“Zira COVID-19 nedeniyle kaybettiklerimizin yüzde 90’ından fazlasını bu iki grupta yer alan vakalar oluşturmaktadır"

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, Türkiye’nin Koronavirüs pandemisini başından bu yana “oldukça iyi bir performansla yöneten bir ülke” olduğunu savunduğu bugünkü yazısında, Covıd-19’a bağlı ölüm rakamlarındaki yüksekliğin temelinde iki neden olduğunu vurguladı. Birincisinin 65 yaş üstü, genel durumu bozuk, bağışıklık sistemi baskılı çoklu organ hastalığı olanlar olduğunu; ikincisinin de hatırlatma dozunu ihmal edenler olduğunu ifade eden Müftüoğlu, 65 yaş üstüne hızla hatırlatma dozu yapılmasını ve ölü virüs aşıları yerine mRNA aşılarının tercih edilmesini önerdi, “kayıplarımız ciddi ölçüde azalacaktır” dedi.

Gözden kaçırmayın

Arınç: Seçimi tam gününde yapmak Allah’ın emri değil, erkene alınabilir Arınç: Seçimi tam gününde yapmak Allah’ın emri değil, erkene alınabilir

Müftüoğlu, bugünkü yazısında, “Yeni varyantın oluşturduğu hastalığın ‘grip gibi hafif’ geçeceği görüşü ise en azından hepimiz için doğru değildir. Evet, gençlerin çoğunda ve aşılarını düzenli olarak yaptırıp hatırlatma dozlarını ihmal etmeyenlerde hastalığa yakalananların çoğu sadece evlerinde istirahat ederek iyileşebilme şansı yakalıyorlar. Ne var ki aynı şansın söz konusu olmadığı iki önemli durum var” diye yazdı.

İlkinin 65 yaş üstü, genel durumu bozuk, bağışıklık sistemi baskılı çoklu organ hastalığı olanlar; ikincisinin de hatırlatma dozunu ihmal edip yaptırmayanlar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Müftüoğlu, “Son 3 aydır hep gündemde olan ‘COVID-19’a bağlı ölüm rakamlarındaki yüksekliğin’ temel nedeni de zaten bu iki önemli noktanın -maalesef- ıskalanmış olmasıdır” dedi.

“Zira COVID-19 nedeniyle kaybettiklerimizin yüzde 90’ından fazlasını bu iki grupta yer alan vakalar oluşturmaktadır. Peki, bu rakamlar düşürülemez mi? Düşürülür!” diyen Müftüoğlu, şöyle devam etti:

“Kanaatime göre, sadece 65 yaş üstü nüfusun tamamına mümkün olduğu kadar süratli bir aşılama kampanyasıyla hatırlatma dozlarının yapılması halinde ve bu kampanyada ölü virüs aşıları yerine mRNA aşılarının tercih edilmesi durumunda kayıplarımız ciddi ölçüde azalacaktır. Vaka ve ölüm oranları en yüksek ülkelerden biri olarak bu alternatifin Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanımız tarafından da değerlendirme sürecinde olduğunu tahmin ediyorum.”