Başbakan: Makul bir faiz oranı benimsemezseniz tedbirini alırız

Yıldırım, bankalara faiz oranı konusunda çağrı yaptı

Başbakan: Makul bir faiz oranı benimsemezseniz tedbirini alırız

Başbakan Binali Yıldırım, İstanbul'da İstanbul Sanayi Odası (İSO)'nın hizmet binası açılışında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bankalara seslenen Yıldırım, "Tren kalkıyor hareketten önce son çağrıyı yapıyorum; ya adam gibi makul bir faiz oranını benimsersiniz, yahut biz bunun tedbirini alırız. Bunu tehdit olarak algılamayın elimizde araçlarımız var. Ellerinden para alacak değiliz. Aracımız olduklarını bilsinler. İstiyoruz ki doğal seyrinde devam etsin. Bankalar çaresiziz diye düşünmesin. Makul bir faiz oranı benimsemezseniz tedbirini alırız" dedi.

'Adalet Yürüyüşü'ne değinen Yıldırım, "Mahkeme kararı bizi mutlu etmeyebilir. Ama o kanun orada olduğu müddetçe, o hükümler yazılı olduğu müddetçe, ona rıza göstermemiz lazım. Ne yapacağız? Değiştireceğiz. Eğer maksat o yargılamadan hasıl olmuyorsa, yasayı değiştireceğiz. Bunun yolu da parlamentodur, yol değildir, yollara düşmek değildir. Çalışacağız, çabalayacağız, değiştireceğiz. Ana muhalefet partisi, iktidar alternatifi parti ve onun başkanının yapması gereken, parlamentoda bu meselenin takipçisi olmasıdır." ifadelerini kullandı.

Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

"Türkiye'nin sanayi üretiminin yüzde 34'ünü oluşturan İstanbul Sanayi Odası'nın Meclis toplantısının hayırlı sonuçlar olmasını niyaz ediyorum. Sanayileşmek milli bir davadır. Para kazanmak için tercih edilecek en öncelikli iş değildir. En zor yollarından biri sanayici olmaktır. Bunu kendi ölçüsünde denemiş, sanayicilik yapmış bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Bir imalat yaptınız onun için binbir zahmete katlanırsınız ama işin sonunda bütün yorgunluğunuz gider ne para kazandığınızı ne kaybettiğinizi düşünürsünüz. Memlekete iz bırakan bir iş. Sanayiciler olarak ülkemizin medarı iftiharısınız. Türkiye dünyada sayılı ülkeler arasında yer alıyorsa sizin yatırımlarınızın çok önemli bir katkısı var."

‘MAKUL BİR FAİZ ORANI BENİMSEMEZSENİZ TEDBİRİNİ ALIRIZ’

"15 Temmuz alçak darbe girişiminden sonra çok aceleci davrandılar Türkiye'ye bir darbe de bu derecelendirme kuruluşları vurdu. Biz milletimize güvendik. Her türlü olumsuzluğa rağmen tedbirleri aldık. Dünyada Çin ve Hindistan'dan sonra üçüncü sıraya yerleştik. Anayasa değişikliği referandumunda sürekli bir şey diyordum; Bu yaz Türkiye ekonomisi çok daha güzel olacak. Bunları söylerken tabi dudak büküyordu birçok insan. Biz bir yandan halk oylaması için kampanya yaparken bir yandan Parlamento'yu boş tutmadık."

"Tren kalkıyor hareketten önce son çağrıyı yapıyorum; ya adam gibi makul bir faiz oranını benimsersiniz, yahut biz bunun tedbirini alırız. Bunu tehdit olarak algılamayın elimizde araçlarımız var. Ellerinden para alacak değiliz. Aracımız olduklarını bilsinler. İstiyoruz ki doğal seyrinde devam etsin. Bankalar çaresiziz diye düşünmesin. Elimizde araçlar var o araçları kullanmaktan çekinmeyiz. Ama istiyoruz ki bu tatlılıkla olsun. Bu hükümet o kadar yükünüzü aldı. Sizi rahatlattı. E şimdi biz de bir tabir var. 'El eli yıkar el de döner yüzü yıkar' şimdi yüz yıkama zamanı. Çok da zamanımız yok. Çünkü hepimiz aynı gemideyiz. Bankalar mevduat toplama yarışına girmesin."

"Bankaların görevlerini yapmalarını, sanayiciler adına bekliyoruz. Çok da zamanımız yok. Çünkü hepimiz aynı gemideyiz yani böyle bir kar sanayide var mı? Yok. Çalış, çabala, terle, akıl teri, alın teri... Sonunda bakıyorsun el elde baş başta. Her şart altında kazanan bir sektör olur mu kardeşim? Her seferinde dört ayak üstüne düşüyor. Böyle bir şey olmaz. Bu işin karı da var zararı da var. Kar zararın kardeşi. Zarar etme risk olunca 'aman hükümet bize sahip çıkın.' Tamam çıktık. Şimdi de paralar geliyor, siz de millete, sanayiciye sahip çıkın."

KIDEM TAZMİNATI

"Kıdem tazminatı, önemli konu. Burada prensibimiz çok açık, bu işin taraflarını bir araya getirip uzlaşma sağlayıncaya kadar gayret etmemiz lazım. Biz hakemlik görevimizi yapacağız ve bu işi çalışanlarımızın hakkına, hukukuna halel getirmeden, onlara zarar vermeden, işverenin de sürdürülemez bir yük almasının önüne geçecek, adil bir çözüm bulacağız. Bu konudaki duruşumuz budur, kararımız budur."

"Bizim yapmamızı gereken sürdürülebilir kalkınmayı garanti altına almak. Yatırımların kapsayıcı olması gerek. Kalkınmanın kapsayıcı olması lazım. Bunları yapacak imkanımız var. İstikrar ve güven bu işin sihirli kelimelerdir. Türkiye'de bu var mı, var. Var olduğu için etrafımız ateş çemberi olduğu halde büyümeye devam etti. Darbe teşebbüsü ile karşılaştık ama büyümeye devam ettik. Bir tek istisnası 2009'dur malum dünya krizinin dibe vurduğu bir süreçtir. Bunların hepsi geride kaldı."

"Bundan sonra büyüme daha da artacak. Yurtdışı yerleşiklerin ülkeye getirdiği kaynak 4 buçuk milyar dolar. Geçen yıl 3.2 milyar. Bu ne oluyor güven var. Yani ülkeye yatırım. Şu ana kadar gelen müracaatlar 100 milyarı buldu. Müracaat sayısı 3 bini geçti. Çalıştırmayı taahhüt ettikleri sayı 450 bin. Artık daha orada terörün borusu ötmez. Maalesef zamanımızı ve enerjimizi lüzumsuz işlerle azaltıyoruz. Türkiye bunu hak etmiyor. Millet daha güzel şeyler duymak istiyor. Sürekli gerginlik, sürekli sorun. Kendimize haksızlık ediyoruz. Millet bunu hak etmiyor. Halbuki her şey var. Siyasi irade dersen var, istikrar dersen var."

"180 günlük bir eylem planı yaptık. Bunu bayramdan sonra ele alacağız ve kamuoyuna ilan edeceğiz. Bürokrasinin azaltılması, iş süreçlerinin hızlandırılması, önceliklerin yeniden tanımlanması, devlet mekanizmasının daha hızlı çalışmasını sağlayacak tedbirler var. Bütün toplum kesimlerinin beklentilerini karşılayacak tedbirler var. Bazılarının hoşuna gitmeyebilir. Ama önce iğneyi kendimize batıracağız sonra vatandaştan isteyeceğiz. KDV konusu yeni baştan çalışıldı. Burada çelişkiler var. Bu kayıt dışılığa neden oluyor. Bunlarda maalesef sıkıntılar yaşanıyor. Kamu alımlarında mutlaka yerlileştirme ve millileştirme ile yapılacak."

'YOLU PARLAMENTODUR, YOLLARA DÜŞMEK DEĞİLDİR'

"Mahkeme kararı bizi mutlu etmeyebilir. Ama o kanun orada olduğu müddetçe, o hükümler yazılı olduğu müddetçe, ona rıza göstermemiz lazım. Ne yapacağız? Değiştireceğiz. Eğer maksat o yargılamadan hasıl olmuyorsa, yasayı değiştireceğiz. Bunun yolu da parlamentodur, yol değildir, yollara düşmek değildir. Çalışacağız, çabalayacağız, değiştireceğiz. Ana muhalefet partisi, iktidar alternatifi parti ve onun başkanının yapması gereken, parlamentoda bu meselenin takipçisi olmasıdır."

"Yunanistan'daydım, askerleri sordum. Dedi ki 'O yargının işi, biz bir şey yapamayız'. Ben de aynı şeyi söyledim. Ama biz aynı şeyi söyleyince, maalesef bu farklı yorumlanıyor. Bakıyorum bazı gazeteler, 'Başbakana hukuk dersi verdi Çipras' diyor. Nasıl hukuk dersi vermiş? Darbecilerin verilmemesine yargı karar vermiş de ben ona rağmen istemişim. Bakış açısını görebiliyor musunuz? Bu kafalarla memleket bir yere gitmez."

Güncelleme Tarihi: 22 Haziran 2017, 16:53

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER