Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde kadına işkence iddiası

Harmandalı Gönderme Merkezi'nde bir kadının zorla sınır dışı edilmek istendiği ve işkenceye uğradığı iddia edildi

İzmir’deki Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde bir kadına işkence edildiği iddiasıyla Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Savcılık, soruşturma başlattı.

‘ZORLA SINIR DIŞI ETMEYE ÇALIŞTILAR’ 

İzmir Barosu Göç ve İltica Komisyonu’na Haziran ayında Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde işkence, ayrımcılık ve kötü muamele yapıldığı yönünde bir ihbar ulaştı. Komisyon üyesi avukatlar Ayşegül Karpuz ve Gizem Metindağ ile İzmir Barosu İnsan Hakları Merkezi üyesi avukatlar Volkan Gültekin ve Ufuk Göncü geri gönderme merkezine gitti. Avukatlar, merkezde işkence ve kötü muameleye uğrayan kadınla görüştü. Kadının anlattıklarını ve gözlemlerini tutanak haline getirdi ve kadının anlatımlarına ilişkin Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılığa verilen dilekçeye Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi’nden alınan adli muayene raporu da eklendi. Suç duyurusu sonrası, savcılık soruşturma başlattı.

Tutanakta şu ifadeler yer aldı: “Güvenlik görevlileri, kadının bileklerine tırnaklarını geçirdi. Yine bindirildiği arabada jandarma, kadına yumruk, tokat attı. İzmir- İstanbul yolcuğu boyunca kadına yemek verilmedi. İstanbul’dan sınır dışı edileceği uçakta en son kıyafetlerini çıkararak sınır dışına gönderilmeye direndi. Bu nedenle pilot uçağı kaldırmadı. Bu sayede sınır dışından kurtuldu ve geri İzmir Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’ne gönderildi.”

Avukatlar, işkence edilen kadının kız kardeşinin de işkence izlerine tanık olduğunu belirtti.

Suç duyurusundaki raporda bulunan detaylar şöyle:

-Sağ bacakta 2 cm’lik darp
-Sol omuzda darp izleri
-Sırtta iz

Bianet’ten Evrim Kepenek‘e konuşan ve ismi güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan kadın yaşanan süreci, “Beni zorla sınır dışı etmeye çalıştılar. Kaldığım odaya geldiler, jandarma ve güvenlik görevlileri beni darp etti. Boğazımı sıktı, saçımı çekti, bileklerime tırnaklarını geçirdiler. Anne ve babam ülkemde gözlerim önünde öldürüldü, beni oraya gönderirseniz beni de öldürürler dedim. Dinlemediler. Dövmeye devam ettiler. Suratıma tükürdü. ‘Kokuyorsunuz pis Afrikalı’ dedi” sözleriyle anlattı.

HAK İHLALLERİ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINMIŞTI 

Mayıs 2017’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili olan Bedia Özgökçe Ertan, konun araştırılması için Meclis araştırılması yapılmasını istedi. Mayıs 2019’da ise merkezde inceleme yapan İzmir Barosu’na bağlı sekiz avukat ve bir tercüman alıkonuldu. Avukatların ve tercümanın görevlerini yapmalarının engellendiği ortaya çıktı. Aynı dönemlerde, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde; avukatların ve yabancıların dilekçelerinin kayda alınmadığı, yazılı başvurulara cevap verilmediği, dilekçelerin yırtıldığı, avukatların özel güvenlik görevlileri ile muhatap bırakılarak bina içerisinde kamu personeline ulaşmakta güçlük çektikleri basına yansıdı. Bu kez durumu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili Murat Bakan Meclis gündemine taşıdı.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun Aralık 2018’de yayımladığı İzmir Harmandalı Geri Gönderme Merkezi ziyareti raporunu hatırlatan avukat Ayşegül Karpuz, raporda da jandarma ve güvenlik görevlilerinin işkencelerinin tespit edildiğini hatırlattı. Karpuz, merkezde hiç bir iyileşme yapılmadığına dikkat çekti.

Raporda öne çıkanlar şöyle:

-Merkezde hayatını kaybeden kimsenin olmadığı, işkence ve kötü muamele iddiası veya şüphesi durumunda ilgili kolluk ve savcılık birimlerine haber verilerek resmi işlem başlatıldığı, ziyaret tarihine kadar Merkezde yaşanan ve ilgililere bildirilen altı adet adli vaka olduğu belirtildi.

-Ziyaret sırasındaki görüşmede ise güvenlik görevlisi tarafından darp edildiğini beyan eden iki yabancı kadının darp cebir raporlarının aldırılarak gerekli adli ve idari sürecin başlatıldığı ifade edildi.

-Merkezde yalnızca bir psikolog bulunmasının ihtiyaçlara cevap veremediği; özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilere “Psikologla görüştünüz mü?” sorusu yöneltildiğinde pek çok kişinin psikologla görüşmediği ve çoğunun psikoloğun varlığından haberdar olmadıkları vurgulandı.

-Özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilerce dilekçe ile yapılan müracaatlara ortalama 1-2 hafta içerisinde geri dönüş yapıldığı, özgürlüğünden mahrum bırakılan kişiler hakkındabugüne kadar cezai, disiplin ve benzeri işlemler yürütülmediği, 1 Ocak 2018 tarihinden ziyaret günü olan 25 Mayıs 2018 tarihine kadar 350 YTS şüphelisine işlem yapıldığı ve bunlardan 91’i hakkında sınır dışı etme kararı verildiği, sınır dışı ve idari gözetim kararlarına ilişkin Merkezin hizmet vermeye başlamasından ziyaret gününe kadar toplam 702 dava açıldığı ve bu davalardan 61’inin idare aleyhine sonuçlandığı belirtildi.

-Özgürlüğünden mahrum bırakılanlara, her öğünden sonra 30’ar dakikadan 3 kez olmak üzere toplam 90 dakika temiz havadan faydalanma imkânı sunulduğu, aileler ve çocukların hava şartlarına göre gün boyu dış oyun alanı ve havalandırma imkânından faydalanabildiği, ancak Merkez idaresinin sunduğu açık havadan yararlanma ve sosyal etkinliklerden faydalanma gibi hizmetlerin sunumundan özgürlüğünden mahrum bırakılanların memnun olmadıkları, açık havadan faydalanma sürelerin özel güvenlik refakatinde gidiş-geliş, ibadet gerçekleştirme, kantine gitme gibi nedenlerle kısıtlanabildiği, 30’ar dakikalık sürelerin 10-15 dakikalara kadar inebildiği vurgulandı.
 

YORUMLAR