HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan anması için düzenlenecek Devrim Yürüyüşü’ne katılmak için ODTÜ’ye geldi. Burada rektörlük tarafından basın mensuplarının okula alınmayacağını öğrenen Demirtaş bununla ilgili bir açıklama yaparak, bunun kabul edilecek bir durum olmadığını, üniversiteye yakışmayacağını, ODTÜ’ye hiç yakışmayacağını söyledi. Demirtaş, çözüm süreci ve seçime ilişkin ise, “AKP seçim kazanırsa kendi beyannamesini uygulayamayacak. Çünkü başkanlık rejimi gelecek, ortada ne Başbakan kalacak ne de AKP’nin seçim bildirgesini uygulayacak bir hükümet kalacak” dedi.

ODTÜ’DE BASIN SANSÜRÜ

Demirtaş basının kampüse alınmamasına ilişkin olarak şunları söyledi:

“Kabul edilebilecek bir durum değil. Yani zaten üniversiteye yakışmaz da ODTÜ’ye hiç yakışmaz, böyle bir anlayış ve yaklaşım. Zaten her yerde HDP’ye sansür uygulamaya çalışıyorlar. HDP’nin sesini kısmaya çalışıyorlar. HDP’nin kamuoyuna ulaşmasına engel koymaya çalışıyorlar. ODTÜ’ye de ODTÜ’nün tarihine de yakışmayacak bir anlayış.

Bu basına da sansürdür yani, basını engelllemeye yönelik açık bir tutumdur. İçeride konuştuklarımız veya konuşacaklarımız, kamuoyuna ulaşması sakıncalı olan şeyler de değil. Kaldı ki öyle olsa kimseyi ilgilendirmez. Birazdan içeride konuşacağımız şeyi de kamuoyuna ulaşmasına engel koyabilecek bir teknoloji de yok artık. 5 dakika sonra sosyal medya üzerinden ne söylediğimiz kamuoyunda olacak.

Basın mensuplarına bu şekilde kanun dışı, ahlak dışı tutumun kabul edilebilir olmadığını belirtmek istiyoruz."

AKDOĞAN’A YANIT

Bir gazeteci Başbakan Yardımcısı Akdoğan’ın ‘HDP barajın altında kalırsa süper olur’ açıklamasını sordu. Demirtaş, “Parlamento, yargı, siteler, medya hepsi Ak Saray’a bağlansa daha süper olur. Parlamentoda AKP dışında milletvekili olmasa mesela daha süper olur. Bence sadece HDP’nin girmemesi yetmez. Hayal ettikleri toplum, hayal ettikleri parlamento öyle bir parlamento. Fakat 7 Haziran akşamı neyin süper olduğunu görecekler. Kendisi de biraz bu konularda az konuşsa süper olur bence” diye cevapladı.

‘HANGİ BAŞBAKAN?’

Bir gazetecinin, “Başbakan, ‘fitne odaklarına karşı inadına çözüm süreci’ bunu değerlendirebilir misiniz, hükümetle HDP arasında diyalog devam ediyor mu?” sorusunu ise Demirtaş, “Hangi Başbakan söyledi bunu? Davutoğlu olan mı?” diyerek yanıt verdi.

Demirtaş şöyle devam etti:

“Şimdi ne söylediklerini inanın ki çok kale almaya da gerek yok. Biri, ‘Kürt sorunu yoktur’ diyor; öbürü, ‘Çözüm sürecini ısrarla sürdüreceğiz’ diyor. İki Başbakan kendi aralarında anlaşamıyorlar. İki farklı kampanya sürdürüyorlar. Başbakanlardan biri AKP’nin bildirgesini savunuyor, diğer Başbakan ise -Cumhurbaşkanı olan yani- kendi seçim beyannamesini savunuyor ve onda başkanlık dışında hiçbir şey yok. AKP seçim kazanırsa kendi beyannamesini uygulayamayacak. Çünkü başkanlık rejimi gelecek, ortada ne Başbakan kalacak ne de AKP’nin seçim bildirgesini uygulayacak bir hükümet kalacak. O halde yeni Başbakan tam olarak meydanlarda kime oy istiyor, niye oy istiyor? Dolayısıyla bu kendi aralarındaki tutarsızlığa bir dikkat çekmek istedim öncelikle.”

YSK’YA ERDOĞAN ŞİKAYETİ

“Yüksek Seçim Kurulu’nun adil olmadığı bir ortamda doğrusu seçim güvenliğini nasıl sağlayacağız veya seçmen güvenliğini nasıl sağlayacağız bu ciddi bir tartışma konusudur arkadaşlar.”

‘HER GÜN YSK’YA BAŞVURUMUZ DEVAM EDECEK’

“Bu halkı aptal yerine koymaktır. Herkes ne olduğunun farkın YSK bunu tescillemiyor. Her gün YSK’ya başvurumuz rutin olarak devam edecek, sonuç alıncaya kadar, son seçim gününe kadar. Ayrıca arkadaşlarımız Anayasa Mahkemesi’ne de konuyu taşımayı düşünüyorlar.”