Çevre Araştırma Kurumu, plastik kirliliğinin neredeyse iklim değişikliğine eşdeğer bir tehlike yarattığını öne sürüyor

Bir çevre kuruluşunun hazırladığı rapora göre, plastiklerin yol açtığı çevre kirliliği artık bağlayıcı bir uluslararası anlaşma gerektiren acil bir sorun haline geldi.

Çevreye karşı işlenen suçları araştıran Çevre Araştırma Kurumu (EIA), plastik kirliliğinin neredeyse iklim değişikliğine eşdeğer bir tehlike yarattığını öne sürüyor ve Birleşmiş Milletler'in (BM) buna karşı "sağlam" bir anlaşma yapması gerektiğini vurguluyor.
Kuruma göre, plastiklerin verdiği zararı gösteren birçok kanıt bulunuyor.

Soluduğumuz havada artık mikro plastik parçacıkları var, Kuzey Kutbu'ndaki karda plastik bulunuyor, toprakta ve yediğimiz yiyeceklerde plastiğe rastlanıyor.

Kurumun hazırladığı raporda, örneğin Tayland'da yaklaşık 20 filin bir çöplükten plastik atık yedikten sonra öldüğü anlatılıyor

Raporun yazarları, plastiğin hem üretimini, hem de atıklarını sınırlayacak bir uluslararası anlaşma yapılması gerektiğini belirtiyor.

"HIZLA GERİYE SAYAN ÖLÜMCÜL BİR SAAT İŞLİYOR"

EIA'dan Tom Gammage, "Hızla geriye sayan ölümcül bir saat işliyor" diyor ve ekliyor:

"Bu kirlilik dalgası kontrolsüz kalmaya devam ederse 2040 yılına kadar denizlerdeki plastikler, okyanustaki tüm balıkların toplam ağırlığını geçebilir."

BM, çevre açısından ölüm-kalım meselesi olan üç sorun belirlemiş ve bunların birlikte ele alınması gerektiğini bildirmişti. Bu üç sorun, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilikte azalma ve çevre kirliliği.

Gözden kaçırmayın

Mansur Yavaş, Van’da: 'Ankara’nın gururu hoş geldin' Mansur Yavaş, Van’da: 'Ankara’nın gururu hoş geldin'

Biyolojik çeşitliliği koruma ve iklim anlaşmaları, karbondioksit emisyonlarını durdurmak ve çevreyi korumakta fazla başarılı olamadılarsa da yaklaşık 30 yıldır yürürlükte.

Bazı ülkeler son yıllarda sadece plastik atıklar için bir anlaşma yapılması fikrine karşı çıktı.

Ancak aralarında İngiltere de bulunan yüzden fazla ülkenin Birleşmiş Milletler'in Şubat ve Mart'ta yapacağı çevre oturumunda bir anlaşma teklif edilmesine sıcak baktıkları söyleniyor.

Böyle bir anlaşmaya doğrudan muhalefetin azalmaya başladığı belirtiliyor, ancak anlaşmanın kuralları ve yasal açıdan bağlayıcı olup olmaması konularında görüş ayrılıkları var.

ABD Başkanı Joe Biden, selefi Başkan Donald Trump'ın karşı çıktığı küresel anlaşma fikrini destekliyor. Ancak plastiklerin çoğu petrol ve gazdan yapıldığı ve ABD de petrol ve gaz üreticisi olduğu için bu konuda Kongre'nin desteğini alıp alamayacağı belli değil.

Japonya'nın anlaşmanın çok iddialı olmasını önlemeye çalıştığı söyleniyor. Arap Körfez ülkeleri ve Çin, şimdiye kadar sessiz kaldı.

EN ÇOK YENİ PLASTİK ÜRETEN ÜLKE ÇİN

ABD ve İngiltere'nin kişi başına en fazla atık çıkaran ülkeler olduğu söylense de, en çok yeni plastik üreten ülke Çin.

EIA raporunu açıklayan Gammage, "Plastik kirliliğinin görülebilir olması kamuoyunda büyük kaygı uyandırıyor, ancak etkilerinin büyük çoğunluğu gözle görülmüyor" dedi.

Aşırı miktarlarda yeni plastik üretiminin verdiği zarardan geriye dönüş olmadığını belirten Gammage, bunun insanlığı tehdit ettiğini ve neredeyse iklim değişikliği kadar büyük bir sorun haline geldiğini söyledi.

Plymouth Üniversitesi'nden plastik uzmanı Profesör Richard Thompson BBC'ye yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler'in yapacağı anlaşmanın plastiklerin üretim ve kullanım döngüsü ile ilgili analizlere odaklanması gerektiğini belirtti.

Thompson, sorunun altında sürdürülemez üretim ve tüketim seviyelerinin yattığını kaydetti ve "Yalnızca "geri dönüştürülebilir" plastiklerin kullanımını teşvik eden politikaları savunmak, bu plastikleri toplamak, ayırmak ve uygun bir şekilde geri dönüştürmek için yerel bir altyapı olmadığı sürece etkili olmaz" ifadesini kullandı.

İngiliz Plastik Federasyonu'nun bir sözcüsü ise BBC'ye, "Plastik hafif, güvenli ve verimli bir malzeme ve sırf alternatifleriyle değiştirmekle kalınması, sağlık ve güvenlik için olduğu kadar çevre için de olumsuz sonuçlara yol açabilir" dedi.

Sözcü, "Dünyanın dört bir yanında okyanuslardaki talihsiz plastik atık görüntüsü, doğrudan plastik atık yönetiminin yanlış yönetilmesinin sonucu, eğer bir fark yaratmak istiyorsak, odaklanmamız gereken nokta bu" şeklinde konuştu.

Yeni Zelanda'daki Massey Üniversitesi'nden araştırmacı Trisia Farrelly da BBC'ye plastik için gerekli hammaddeyi üreten petrol ve gaz firmalarının, dikkatleri üretime değil, atıklara çekmeye çalıştığını söyledi.

Farrelly, şimdi meselenin nasıl bir anlaşma yapılacağı olduğunu belirterek, "Denizlerdeki çöp ve atık yönetimine odaklanan zayıf bir anlaşma mı olacak, yoksa plastiğin çıkarılması ve üretiminden, kirliliğin giderilmesine kadar tüm aşamaları kapsayan bir çözüm mü?" diye sordu.

GECİKME TEHLİKELİ OLACAK

Farrelly, plastiklerin ne derece zararlı olduğunu belirlemek için daha fazla bilimsel araştırma yapılması gerektiğini kabul ediyor ancak gecikmenin tehlikeli olacağını düşünüyor.

"Plastik kirliliğinin bazı etkileri konusundaki araştırmalar daha yeni sayılır. Bir kısmı da karmaşık" diyen Farrelly, "ancak plastik kirliliğinin geri dönüşü olmayan zararlarından kaçınmak için acilen önlem alınması gerektiğini gösteren gereğinden fazla kanıt var" ifadesini kullanıyor.

Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden kimya profesörü Hans Peter Arp ise henüz bilinmeyen birçok şey olduğuna katılıyor, ancak plastik kirliliğinin gezegenin sınırlarını zorladığını söylüyor.

Profesör Arp, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Birikmiş ve geri dönüşü olmayan plastik kirliliğinin yarattığı küresel tehdide verilecek yanıt, atık yönetimi için uluslararası eşgüdümlü stratejilerle birlikte, yeni plastik malzeme tüketimini hızla azaltmaktır" dedi.