Baydemir: Güney Kürdistan halkı Kürt değil de Türkmen olsa tavrınız ne olurdu?

Baydemir, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tepki gösterdi

Baydemir: Güney Kürdistan halkı Kürt değil de Türkmen olsa tavrınız ne olurdu?

HDP Urfa Milletvekili Osman Bayedemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) gerçekleştirmeyi planladığı bağımsızlık referandumuna ilişkin tepkilerini eleştirdi. 

Baydemir, “Güney Kürdistan halkı Kürt değil de Türkmen olsa tavrınız ne olurdu?” dedi. 

HDP, "Vicdan, Adalet ve Demokrasi" mitinginin ikincisini Van'da gerçekleştirdi. Musa Anter Parkı'nda düzenlenen mitinge Parti Sözcüsü Osman Baydemir, Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca ve Van Milletvekilleri Adem Geveri, Bedia Özgökçe Ertan ve Lezgin Botan katıldı.

Mitingte konuşan HDP Urfa Milletvekili Osman Bayedemir'in güneminde bağımsızlık refandumu vardı. 

Baydemir'in konuşmasından satır başları şöyle:   

"APE MUSA'NIN BÜTÜN YOLDAŞLARINA SELAM OLSUN"

Musa Anter Barış Parkı’ndan bir kez daha adaleti, vicdanı eşitliği, özgürlüğü haykırmak için, insanlık değerlerini savunmak için bir aradayız. Bir kez daha Ape Musa’ların yetiştirmiş olduğu İnan Kızılkaya’lara selam olsun.

Hakikat arayışı kutsal bir arayıştır. Mazlumların yanında yer almak onurların en büyüğüdür. Buradan Murat Çelikhan’lara, Ahmet Şık’lara binlerce kez selam olsun. Onlar hak ve hakikati fotoğraf makineleri ile çekenlerdir.

Newroz’da Diyarbakır’a bir masum Kürt genci gelmişti. Çırılçıplak bedeni ile kurşunlandı. Orada Abdurrahim Gök, bir basın mensubu, vicdan sahibi bir insan. Bunu kamerası ile belgeledi. Önce o masum insanı canlı bomba olarak itham ettiler. Sonra özgür medyanın o belgesi ile birlikte hakikat açığa çıktı.

İşte özgür medya budur. Medyanın özgür olması vicdanları harekete geçirir. Bir kez daha kalemini, kamerasını hak ve hakikatına çeviren, şu an zindanda olan Ape Musa’nın bütün yoldaşlarına selam olsun.

Vicdan ve Adalet Nöbetlerimizde Amed’de, İstanbul’da sonra Van’da her birinizin yüreklerinize misafir olduk. Sonra vicdan bayrağını Van’ın denizinden Ege’ye götürdük. Tek isteğimiz vardı, vicdanlar harekete geçsin, adalet tecelli olsun.

Van halkının oyları ile seçtiği Bekir Kaya’yı görevden almak darbe değil de nedir? Özalp, Erciş, İpekyolu, Çatak, Edremit, Saray, Çaldıran, Muradiye, Gürpınar belediye bakanları bu halkın seçilmiş belediye başkanlarıdır. Bu halkın yüreğinde ve hizmetinde olan yiğitlerdir.

"BU GÜNLER GEÇECEK"

321 gündür bu halkın iradesi Demirtaş, Van halkının hür iradesi ile seçtiği Figen Yüksekdağ hala zindanda. Demirtaş’ı, Yüksekdağ’ı rehin aldıklarında diyorlardı ki “Yargının karşısına çıkaracağız”. Hangi yargının karşısına çıkaracaksınız? 5 bin tanesi görevden alındı, cezaevine konuldu FETÖ isnadı ile iddiası ile.

Peki Demirtaş, Yüksekdağ, Çağlar Demirel, İdris Baluken, belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz hangi iddianamelerle cezaevinde tutuluyor? FETÖ diye suçlanan savcı ve polis fezlekeleri ile hazırlanan iddianameler nedeniyle cezaevinde tutuluyorlar.

Sizin FETÖ dediğiniz cemaat yapılanması sizin hakkınızda iddianame hazırladığında bu kumpas, HDP hakkında hazırladığında bu bağımsız yargı oluyor öyle mi? Bu yargı onların da başına gelecek. Bunu hakka inandığım ve bunun tekrarı olduğu için söylüyorum.

2016 yılında Siverek’te bir ilçe yöneticimiz, annemiz gözaltına alındı Newroz’a katıldığı için. O annemiz mahkemede hakime hanıma dedi ki “Benim 2,5 yaşında bir çocuğum var, beni tutuksuz yargılayın o çocuğumu kimseye bırakamam.

Newroz’a katılmak suç değildir”. Hakime hanım dedi ki “çocuğunla git cezeevine”. Aradan bir zaman geçti, o kararı veren hakime hanım çocuğuyla birlikte cezaevine konuldu. O zaman cezaevinde bizim ilçe yöneticimiz ona teselli veriyordu “Bu günler geçecek”.

Hakim Bekir kaya’ya pişkin pişkin “Sen belediye başkanlığı yaptın mı?” Van’ın seçilmiş belediye başkanı Bekir Kaya’dır buradan Bekir Kaya’ya binlerce kez selam olsun.

"TÜRKMEN OLSA TAVRINIZ NE OLURDU?"

Bir Bekir Kaya’lar var ki onlar zulme karşı her zaman halkının, mazlumun yanındadır. Bir de Mem û Zîn Destanı’nda geçen Beko’lar vardır. Onlar da zalimin yanındadır. Çıkmış Beko diyor ki Güney Kürdistan halkını tehdit ediyor. “Referandumu giderlerse bedellerini öderler” diyor.

Halkın iradesine başvurmak en meşru haktır. Van Meydanı’ndan Türk kardeşlerimize sesleniyoruz. Siz Filistin halkı için bağımsızlığı savunmuyor musunuz? Kıbrıs sorununun çözümü için 2 devlet bir topluluk önermiyor musunuz? “Benim karakterim hürriyettir” diyenler neden Kürdün hürriyet talebine saldırıyorsunuz?

Güney Kürdistan halkı Kürt değil de Türkmen olsa hangi tavrı ortaya koyardınız?

Erdoğan İbadi’ye “Sen benim dengim değilsin, ben seninle görüşmem” diyordu, dün gitti tıpış tıpış görüştü. Niye, İbadi, Hewler’e, Kerkük’e, Süleymaniye’ye, Duhok’a saldırsın diye. Demek ki mesele Kürt düşmanlığı olunca siz herkesle görüşüyormuşsunuz.

ROJAVA'YA DÜŞMANLIK EDENDEN GARANTÖR OLUR MU? 

Çavuşoğlu çıkmış “Biz Bağdat’a karşı Hewler’in her türlü hakkının garantörü oluruz”. Vanlı bir amcanın bir değerlendirmesi vardı. Van’dan Çavuşoğlu’na, AKP’ye iki çift lafım var: “Ne koni bakimindan” garantör oluyorsunuz? İkincisi bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.

Biriniz tehdit ediyor ötekiniz garantör oluruz diyor. Rojava’ya düşmanlık yapandan, Cizre’yi, Sur’u yıkandan, milyonların iradesini tanımayanlardan garantör mü çıkar?

Hiçbir siyasete, insani değere sığmaz bir başka halkı tehdit etmez. Hiç kimsenin hakkı da haddi de değildir Kürt halkını tehdit etmek. Kürt halkının iradesi her ne ise HDP’nin başının üzerinde kabulüdür.
 

Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2017, 14:52

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER