Atilla Dorsay: Bölünmüş halimiz sanatçılara da yansıdı

37. İstanbul Film Festivali, çok sayıda sinemacının katılımıyla düzenlenen açılış töreniyle başladı

Atilla Dorsay: Bölünmüş halimiz sanatçılara da yansıdı

37. İstanbul Film Festivali, dün akşam İstanbul Lütfi Kırdar’da düzenlenen açılış töreniyle başladı. Sunuculuğunu Cem Davran’ın üstlendiği 37. İstanbul Film Festivali Açılış Töreni’nde festivalin Sinema Onur Ödülleri’nin yanı sıra festivalin gerçekleştirilmesine katkıda bulunan kurum ve kuruluşlara teşekkür plaketleri takdim edildi.

Törene Türkiye sinemasının önemli isimlerinin yanı sıra Usta Yönetmen Peter Greenaway, Saskia Boddeke ve Oyuncu Travis Fimmel gibi tanınmış uluslararası konuklar katıldı.

Açılış töreninin ardından, Andrew Haigh’in yönettiği ve Oyuncu Charlie Plummer’a Venedik’te En İyi Genç Oyuncu ödülü getiren Lean on Pete filminin eş zamanlı gösterimi yapıldı.

‘SEVGİYİ, EMEĞİ VE DAYANIŞMAYI ANLATTIK’

Evrensel'de yer alan habere göre, 37. İstanbul Film Festivali’nin ilk Sinema Onur Ödülü, Otobüs, Kapıcılar Kralı, Selvi Boylum Al Yazmalım, Maden, Köşeyi Dönen Adam ve Piyano Piyano Bacaksız gibi filmlerin yapımcılığını üstlenen Arif Keskiner’e verildi. Keskiner’e ödülünü yıllarca setlerde birlikte çalıştığı Sonay Kanat takdim etti.  Ödülünü Sonay Kanat’ın elinden alan Keskiner, “Dilimiz döndüğünce sinema yoluyla, sevginin, vefanın, emeğin, dostluğun ve dayanışmanın hayatımızda ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştık.” dedi.

‘AYRILMIŞLIK HALİ ÇOK VAHİM’

Festivalin ikinci Sinema Onur Ödülü, 23 öyküsüyle Türkiye sinemasına öyküleri en çok uyarlanan yazar olan Osman Şahin’e sunuldu. Osman Şahin’e ödülünü Sinema Yazarı Atilla Dorsay verdi. Dorsay ödülü verirken yaptığı konuşmada Türkiye’de sanatın ikiye bölündüğüne dikkat çekerek “Bu parçalanmış, bölünmüş halimiz sanatçılara da yansıdı. Öyle ki bu gecede, hiç politik olmayan bir kurum, ödülü verecek sanatçıyı çağırırken, ‘O bizden mi, değil mi’ kaygısına düştü. Oysa sanat bir toplumu birleştiren en önemli kurumların başında gelir. Bu bölünmüşlük, parçalanmışlık, ayrılmışlık çok vahim bir durum bence. İnşallah bir an önce bu durum ortadan kalkar.” şeklinde konuştu.

‘REFİĞ VE ERAKALIN’IN  ANISINA ALIYORUM’

Festivalin üçüncü Sinema Onur Ödülü 1960’ta başladığı meslek yaşamında 140 film yöneten, Ayşecik’lerden melodramlara, avantürden westerne, komediden müzikale geniş bir yelpazede imza attığı yapıtlarla sinemamızda iz bırakan, Abidik Gubidik, Temem Bilakis, Saffet Beni Affet gibi deyişleri üreten, Sinema Ustası Aram Gülyüz’e Oyuncu Perran Kutman tarafından sunuldu. Gülyüz, ödülünü Halit Refiğ ile Ülkü Erakalın anısına aldığını ifade etti.

SİNEMA EMEK ÖDÜLÜ CEVDET PİŞKİN’E

İstanbul Film Festivali’nin son Sinema Onur Ödülü Perihan Savaş’a verildi. Savaş’a ödülünü Oyuncu Erkan Kolçak Köstendil takdim etti. Sinema Onur Ödülü’ne layık görülen Savaş, anne ve babasına, çocuklarına, Mustafa Kemal Atatürk’e, Suna Pekuysal’a ve İKSV’ye teşekkür etti. Festivalin bu yılki Sinema Emek Ödülü’nün sahibi ise, Atlas Sinemasının Müdürü Cevdet Pişkin oldu. Cevdet Pişkin’e ödülünü İstanbul Film Festivali Direktörü Kerem sundu. Pişkin, eşi Hikmet Pişkin’e, Türker İnanoğlu’ya ve İrfan Atasoy’a  teşekkür ederek, yanında çalışan personeli ve sinemaseverler adına ödülünü aldığını dile getirdi. 

Güncelleme Tarihi: 08 Nisan 2018, 08:37
YORUM EKLE