Seçimler yaklaşırken

Abone Ol

AKP fütursuz bir şekilde emekçiler üzerine saldırmaya devam ediyor.

AKP’nin halkın üzerine karabasan gibi çöken ideologları, kalemşörleri, R. Tayyip Erdoğan’ın “akıl hocaları” acıyı şekerle bulayarak sunuyorlar.

Anlaşılan o ki yine R. Tayyip Erdoğan seçimlerde Türkiye’nin sorunlarını adı ile çağıracak ama çözüm noktasında oyalama taktiği ile yine Kürt sorunu, Alevi sorunu, faili meçhul cinayetler, Hrant Dink davası gibi birçok sorunu çözmek yerine, gündemine ve söylemine alıp etkisizleştirecek.

Bitlis'in Mutki İlçesi'nde yapılan kazılar sonucu bulunan cesetlere ilişkin Jandarma Genel Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada bölgede mezarların olduğu doğrulanırken çatışmalarda hayatını kaybeden PKK’lilerin topluca gömüldüğü açıklandı. Daha dün faili meçhul cinayetler üzerine gideceğini söyleyen başbakan bakalım ortaya çıkan toplu mezarlarla ilgili ne yapacak.

CHP’li Süheyl Batum’un orduya yönelik kâğıttan kaplan sözlerine Tayyip yüklenirken, Kılıçdaroğlu da o defter artık kapandı diyor.

Başbakan’a sormak gerek demokratik özerklik ve iki dilli hayat tartışmaları üzerine yapılan Genelkurmay Başkanlığı açıklamasına neden ses çıkarmadınız? Eğer darbeci zihniyete karşı iseniz TSK’ ya darbe yetkisi veren iç hizmet yasasının 35'inci maddesini hemen şimdi kaldırın.

Dünyada şekillenen yeni muhafazakâr zihniyetin Türkiye temsilcisi AKP’den de Türkiye’nin bu türden sorunlarını layıkıyla çözmesini beklemek ne kadar doğru olur?

Artık uzun cümleler kurmaya gerek yok. Aşikâr olanı açmaya da gerek yok.

AKP toplum için bir tehlikedir. Ama tehlikede olan Kemalistler değil, kendini laik sananlar değil, yoksullar, işsizler, evsizlerdir.

Onlar OSTİM’de, tersanede, kot taşlamada, tarlada, ekmek parası için ölümü göze alarak çalışan emekçilerdir.

AKP’ye karşı yürütülecek muhalefet için uzun vadeli, ısrarlı, kararlı ve tutarlı bir siyaseti, adım adım örerek gerçekleştirmek gerekir.

Bunu yapacak olan hâlâ Kürt sorununu ağzına almayan, Alevilerin sorunlarını dile getirme iradesini bile ortaya koyamayan, ekonomi politikalarında Et Balık Kurumu ve birkaç Keynesyen dönemden kalmış sosyal ekonomik söylemle yetinerek, özünde AKP gibi Kemal Derviş Politikalarına bağlı kalacak olan bir CHP mi?

Hadi oradan dediğinizi duyar gibiyim.

Küresel kapitalizmden mağdur olanların, ötekileştirilenlerin, Alevilerin, Kürtlerin, çalışanların, işsizlerin, kadınların, gençlerin sesi olabilecek bir seçenek önümüzdeki seçimlerde bu topluma kendini göstermelidir.

Hayır, başka bir seçenek var denilebilmelidir.

Bunu yaratacak olan ise eşitlikçi, özgürlükçü, adaletten yana bir sol zihniyet olabilir.

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }