Ruhr Derbisi… Biranın Sarısı, Kömürün Karası

Hafta sonu Bundesliga‘nın en büyük derbisi oynanacak ve bu derbi mücadelesi içinde sanılanın aksine Bayern Münih yok. Biz Bayern Münih‘i, Bundesliga’daki oligarşik hükümdarlığı ile baş başa bırakalım ve Ruhr bölgesinin iki özel takımına bakalım.

Almanya’nın Ruhr bölgesi için “Bin derbilerin diyarı” tanımı kullanılıyor. Zira 4500 km2‘lik bir alanda 5.3 milyon insan yaşıyor. Nüfus yoğunluğunun bu kadar fazla olmasının nedeni ise maden ve demir-çelik sanayisinin bu bölgede toplanmış olması. Sanayileşmenin ve işçilerin bu bölgede toplanmış olmasının doğal sonucu olarak futbol da oldukça fazla seviliyor. Dolayısıyla birbiri ile rekabet halinde olan birçok komşu takımı ve derbiyi barındırıyor bu bölge. Ama onca derbinin içinde bir tanesi var ki sadece bu bölgenin değil Almanya'nın da en büyük derbisi olarak kabul ediliyor ve Ruhr derbisi dendiğinde akla ilk onlar geliyor: Borussia Dortmund ve Schalke 04...

Schalke 04’ün temeli 1904 yılında Gelsenkirchen kentinin bir işçi mahallesinde 14-15 yaşlarında birkaç delikanlının bir araya gelmesi ile atılıyor. Kulüp 1909 yılında resmileşiyor ve madenciler lakabı ile anılıyor.

O tarihlerde Ruhr bölgesi tarihinde yer alan işçi sınıfı kulüplerinin, göçmenleri asimile etkisi, özellikle Schalke 04 özelinde görülüyor. Göçmen işçi olarak Ruhr bölgesine yerleşen Protestan Polonyalılar futbol oynayarak ya da Schalke 04 taraftarı olarak kendilerini var ediyor. Bu özellik Nasyonal Sosyalizm döneminde Nazilerin de dikkatini çeker. Schalke 04 o dönemlerde Nazilerin favori takımı olacaktır. “Çalışkan, itaatkar ve de ülkesine bağlı, sadık işçi” öğretisi Schalke 04 üzerinden de yürür. Nazilerin Schalke 04’e ilgisi boşuna değildir. Schalke 04 o dönemlerde ülkenin en başarılı takımıdır ve 1940’lara kadar ligi domine eder. 1934-42 yılları arasında dokuz şampiyonluk kazanır takım.

Schalke 04’ü en farklı kılan özelliklerden biri ise yalnızca taraftarının değil futbolcularının da bir zamanlar işçi tabanından gelmesidir. Maden işçiliğinden emekli olan birçok eski Schalke 04 futbolcusu mevcuttur. Ne var ki futbolun endüstrileşmesiyle böyle bir gelenekten artık bahsedemiyoruz. Ancak takım sezon öncesinde maden ocaklarına indirilip işçilerle sohbet ettirilip, birlikte yemek yeme ritüelini devam ettirerek geçmişini ve tarihi sürekli canlı tutuyor, ki bu da taraflı tarafsız birçok futbol severin Schalke 04‘e saygısını kazandırıyor.

ECHTE LİEBE , “GERÇEK AŞK”

Borussia Dortmund yine Schalke 04 gibi, Katolik kilisesinin desteklediği Catholic Holy Trinity kulübünden ayrılan 18 genç futbolcu tarafından bir birahanede 1909 yılında kuruluyor. Kulüp adını bira fabrikasında üretilen "Borussia" birasından alıyor. İlk renkleri mavi beyaz olan takım daha sonra sarı siyah renkleri tercih edecektir. Kömürün karası – Biranın sarısı. Takımın sloganı ise oldukça romantiktir. "Gerçek Aşk" … “Echte Liebe “

1950‘lere kadar Borussia Dortmund‘un bir başarısından söz edilemez. İki takım arasında ilk maç 3 Mayıs 1925'te oynanır ve maçı 4-2 Schalke kazanır. 1927 yılının ardından iki kulüp 1936'ya kadar hiç karşılaşmaz. İki takım arasında rekabet ise bu dönemden sonra başlar. Borussia Dortmund 1956, 1957 ve 1963 Almanya ligini şampiyon olarak tamamlar. 1966‘da ise Avrupa Kupa Galipleri Kupasını kazanır. Schalke 04 ise düşüşe geçer. 1958‘de kazandıkları şampiyonluk onların son şampiyonlukları olur. Borussia Dortmund özellikle 1990‘dan sonra kazanmadık hiçbir şey bırakmaz. 1995, 1996 ve 2002 yıllarında Bundesliga Şampiyonluğunu kazanırlar. 1997’de ise zirveye ulaşırlar ve Avrupa Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olurlar. Ne var ki 2002 yılında kazanılan şampiyonluğun ardından Borussia Dortmund hesapsız harcamalarının karşılığında düşüşe geçer. Kulüp iflasın eşiğine gelse de toparlanmayı bilir ve 2010 ve 2011 yıllarında gayet mütevazı bir kadro ile iki sezon üst üste Bundesliga şampiyonluğunu kazanır. İki sezon üst üste kazanılan şampiyonluğun bedeli ise ağır olur. Bundesliga‘da altı sezonluk bir Bayern Münih istilası ortaya çıkar ve Bayern Münih o tarihten bu güne zirveyi kimseye bırakmaz. Schalke 04’ün 1990‘lardaki en büyük başarısı ise sadece 1997 yılında kazandıkları UEFA kupası olacaktır. 1981 ve 1983’te bir sezonluğuna, 1988 – 1991 yılları arasında ise 3 sezonluğuna kabusu yaşarlar ve ikinci ligde mücadele ederler.

Ancak ister küme düşsünler, ister iflastan dönsünler iki kulüp arasındaki rekabetin önemi hiç yitmez. İki kulüp de köklü bir taraftar geleneğine sahiptir ve her ikisinin de sezonluk ortalama kombine satışı 50 binin üzerindedir. Ruhr derbisinin seyirci ortalaması ise son 15 yıldır 70 binin altına neredeyse hiç düşmez. Borissa Dortmund’un “Güney Tribünü”, Schalke 04‘ün “Kuzey Kale Arkası Tribünü” Avrupa‘da ayakta maç izlenebilen en büyük tribünlerdir. 2004 yılında oynanan derbi maçında 83 bin seyirci ile rekor kırılır. Ancak Ruhr derbisini, birçok derbiden ayıran en önemli yönü, coğrafi anlamda her iki taraftarın bu kadar iç içe bir bölgede yaşamasına rağmen, neredeyse şiddet olaylarına hiç rastlanmaması ve derbinin gayet barışçıl bir havada geçmesidir.

Tabii bu rekabetin olmadığı anlamına gelmiyor. Bize benzer tarafları da gayet mevcut. Her iki takımın taraftarı için derbiyi kazanmak neredeyse sezonu kazanmak anlamına geliyor. 2006 -2007 yılında Shalke 04, 49 yıl aradan sonra şampiyonluğa giderken, derbi de Borussia Dortmund‘a yenilip şampiyonluğu kaybettiğinde, o dönem hiçbir iddiaya sahip olmayan Dortmundlu futbolcuların ve taraftarın şampiyon olmuşçasına sevinmeleri, aralarındaki rekabeti anlatan en trajik maç olarak futbol severlerin hafızlarındaki yerini alıyor.

13 YIL SONRA GELEN RÖVANŞ

Ne var ki bu hafta oynanacak Borussia Dortmund – Schalke 04 derbisinde roller değişmiş durumda. Bundesliga’da sezonun bitimine sadece dört hafta kaldı ve Borissa Dortmund ile Bayern Münih arasında yaşanan şampiyonluk mücadelesinde Bayern Münih lehine bir puanlık fark mevcut. Bu mücadelede Borussia Dortmund’un puan kaybına tahammüllü yok. Schalke 04 ise kümede kalma mücadelesi veriyor ve fazlasıyla puana ihtiyacı var. Kısaca cumartesi günü Bundesliga‘da sezonun futbol şenliği var.

YORUM EKLE

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >