Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, partisinin Diyarbakır’da gerçekleştirilen toplantısına katıldı.

Toplantıda, Diyarbakır, Batman, Urfa, Siirt, Bitlis, Antep, Kilis, Malatya, Elazığ, Muş, Adıyaman, Şırnak il teşkilatları başkanları ve üyeleri yer aldı.

 “Türk ve Kürt kardeştir, ABD kalleştir” diyen Sarıgül, “Kürt kardeşimin derdi, ABD’nin umurunda bile değil, iç barışı bozan, kutuplaşma oluşturan, gerginliğe neden olan bütün sorunlarımızı çözmemiz lazım. Türkiye’de çözmemiz lazım. Bu topraklarda çözmemiz lazım. Bu sorunlar, yıllarca çözemediğimiz için Türkiye sınırlarını aştı, dış ülkelerin ilgi ve etki alanına girdi" diye konuştu.

"'KÜRT SORUNU YOKTUR’ DEMEKLE MESELE HALLOLMUYOR"

"Diyarbakır’daki Kürt kardeşimin derdi inanın ABD’nin umurunda bile değil, ABD’nin derdi İsrail’i bu bölgede rahat ettirmek" diyen Sarıgül, "ABD alacağını alır, yapacağını yapar, geride kaos, geride kan, geride gözyaşı bırakır. Türk ve Kürt kardeştir, ABD kalleştir. Ayıdan post ABD’den dost olmaz. ABD ipiyle kuyuya inenler hep kuyuda kaldı. Birçok devlet, birçok örgüt, birçok siyasetçi bunu yaşadı. Bu sorunu çözecek olan Türkler ve Kürtlerdir. Türk ve Kürt kardeştir, ABD kalleştir. ‘Kürt sorunu yoktur’ demekle mesele hallolmuyor. Kürt vatandaşlarımız, 'sorun var' diyorsa sorun vardır. Alevi vatandaşlarımız, ayrımcılığa uğruyoruz diyorsa ayrımcılık vardır. Bu sorunu çözecek olan Alevi ve Sünnilerdir. Sorunun çözüm yeri Türkiye’dir" şeklinde konuştu.

Bu soruna Avrupa ülkelerinin ilgi göstermesi kimseyi yanıltmasın ifadelerinde bulunan Sarıgül, şu ifadeleri kullandı:

"Alevi vatandaşımın sorunu onların umurunda bile değil, onların derdi Türkiye’nin içini bozmak. Avrupa Türkleri ve Müslümanları istemiyor. Mülteci sorunu ve son yaşanan olaylar gösterdi ki Avrupa Türkleri ve Müslümanları istemiyor. Alevi- Sünni, Kürt-Türk, laik-antilaik, bu topraklarda birlikte yaşamak zorundayız. Bizim birbirimize ihtiyacımız var ve bizim bizden başka dostumuz yok. Bu ülke hepimizin ve bu ülke hepimize yeter.”

“BİR TÜRK NASIL TÜRK GİBİ YAŞIYORSA, BİR KÜRT DE KÜRT GİBİ YAŞASIN”

Her vatandaşın özgürce kimliğini ifade edebilmesi gerektiğini söyleyen Sarıgül, “Bir Türk vatandaşı nasıl Türk gibi yaşıyorsa, bir Kürt vatandaşının da Kürt gibi yaşamasının kime ne zararı var? Bir Alevi vatandaşımız, Alevi gibi yaşamak istiyorsa bunun kime ne zararı var? Bir Süryani vatandaşımız, Süryani gibi yaşamak istiyorsa bunun kime ne zararı var? Bırakın, herkes kendi kimliğini serbestçe ifade etsin. Bırakın herkes, kendi inanç, kültür ve geleneklerine göre yaşasın. Bırakın herkes, düşüncesini, özgürce dile getirsin” diye konuştu.

Babacan'dan Erdoğan'a Boğaziçi davası tepkisi Babacan'dan Erdoğan'a Boğaziçi davası tepkisi

"PARTİ KAPATMANIN KARŞISINDAYIZ"

Sarıgül, HDP'nin kapatılması istemiyle açılan davaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Dünkü dostları HDP'ye bugün düşman oldular. Herkesin de onlara düşmanlık etmesini istiyorlar. Selahattin Demirtaş, Sayın Erdoğan'a, ‘Seni başkan yaptırmayacağız' demeseydi bugün dışarıdaydı. Demirtaş'ın Türkiye siyaseti yapması birilerini rahatsız etti. Siyaseten içeride tutuyorlar. Hukuku siyasete alet ediyorlar. Devletin istediği şartları yerine getirerek seçime girmiş ve kazanmış başkanların yerine kayyum atadılar. Millet iradesini hiçe saydılar. Şimdi HDP'yi kapatmak istiyorlar. Türkiye Değişim Partisi olarak parti kapatmanın karşısındayız. Suç işleyen kimse cezayı ona verelim. Milyonların oy verdiği bir partiyi yok etmeyelim diyoruz.

Sarıgül, “Ülkeyi yönetenlerin, iktidarlarını koruyabilmek için, devletin bütün imkânlarını kullanacak kadar gözlerinin karardığı anlaşılıyor. HDP'li belediyelere kayyum atamaları, HDP'yi kapatmaya çalışmaları, Ekrem İmamoğlu'na ceza vermeleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne kayyum atama niyetleri bu gözü kararmışlığı gösteriyor. Ülkemizi korku ve kaygı ortamına sokarak iktidarda kalmak istiyorlar. Ama şunu unutuyorlar; iktidarda kalmak için haksızlık yapanlar hep yenildiler. Bunlar da yenilecekler” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Rudaw