Demirtaş: Erdoğan uzun süre önce seçim kaybetmeye başladı, ancak bunu kabullenme konusunda sorun yaşıyor

HDP
Demirtaş, seçim gündemini yurt dışından kanallara değerlendirdi

HDP cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, Fransız-Alman ortak televizyonu ARTE'nin sorularını yanıtladı.

Demirtaş'ın ropörtajı şöyle:

19 aydır cezaevindesiniz, tutukluluk koşullarınız nasıl?

Türkiye’de cezaevi koşulları hiç iyi olmadı aslında ve OHAL’le birlikte iyice kötüleşti. F Tipi cezaevlerinin mimari yapısı ve işleyişi zaten tecrit demek. Milletvekili arkadaşım Abdullah Zeydan’la birlikte hücrede iki kişiyiz. 1,5 senedir buradayım ve cezaevindeki başka mahkumları uzaktan dahi görmedim. İmkanlarımız çok kısıtlı. Yine de bana yönelik nezaket dışı bir tutum olmadığını söyleyebilirim. Ama diğer tutukluların ve mahkumların koşulları pek iç açıcı değil, ciddi hak ihlali duyumları geliyor.

Cumhurbaşkanı adaylığınızın kararı nasıl verildi?

2014’te de cumhurbaşkanı adayı olmamdan dolayı alınan baskın seçim kararının hemen ardından partim Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda fikrimi sordu. Halkta da bu yönlü beklentinin olmasından dolayı cezaevinde bile olsa bu görevi kabul etmem gerektiğini düşünüp aday oldum.

Sizce neden erken seçim kararı verildi?

AKP ve Erdoğan’ın kredisi halkın nazarında her geçen gün eriyor. Ancak kararın ardındaki temel nedenlerden biri de ekonomide tehlike çanlarının çalıyor olması. Biliyorsunuz bu seçimlerle birlikte aslında bir sistem değişikliği gerçekleşiyor. İşte Erdoğan, ekonomi dibe vurmadan önce bu yeni sistemin aşırı yetkilerle donattığı Cumhurbaşkanı olarak seçilmenin ve ülkenin tüm kontrolünü ele geçirmenin peşinde.

Tutuklu bir cumhurbaşkanı adayı olmanızın oy oranınızda olumlu bir etki yapacağını düşünüyor musunuz?

Bu, ayağınıza pranga takıp daha hızlı koşabileceğinizi düşünmekle aynı şey. Ben dışarıda olup seçmenlere sözlerimi doğrudan ulaştırabilsem, cezaevinde olmamın getireceği sempati oylarının kat be kat aşan oylar alırım.

HDP’nin seçim kampanyası nasıl yürüyecek?

Medya kanalları birkaç istisna dışında kendisine kapatılmış bir partidir HDP. Üstelik uzun süredir bu böyle. Bu nedenle HDP seçim kampanyasını azami ölçüde yüz yüze ve nerede olursa olsun seçmenle bir araya gelme perspektifi üzerinden gerçekleştiriyor. Sosyal medya kanallarını etkili bir şekilde kullanmaya çalışıyor. İmkansızlıklarla zoru başarmaya çalışıyor. Daha önce bunu başardı, eminim yine başaracaktır.

Kürt seçmenlerin çoğunluğundan oy alacağınızı düşünüyor musunuz?

Evet, alacağız, hem sadece Kürtlerden değil toplumun diğer kesimlerinden de alacağız. Çünkü AKP’den büyük bir kopuş var. Özellikle Kürtler AKP’nin gerçek yüzünü çok acı deneyimler yaşayarak gördü. Irkçı bir partiyle ittifak yaparak seçime giden AKP, Kürtlerin desteğini kaybetti. Bunu 24 Haziran’da sandıkta göreceğiz. Ama genel olarak OHAL altında seçimlere gidiliyor olması ve son alınan sandık taşıma kararları özellikle Kürt illerinde AKP’nin seçim sonuçlarını şimdiden dizayn etme peşinde olduğunu gösteriyor. HDP ve diğer muhalefet partileri sandığın korunması konusunda gerekli tedbirleri mutlaka alacak ve seçmen iradesinin güvence altına alınmasını sağlayacaktır.

HDP olarak geçmişte hangi siyasi hataları yaptığınızı düşünüyorsunuz?

Barış sürecinin sona ermesi ve sonrasında Kürt illerinin yerle bir edilmesiyle sonuçlanan olaylar konusunda daha fazla inisiyatif alabilirdik. Özellikle ablukaların devam ettiği dönemde diyalogla sorunların çözümü için, yıkımın bu kadar ağır olmaması için mutlaka daha cesur siyasi hamleler ve girişimler yapabilmeliydik.

Programınız nedir ? Nasıl bir Türkiye istiyorsunuz?

Türkiye’nin çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı, çok dilli çoğulcu yapısını kapsayan bütünlüklü bir demokrasi programına ihtiyacı var. Bizim programımız da bunu vadediyor. Toplumun tüm kesimlerini, yurttaşların temel haklarını güvence altına alan; özgürlüklerin, eşitliğin, yargı bağımsızlığının, kadın özgürlüğünün ve çevre haklarından hayvan haklarına kadar her özgürlük alanının güvencesi olacak bir anayasanın yapım sürecini destekleyeceğiz. Programımız parlamenter yönetimi demokratikleştirme, yerel yönetimleri güçlendirme hedefine sahip. Üretime dayalı bir ekonomi programı ile istihdamı arttırıp, dışarıdan sıcak paraya bağımlı şişirilmiş ekonomiyi sağlıklı hale getireceğiz. Hem içeride hem dışarıda mutlak bir barış politikası izleyeceğiz. Türkiye’nin temel sorunu olan Kürt sorununu barışçıl yöntemlerle çözeceğiz. AB’ye tam üyelik sürecini ve müzakereleri hızlandırıp Türkiye’yi AB’ye eşit üye yapacağız.

CHP ve İyi Parti sizin için tahliye çağrıları yaptı bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Elbette olumlu buluyorum. Ancak bu, bir aday olarak cezaevinde olmamın seçimlere gölge düşürdüğü gerçeğini değiştirmiyor.

Seçim ikinci tura kalırsa muhalefet partilerine ittifak çağrısı yapmayı düşünüyorsunuz?

Bunu zamanı geldiğinde düşüneceğiz. Seçimin nasıl bir sonuçla ikinci tura kalacağına bağlı her şey. Ancak ilkelerimiz çerçevesinde bize verilecek her oyu ilk veya ikinci turda kesinlikle demokratik bir Türkiye’nin ve barışın kazanması için siyasete dönüştüreceğiz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu seçimleri kaybedebilir mi? Kaybederse de iktidardan vazgeçmeyi kabul eder mi?

Erdoğan, 7 Haziran 2015’te seçimleri kaybetti, ama sonuçları kabul etmeyip yeniden seçim kararı aldı. Erdoğan 16 Nisan 2016 referandumunu da aslında kaybetmişti, fakat Yüksek Seçim Kurulu eliyle kıl payı “kazandı”. Yani Erdoğan uzun süre önce seçim kaybetmeye başladı, ancak bunu kabullenme konusunda sorun yaşıyor. Fakat zamanı doldu. Sonuçlarına saygı duymayacağı bir seçim yok önümüzde. O da bunu biliyor ve saygı duyacağını düşünüyorum.

YORUMLAR