Akşener'den Moskova'ya giden Erdoğan'a: Ayaklarına gidip teşekkür ettin, yazıklar olsun

Akşener, Moskova'ya giden Erdoğan'ın tutumuna tepki gösterdi

Akşener'den Moskova'ya giden Erdoğan'a: Ayaklarına gidip teşekkür ettin, yazıklar olsun

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, İdlib krizi için Moskova'da ağırladığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk heyetini, diplomatik teamüllere aykırı olarak 2 dakika boyunca bekletmesine tepki gösterdi.

Mutabakata ilişkin olarak, "Soçi'ye uymayan Rusya ve Esad oldu, görüşme talebini yapan biz olduk. Moskova'da kazanan Rusya ve Esad oldu geri adım atan biz olduk" değerlendirmesinde bulunan Akşener, söz konusu görüntülerle ilgili olarak da şunları kaydetti:

"Biz Türkler tarihimizde çok savaşlar kaybettik ama onurumuzu hiçbir kapıda bırakmadık. Gittin, kapılarda bekletilmeye razı olup üstüne bir de kabul edildiğiniz için Putin'e teşekkür ettin. Dostun Putin kapıda beklemeni bütün herkese gösterip bizi rezil etti. Onlar sana kapı önünde beklemeyi layık gördü, sen ayaklarına gidip onlara nasıl teşekkür edebildin? Yazıklar olsun."

Öte yandan Akşener, tutuklanan Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu, Yeniçağ yazarı Murat Ağırel, Yeni Yaşan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik, Yeni Yaşan Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser'in MİT mensubunun cenazesine ilişkin haberleri nedeniyle tutuklanmasını sert bir dille tepki gösterdi. Akşener, "Madem şehit istihbaratçımızın cenazesi gizliydi neden siyasi parti temsilcileri davet edildi? İlla ki soruşturacaksanız gizli kalması gerektiğine inandığınız o cenaze töreninden bilgi sızdıranları soruşturun. Bu açıklara göz yumduktan sonra haberi yapan gazetecileri hapse göndermek kolay. Üstelik bunu FETÖ'cü yöntemiyle yapmak en kolayı" sözlerini kaydetti. 

Akşener'in açıklaması şööyle: 

Aziz milletim, değerli milletvekilleri, sevgili gençler ve kıymetli basın mensupları, sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Grup toplantımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

 Biliyorsunuz Pazar günü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ydü. Maalesef son zamanlarda, Türkiye'de kadın olmak iyice zorlaştı. Oysa kadın, kültürümüzde, tarihimizde o kadar önemlidir ki… Türklerde kadın, toplumun direğidir. Türklerde kadın, töredir, öğretendir, kadını da erkeği de yetiştirendir. Türklerde kadın, akıldır, sağ duyudur, toplumsal hafızadır. Türklerde kadın, devlettir. Türklerde kadın, Kadın'dır.

Türk devletleri, kadını baş tacı yaptığı zaman yükselir, kadının değerini bilmediğinde yıkılır. Çünkü Türkler, kadınlarıyla yükselir, kadınlarıyla yücelir. Kadim tarihimiz buna şahittir. Milli mücadele böyledir, Cumhuriyet'in ilk yılları böyledir. Bizler biliriz ki;  kadın olursa Türk büyür, kadın ölürse Türk ölür. Kültürümüz, tarihimiz böyleyken, bugün Türkiye'de kadın evine hapisse, Türkiye geriliyor demektir.  Bugün Türkiye'de kadına şiddet varsa, Türkiye düşüyor demektir. Bugün Türkiye'de kadın ölüyorsa, Türkiye ölüyor demektir.

Biz, İyi Parti olarak buna izin vermeyeceğiz. Bize göre, geleceğin mutlu, zengin ve güçlü Türkiye’si, Türk kadınının yükselmesi ile mümkündür. O nedenle, kadınımızın her türlü toplumsal dayatmadan kurtulmuş,  güçlü, özgür ve mutlu olduğu bir Türkiye’yi kurana kadar, yılmadan çalışmaya devam edeceğiz.

Bu vesileyle kadınlarımıza sesleniyorum; gönül verdiğiniz siyasi parti ne olursa olsun, Türkiye’nin neresinden olursanız olun, bilin ki; İyi Parti'nin kapıları dertlerinizi dinlemek, onlara çözüm bulmak için ardına kadar açıktır. Her zaman da açık olacaktır. Bu,  İyi Parti adına tüm kadınlarımıza sözümdür. Ülkemizin tüm kadınlarına selam olsun! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun!

Dava Arkadaşlarım, acı dolu bir haftayı geride bıraktık. Kahraman askerlerimizi toprağa verdik. Doğudan batıya, kuzeyden güneye, ülkemizin her köşesinde,  milletimizin tek vücut olarak yaşadığı bu büyük acıyı kalbimize gömdük.

Bu süreçte ümit ettik ki; yaşanan felaketlerden ders çıkarılsın. Ümit ettik ki ortak akıl devreye girsin, devleti yönetenler akıllarını başlarına alsın. Ümit ettik ki; yönettikleri devletin kendi şirketleri olmadığını,  Türk milletinin devleti olduğunu hatırlasınlar. Ümit ettik ki milletimizin kendilerine verdiği siyasi kredinin sorumluluğunu hissetsinler. Ama olmadı. Yine olmadı…

Mehmetçik İdlib’de vatanı için canını ortaya koydu ama bırakın ülkemizi uçurumun kıyısına getiren hatalardan ders çıkarmayı, Sayın Erdoğan’ın yeni hatalara, yeni beceriksizliklere yelken açtığını gördük.

Çünkü Sayın Erdoğan bilmez ki Mehmetçik canını ortaya her koyduğunda; aynı zamanda, anasının, babasının canını da, yolunu gözleyen nişanlısının, eşinin, sevdiğinin canını da, geride bıraktığı çocuklarının canını da ortaya koyar. Çünkü Sayın Erdoğan bilmez ki Mehmetçik son nefesini verdiğinde, geride kalanların nefesleri de düğümlenir. Bir evladımızın değil, koskoca bir ailenin nefesi durur. Çünkü Sayın Erdoğan bilmez ki devlete baş olanın, Mehmetçiği evladı bilmesi,  bu bilinçle hareket etmesi gerekir.

Eğer Sayın Erdoğan bunları bilseydi, eğer bunlar, Sayın Erdoğan’ın umurunda olsaydı evlatlarımızı yitirdikten iki gün sonra gülebilir miydi? Evlatlarımızı yitirdikten iki gün sonra şaka yapabilir miydi?

Yol arkadaşlarım İdlib operasyonu boyunca devam eden bu cahillik Putin ziyaretinde bir kez daha kendini gösterdi. Soçi mutabakatına uymayan Rusya ve Esad oldu, görüşme talep eden biz olduk. Askerimizi şehit eden Rusya ve Esad oldu, Putin’in ayağına giden biz olduk. Moskova’da kazanan Rusya ve Esad oldu. Geri adım atan biz olduk.

Sayın Erdoğan, Biz Türkler, tarihimizde çok savaşlar kaybettik, ama onurumuzu hiçbir kapıda bırakmadık. Yedi iklime hakim imparatorluklar kaybettik, ama onurumuzu hiçbir kapıda bırakmadık. 600 yıllık devletimizi kaybettik, ama onurumuzu hiçbir kapıda bırakmadık.

Bu sayede, tarih boyunca kaybettiklerimizin yerine, yenilerini koyabildik. Bu sayede, yeni bir cumhuriyet kurup, tarihi misyonumuza devam edebildik. İşte bu nedenle, Rusya’ya giderken, milletçe senden tek bir beklentimiz vardı. O da vatanı için canını ortaya koyan Mehmetçik kadar, cesur ve onurlu olmandı. Onurumuzu kapılarda bırakmamandı…

Sense gittin, o cesaretin, o onurun, onda birini masa başında gösteremedin. Gittin, kapılarda bekletilmeye razı olup, üstüne bir de ‘Kabul edildiğiniz’ için teşekkür ettin. Dostun Putin, kapı önünde bekleme görüntülerinizi Rus medyasına servis edip, bizi rezil etti. Sense gittin, onurumuzu kapılarda bıraktın, geldin. Sayın Erdoğan, Hani itibardan tasarruf olmazdı? Koca bir milletin itibarının ayaklar altına alınmasına nasıl müsaade ettin? Onlar sana kapı önünde beklemeyi layık gördü. Sen ayaklarına gidip, bir de utanmadan onlara nasıl teşekkür edebildin? Bu büyük milleti yine utandırdın Sayın Erdoğan. Yazıklar olsun!

Güncelleme Tarihi: 10 Mart 2020, 11:44

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER