Selçuk Mızraklı’dan Demirtaş paylaşımı Selçuk Mızraklı’dan Demirtaş paylaşımı

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar Hatay’da çeşitli ziyaretler gerçekleştirdi.

Bir yurttaşın “Seçimlerde millet ittifakıyla birliktelik sağlayacak mıyız? İstanbul ve Ankara Belediye seçimlerindeki gibi birlik olacak mıyız?” sorusuna Sancar, “Bizler de bunun için uğraşıyoruz. Doğrudan bir müzakere ile bu iktidarı göndermeye gidelim diyoruz. Bu şekilde yüzde 60-70 oranını buluruz” yanıtını verdi.

Ziyaretlerinin ikinci gününde Samandağ esnafı ve yurttaşlarıyla bir araya gelen Sancar’a HDP milletvekilleri Tülay Hatimoğuları ve Fatma Kurtulan’a da eşlik etti.

SANCAR'A 'SABIR İNCİRİ'

Samandağlıların sorunlarını dinleyen Sancar’a esnaf pek çok ikramda bulundu.

Bir esnafın Sancar’a ikram ettiği incir üzerine ilginç bir diyalog yaşandı. Uzatılan incirinin isminin ‘sabır inciri’ olduğunu söyleyen HDP Hatay Milletvekili Tülay Hatimoğulları’na Sancar, “Bu dönemde en çok ihtiyacımız olan şey” yanıtını verdi.

Sancar’ın esnafla konuşmalarında öne çıkan başlıklar ise ekonomik sorunlar ve seçimler oldu. Sancar’a seçim ne zaman sorusunu soran bir yurttaşa Sancar, “Seçimin uzak ya da yakın olması bizim için fark etmez. Önemli olan birliği yaratmak. Demokrasi ittifakıyla bu birliği büyüteceğiz” yanıtını verdi.

Bir yurttaş bir çuval şekerin bin lira üzerinde olduğunu söyleyerek, “Artık bir şeker almak için bizim için imkansız hala geldi. Artık bu ekonomik koşullarla yaşamak istemiyoruz. Hayatımızı geçindirmek için insan gibi çalışmak ve yaşamak istiyoruz” dedi.

Ekonominin çok kötü olduğunu söyleyen ve iktidarın ne zaman gideceğini soran bir başka yurttaşa da Sancar, “Sizler umudunuzu yitirmeyin. Bizler de Türkiye’de sıkıntıların bitmesi için mücadele ediyoruz. Birliği büyütmemiz lazım” karşılığını verdi.

'MİLLET İTTİFAKI İLE YÜZDE 60-70'İ BULURUZ'

Esnaf ziyareti sonrasında Sancar ve beraberindekiler Abdullah Cömert Parkı’nda yurttaşlarla bir araya geldi.

Bir yurttaşın “Seçimlerde millet ittifakıyla birliktelik sağlayacak mıyız? İstanbul ve Ankara Belediye seçimlerindeki gibi birlik olacak mıyız?” sorusuna Sancar, “Bizler de bunun için uğraşıyoruz. Doğrudan bir müzakere ile bu iktidarı göndermeye gidelim diyoruz. Bu şekilde yüzde 60-70 oranını buluruz” yanıtını verdi.

'GÜCÜMÜZÜ VE İRADEMİZİ BİRLEŞTİRMELİYİZ'

Yurttaşların bir araya geldiği Abdullah Cömert Parkı’nda Sancar açıklamalarda da bulundu. Coşkulu karşılanmaktan dolayı Samandağ halkına teşekkürlerini sunan Sancar, “Samandağ nasıl özel bir yer olduğunu gayet iyi biliyoruz. Burada kültürler, inançlar, halklar birlikte yaşamayı, eşit ve barış içinde yaşamayı başarabilmişlerdir. Bütün tezgahlar boşa çıkarmış, bu birlikteliği bugüne kadar güçlü bir şekilde devam ettirmişlerdir. Bizler buradan büyük ilham oluyoruz. HDP fikriyatının kökleri bu topraklardadır. İşte burada bulunuşumuzun nedeni de bu birlikteliği yeniden hatırlatmak ve daha da güçlendirmek gerektiğini bir kez daha vurgulamaktadır” dedi.

Artı Gerçek’ten Seda Taşkın’ın haberine göre, Sancar konuşmasına şöyle devam etti:

“Sorunlar büyük biliyoruz. Ekonomik çöküş içinde, yoksulluk almış başını gitmiş, açlık yayılmış durumda ama bir avuç sermayedar servetine servet katıyor. Bunun temelindeki anlayışı, bu iktiran beslendiği kaynakları değiştirmek zorundayız. Eğer değiştirmezsek sadece isimlerle uğraşırsak bu devran döner gider. Biz diyoruz ki bu devran artık dönmesin, bu devranı durduralım. Soygun düzenini durduralım. Bunu da ancak halkların birleşik mücadelesiyle yapabiliriz. Amacımız demokrasi güçlerinin hepsini bir araya getirmek ve güçlü bir alternatif, güçlü bir seçenek yaratmaktır. Eğer gerçek bir alternatifi, güçlü bir seçeneği, bu halklara sunamazsak başarı da kendiliğinden gelmeyecektir. O nedenle fikrimizi, birikimimizi, gücümüzü, irademizi birleştirmek zorundayız. Bunu da başaracağımıza inanıyoruz.”

'SOYGUN DÜZENİNİ AYAKTA TUTMAK İÇİN SAVAŞ POLİTİKALARINA SARILIYORLAR'

HDP Eş Genel Başkanı, iktidarın savaş politikaları ile ayakta kalmaya çalıştığını da söyledi:

"Bu soygun düzenini ayakta tutmak için iktidarın sarıldığı en önemli dayanak şimdi savaş politikalarıdır. Savaş politikaları iktidar iki amaçla kullanmak istiyor. Birincisi bu soygun düzenini devam ettirmek için. Bunu belki de en canlı yaşayan yer Hatay’dır. Düşünün Suriye’de iç savaş başladıktan sonra, bu iç savaşı körükleyen güçler devreye girdikten sonra, halk daha da fakirleşti ama bir avuç kesim zenginliğine zenginlik kattı. Ticaret daha önce bütün bölgeye iyi kötü eşit olmasa bile dengeli dağılıyorken şimdi savaş lortları bütün kaynakları tek elde toplamaya başladı. Özellikle sınır kentlerimiz bunun sonuçlarını ağır bir şekilde görüyorlar. Bizler bu savaşın bitmesini istiyoruz. İktidar bu kaynakları tek elde belli bir çevreye aktarmak için savaş politikalarını kullanıyor. Ayrıca iktidarını devam ettirmek için de savaş politikalarını kılıf olarak kullanıyor. Yani halkları, emekçileri, yoksulları birbirinin ayrıştırmak için, savaş politikalarından medet umuyor."

'İKTİDAR BARIŞ İÇİN DEĞİL, KÜRTLERLE SAVAŞI DERİNLEŞTİRMEK İÇİN DESTEK ARIYOR'

Son günlerde iktidarın Suriye Yönetimi ile görüşeceğine dair gelen açıklamları da değerlendiren Sancar, asıl amacın barış olmadığını savundu:

“İktidar, milliyetçiliği, hamaseti yükselterek demokrasi güçlerinin bir araya gelmesini engellemeye çalışıyor. Bu oyunların farkına varalım. Şimdi Suriye’de, Suriye yönetimi ile bir diyalog içindeymiş gibi görünüyorlar. Bunun amacı, gerçekten bir bölgesel barış olsa amenna. Ama biliyoruz ki bu iktidarın barış gibi bir derdi yok. Barış ancak halkların eşitliği temelinde kurulabilir. Halkların haklarına saygı temelinde kurulabilir. Halkların iradesini tanımak temelinde kurulabilir. Oysa şimdi bu iktidar, kapı kapı dolaşıp yeni bir savaşı mümkün kılacak çalışmalar, diplomasi yürütüyor. Yani yaptığı şey barış için çalışmak değil, Kürtlere karşı savaşı derinleştirecek desteği bulmaktır. Ama halklar bunun farkındadır. Suriye de Türkiye halkları da bunun farkındadır. Barış maskesi altında tezgahlanan kirli arayışları da boşa çıkaracak güce sahibiz. Biz hem bu ülkede hem de bölge de gerçek, onurlu halkların eşitliğine dayalı bir barış düzeni için bütün gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”

“Bölgesel barışta ancak bu şekilde gerçekleşebilir. Bölgesel barış ülkemizdeki barışla iç içedir.  Buradaki barışta halkların eşit, ortak, gönüllü birlikteliği ve çözüme dönük iradesiyle gerçekleşir. İşte biz Samandağ’dan bu fikriyata güçlü desteği gördük. Şimdi sınır kapıları meselesine değinmeyim zaten o rant döngüsünü devamındaki en önemli araçlardan biri de işte iki tane sınır kapısı, ikisi de çetelerin elinde, Yayladağ Sınır Kapısı asıl Suriye ile halklar arası ticaret yapılacağı sınır kapısı kapalı. Yok hayır, böyle yağma düzeni kabul edilemez. Bu sömürü düzeni savaşla birlikte ancak mümkün olabiliyor. Savaş sömürüyü büyütüyor. Sömürüyü de gizlemek için savaşın yaratacağı milliyetçiliğe hamasete sarılmak istiyorlar. Bu oyunu boşa çıkaracağız. Hepimiz birleşeceğiz. Demokrasi güçleri birleşecek, halklar birleşecek, mücadeleyi ortak hale getireceğiz, bu iktidarı ve düzeni değiştireceğiz. Hep birlikte yapacağız.”