Akşener’den İdlib açıklaması: Mikrofon delikanlılığını artık bırakın

Akşener’in gündeminde iktidarın politikaları vardı

Akşener’den İdlib açıklaması: Mikrofon delikanlılığını artık bırakın

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Partisinin grup toplantısında konuşan Akşener, "Diplomasi seçeneği elbette kıyıda durmalı ama Mehmedim toprağa düşerken ve bunu bir devletin askeri yaparken lafı uzatmanın anlamı yok. Mikrofon delikanlılığını artık bırakın ve gereği yapın" dedi.

Akşener'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

İDLİB’DE 5 ASKERİN HAYATINI KAYBETMESİ

"Maalesef yeni haftaya yeni bir acıyla girdik. İdlib'teki saldırıda 5 Mehmedimizi şehit verdik. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. İktidara ülkemizi soktuğunuz Suriye bataklığında mehmedim can veriyor, siz daha ne bekliyorsunuz?"

"Devletin sözüne inanmak zorundayız ancak bu inancımız tahammül sınırlarını zorlayan bir noktaya geldiğimiz gerçeğini ortadan kaldırmıyor."

“MİKROFON DELİKANLILIĞINI ARTIK BIRAKIN”

*Evet, artık tahammülüz kalmadı. Bu iş öyle açıklamayla falan olmaz, ülkemizi soktuğunuz Suriye bataklığında Mehmedimiz can veriyor. Siz nasıl daha neyi bekliyorsunuz?

*Diplomasi seçeneği elbette kıyıda durmalı ama Mehmedim toprağa düşerken ve bunu bir devletin askeri yaparken lafı uzatmanın anlamı yok. Mikrofon delikanlılığını artık bırakın ve gereğini yapın.

SABİHA GÖKÇEN’DEKİ UÇAK KAZASI

"Gösterilmesi gereken dikkatin gösterilmediğinden bahsediyorlar. Henüz aydınlığa kavuşmamış sorumsuzluklara dair iddialar var. İnsan hatalarından söz ediliyor. Sabiha Gökçen'de yıllardır bitirilemeyen ikinci piste, sayın bakanın tabiriyle yorgun piste dikkat çekiliyor. Biliyorsunuz İstanbul'da kaza yapan uçaktan hemen önce aynı piste inecekken vazgeçen uçaklardan birinde ben vardım. Detaylı bir inceleme yapılması gerekir ama yapılmıyor. Uçak pist dışına çıkıyor yardım için gelen özel harekat ekibi çukura düşüyor. Yeteri kadar ambulans gelmiyor yaralılar yolcu otobüsüyle hastaneye götürülüyor. İktidara soruyorum; Allah aşkına biz ne zaman bu kadar ciddiyetsiz bir ülke haline geldik? Bu beceriksizlik benim uykularımı kaçıyor, siz nasıl oluyor da her şey yolundaymış gibi davranabiliyorsunuz? Partime ve bana karşı tehditlerinizden korkmadım ama bu vurdum duymazlık beni korkutuyor."

ÇİNDEKİ VİRÜS SALGINI

"Olası bir salgında sağlık çalışanlarımız ne yapacaklarını biliyor mu? Rusya, ABD aşı geliştiriliyor. Türkiye'de herhangi bir kurum bu senaryoya karşı bir önlem alıyor mu? Sorduk ne önlem aldınız dedik, yolcuları termal kamerayla kontrol ediyoruz dediler. Ateşi olmayan geçip gidiyor. Bu virüsün kuluçka dönemi 14 gün. Sağlam geçen biri 10 gün sonra fenalaşabilir. Önlem dediğiniz bu mu? Olası bir salgında hangi bölgelere çadır hastaneler kurulacak? Bunların planları var mı? Ölümcül virüslere karşı dut pekmezi yemek tedbir değildir."

"(Erdoğan'a) İstersen Mersin'den Mısıra köprü projesi getir onu tartışalım; istersen damadının dediği Ankara'dan aya duble yolu getir onu tartışalım ama önce milletin canını güvence altına alalım."

ERDOĞAN'A ALBAYRAK VE PAKDEMİRLİ TEPKİSİ

" Tarımı batan bir adamı bakan yaptı. Konuyla ilgili en ufak bir bilgisi olamayan damadını bakan yaptı. Yetmedi bu arkadaşları tüm başarısızlıklarına rağmen yerinde tutuyor. Neden rahatlar biliyor musunuz? Türkiye kaybedince o paralar ceplerinden çıkmıyor. Türkiye borca batmış umurlarında değil. Damat beşinci kez hedef tutturamamış umurlarında değil. Damat Bey şans eseri özel bir şirkette finanstan sorumlu genel müdür yardımcısı olsaydı ve bir sunum yapsaydı şirketi gelecek yıl yüzde 50 büyüteceğim deseydi bir yıl sonra da dediği ne varsa tersi olsaydı damat beyi o koltukta oturturlar mıydı? Damat bey enflasyon düşecek dedi o kadar kurcalamasına rağmen yüzde 12'ye çıktı. Sayın Erdoğan damadını çok beğeniyorsan git bir şirket kur, gönder damadını başına onu batırsın. Milletin rızkıyla daha fazla oyun oynatma. Ya damadını görevden alır ya da bu millet seni de damadınla birlikte kapının önüne koyar bilesin. Söylemedi demeyesin."

İLKER BAŞBUĞ'UN BAŞLATTIĞI 'FETÖ'NÜN SİYASİ AYAĞI' TARTIŞMASI

*Sayın Erdoğan ile sayın Başbuğ arasında yaşanan tartışmayı biliyorsunuz. Bu tartışma FETÖ ile mücadele edenlere mi yoksa bizzat FETÖ’ye mi yarıyor bu sorunun cevabının peşindeyiz biz. Kendileri dışında FETÖ’cü ilan eden AK Parti ve Küçük ortak bütün önergelerimizi reddetti.

*İlker Başbuğ, askerlerin sivil mahkemede yargılanması kararının bizzat FETÖ tarafından talep edildiğini söyledi. O sözler bir yorum değil bir durum tespitiydi. Sayın Erdoğan, ‘Kandırıldık. Önce Allah sonra milletim bizi affetsin’ demişti.

*İhtiyacımız olan FETÖ’yi sevindirecek kavgalar değil siyasi ayağını ortaya çıkarıp temizlemektir. Bir kere daha çağrı yapıyorum, siz bir önerge verin ‘FETÖ’nün siyasi ayağını araştıralım’ biz kabul edelim.

*Bir baba, ‘çocuklarım aç diyip’ kendini ateşe verdi. Çıkıp dediler ki ‘Açlıktan kimse kendisini yakmaz. Yoksa Afrika’da insan kalmazdı’. Ar damarı çatlamışların artık Türkiye’ye verecek bir şeyi kalmadı.

Güncelleme Tarihi: 11 Şubat 2020, 15:03

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER