Küresel risk uzmanı Dr. Wolf Piccoli, altılı masayı sert şekilde eleştirdi. Piccoli, mevcut koşulların devam etmesi durumunda iktidarın seçimi kazanabileceğini söylerken, muhalefetin yaptıklarını yeterli bulmadı.

Politik risk danışmanlığı hizmeti veren Teneo’nun eş başkanı ve araştırma direktörü Dr. Wolf Piccoli, DW Türkçe’den Değer Akal’a konuştu. Piccoli, altılı masayı sert şekilde eleştirirken, Erdoğan’ın mevcut koşulların sürmesi halinde seçimi kazanabileceğini söyledi.

Erdoğan’ın ekonomide istikrar olduğuna dair ‘gerçek olmayan bir algı’ yarattığını belirten Piccoli, AKP’ye oy verme potansiyeli olan ülkenin yüzde 50’sini, Türkiye’nin mali durumunu zayıflatmak pahasına da olsa para yağmuruna tuttuğunu dile getirdi. Piccoli, muhalefetin de iktidara yardımcı olduğunu savundu.
Piccoli’nin altılı masaya yönelik eleştirilerinden öne çıkanlar şöyle:

* Başkaları kötü diye kazanabileceğinizi düşünmek çok da işe yarayan bir strateji değil. Erdoğan’ın seçimlere giden süreçte elini güçlendiren bir diğer avantaj da aslında son yirmi yıldır işine yarayan şey: Muhalefet. Muhalefet, adeta Erdoğan’ın en önemli seçim müttefiki gibi.

* Muhalefet umut vermiyor, kendisi de zaten hayal gücünden, umuttan yoksun. Zaman geçtikçe, aslında altılı masayı oluşturanlar, tek hedeflerinin sadece Erdoğan’la mücadele olduğu izlenimi güçlendiriyorlar. Oysa bu seçmenleri ikna etmeleri için yeterli değil. Üstelik halen cumhurbaşkanı adaylarını ve somut ekonomik hedeflerini bilmiyoruz.

Murat Sabuncu ve Levent Gültekin, Halk TV’deki programlarına son verdi Murat Sabuncu ve Levent Gültekin, Halk TV’deki programlarına son verdi

* (Kılıçdaroğlu’nun aralıkta açıkladığı ekonomi vizyon belgesiyle ilgili) Bırakın bizi, iç kamuoyunda bile etkili olmadı, yankı bulmadı. Bugün İstanbul’da bir gezintiye çıksak, insanlara Kılıçdaroğlu’nun açıkladıklarını sorsak hatırlayan çıkacağını düşünmüyorum.

‘FARK NE?’

* (Muhalefetin AKP’den farklı bir dış politika izleme ihtimaliyle ilgili) Siz hiç muhalefetin AKP hükümetinin dış politikasına ciddi anlamda bir eleştirisini gördünüz mü? Mesela Suriye’ye operasyonlar konusunda geçmişte ciddi bir muhalefet sergilemediler ya da Avrupa Birliği, Akdeniz veya Libya politikaları konusunda? CHP’nin ve aynı şekilde İYİ Parti’nin zaman zaman Erdoğan’dan daha da fazla NATO karşıtı olduğunu biliyoruz. Kılıçdaroğlu değil miydi Erdoğan gibi Türkiye’deki ABD üslerini kapatmaktan söz eden? Fark ne?

* Türkiye’de yatırım yapmak isteyen yabancı iş çevrelerinin muhalefetten beklentisi seçmenleri ikna etmesi. Ben bir yatırımcı olarak kazanma ihtimalleri olmadığını görüyorsam neden ne yapacaklarını merak edeyim? Son aylarda yaptıkları tam da aksi istikamette ilerledikleri izlenimini yaratıyor.

‘KAZANDIRACAK STRATEJİ DEĞİL’

* Türkiye’de yaşananlar konusunda tek başına Erdoğan’ı suçlamak kazandıracak bir strateji değil. Özellikle Erdoğan Türkiye’deki neredeyse tüm medyayı kontrol ederken. Açıkça ifade edelim: Ortalama Türk seçmenin okuyabildiği, izleyebildiği hikaye bambaşka. Yaşananların sorumlusunun dış güçler olduğu iddiasıyla başlıyor ve bu liste uzayıp gidiyor. Her gün yeni bir düşman uyduruluyor.

* Bu arada herkes muhalefetin adayının kimliğine odaklanmış durumda. Ve evet, bu adayın kim olacağı tabii ki önemli. Ama daha önemli olan bu adayın bir birlik sağlayıp sağlamayacağı, altılı masayı oluşturan aktörlerin içtenlikle, şüpheye hiç yer bırakmayacak şekilde bu kişinin arkasında birlik sergileyip sergilemeyecekleri. Bu sağlanamazsa onlar için oyun bitmiş demektir. Mesela Davutoğlu’nu önceki gün söyledikleri tam da aksine işaret ediyordu. Kanımca Davutoğlu’nun kendine atfettiği değer ve önem Erdoğan’ın kendine atfettiğinden de çok.