavaş yavaş anlaşılmaya başlandı. Eski sitemin zaaflarından biri de ekonomi ve siyasetin çok fazla karıştırılmış olmasıydı. Türkiye olarak biz de bu sıkıntıyı yaşamış ülkeyiz. 

2013, 23 milyar liralık borcumuzu ödedik bitirdik. 5 milyar euro bizden borç istediler. Sordular "verin" dedim. Bu borcu almaktan vazgeçtiler. Biz de "hayırlı olsun" dedik. Bizim şimdi bir kuruş borcumuz yok. Borcu ödedik, anlaşmayı sonlandırdık. 

Girişimci ruhu olan devletler topluluğunun bu dünyada kendi kurduğu ortamı da çok iyi dizayn etmesi lazım.

Ben diyorum ki bu borçlanmalar dolarla değil de altınla olsun. Devletleri ve milletleri bizim bu kur baskısından kurtarmamız lazım. Altın hiçbir zaman bir baskı unsuru olmamıştır. Altınla bu adım atılsın. 

Ben girişimci ruhunu insanlık için kullanan siz değerli dostlara bunu da hatırlatmak istiyorum. Teknik anlamda elbette destek alınabilir ama sınırının çok iyi belirlenmesi gerekir. 

Biz diyoruz ki gelin bu dünyada yeni bir barışın temelini atalım, rastgele bombalar yağdırmayalım. Bedelini şöyle bir çıkardığımız zaman, büyük rakamların kullanıldığı ve aşırı derecede sefaletin sürdüğü bir dünya reva mıdır? Lafa gelince barış! Nasıl barış? Olmaz olsun böyle barış!

Biz 31 milyar dolar Türkiye'deki mülteciler için harcama yaptık. Dünyadan size bir şey gelmedi mi? AB'nin bize verdiği söz 3+3 milyar euro bizim hesaplara geçen, UNESCO vasıtasıyla Kızılay ve AFAD'a geliyor. 1.850 milyar euro. Gelen bir şey yok. Gelene bakarım. Gelse de gelmese de biz o mültecileri evimizde özellikle misafir etmeye devam edeceğiz.  

Milyarlarca dolar kullanılıyor. Trump'ta ifade etti. Milyarlar konuşuldu. İlk Irak'a vurdukları zaman, Obama aynı şekilde devam... Artık bu noktada deneyimli bir tecrübe kitabımız oluşuyor. İnşallah bunları kaleme alacağız. Tecrübe edilmiş olarak ortaya koyacağız. Bu girişimci ruhunda çok farklı şekilde yoğursun. 

Kimseyi zalimlerin insafına ya da denizde boğulmalara terk etmeden herkese kapımızı açtık. Bu insani tutumumuzdan asla taviz vermedik. Ülkemize gelen mültecilerin sebebi olan, ülkemize gelen tehditlerin kaynağı durumunda terör örgütlerin üzerine kararlılıkla gittik.

YORUM EKLE