Kemal Ural

Peru Latin Amerika’da kendi içine kapalı bir kutu olarak görülen bir ülke 33 milyona ulaşan nüfusu ile politik olarak çok karmaşık süreçler yaşamış bir ülke.

Peru’nun ve bu özel durumu onu diğer Latin Amerika ülkeleri ile arasında farklılıklar göstermesine sebep olmuştu.

Peru klasik anlamda bir demokratik kültürden uzak ve sık sık aşırı sağ ve Amerikancı politik eğilimler ile yönetilmiş bir ülke.

İsmini eski devlet başkanı Alberto Fujimuri’den alan bir diktatörlük rejimine sahipti.

Peru uzun süre Fujimurist sağcı iktidarların gölgesinde yerlilere ve emekçilere yönelik kanlı politikaların uygulandığı bir ülke durumundaydı.

Ülke bir avuç zengin oligarkın siyasi eğilimlerine muhtaç bir durumda yönetilirken 2019 da başlayan ve tüm dünyayı etkileyen Covid-19 pandemisi ile birlikte geniş yoksulluğu yönetemez hale geldi.

2019 da çöken sağlık sistemi ve işsizlik gibi belli başlı talepler kitleleri Sol-Sosyalist siyasete yöneltmeye itti.

2020’nin Aralık ayında yapılan Peru devlet başkanlığı seçimleri ile sol ve sosyalist hareket bir atağa kalktı mütevazi bir öğretmen ve vatansever anti emperyalist çizgideki Pedro Castillo Peru sağına karşı emekçilerin ve yerlilerin birleşik sesi olmaya başladı.

WhatsApp Image 2022-12-19 at 22.26.28

2021’de ikinci turu yapılan seçimler ile Castillo rakibi Peru’nun lanetli diktatörünün kızı Kiko Fujimori’yi yenerek devlet başkanı seçildi.

Castillo tüm Latin Amerika’da pandemi ile derin yoksulluk ile karşı karşıya kalan emekçiler için bir umut ışığı olmaya başlamıştı.

 CASTİLLO DÖNEMİ

Göreve gelir gelmez vergi yasasını değiştirmeyi teklif eden Castillo, sağlık sektöründe ki yolsuzluklara karşı net bir politika izleyeceğini belirtti.

Yerlilere yönelik ayrımcılığa karşı bir dizi yasa çıkaran Castillo, maden işletmeleri ile ilgili yaptırımları ele alan yasalar görüşülmeye başlanınca kendisi hakkında çete kurma ve yolsuzluk gibi suçlamalar ile gensoru ile karşı karşıya kaldı.

Parlamentoda gücü elinde tutan Peru oligarşisi Castillo’nun siyasi sürecini bitirmeye çalışıyordu. Gensoru önergelerinin ardı arkasına gelirken başkan yardımcısı Dina Boluarte saf değiştirerek Peru sağı ve oligarşisi ile darbe görüşmelerine başlamıştı.

WhatsApp Image 2022-12-19 at 22.26.28 (1)

Castillo başkanlık sarayında rehin tutuluyor, kendisi ve ailesi üzerine baskı her gün artarak devam ediyordu.

ABD Lima Büyük Elçiliğinde Ordu ve Donanma üstleri bir çok toplantı gerçekleştiriyordu.

Castillo’nun kaçma şüphesine karşı hava limanlarına özel birlikler konuşlandırılmaya başlanmıştı.

Bolivya’da Eva Morales’e yapılan darbenin bir benzeri Pedro Castillo içinde yapılmaya hazırlanılıyordu. 

Castillo erken seçim çağrısı Peru sağının seçimi kaybedeceğini bildiği için reddediliyordu. Peru sağı Pedro Castillo’yu darbe ile indirip yerine Dina Boluarte’yi getirerek seçimleri bir kaç yıl ertelemek ve süreci unutturmak istiyordu.

Castillo ve Peru Libre üzerinde ki baskı sürekli artarken, Castillo ve devlet yönetiminde yer alan bazı bakanlar Peru’yu bu krizden kurtarmak ve parlamentoyu kitleyen aşırı sağı durdurmak için yeni bir plan uygulamaya karar verdiler.

 YENİ SÜREÇ

Castillo ordu içerisinde vatansever gruplar oluşturmak için dışardan görüşmeleri sonucu sıkı yönetim ve meclisi feshetmeyi planladı.

Bu planı 7 Aralık tarihinde uygulamaya başladı. 3. Gensoru önerisinin oylanacağı gün Castillo sıkı yönetim ilan etti.

Erken seçimin 2 ay içinde yapılacağı bu sıkı yönetime karşı Peru’da Fujimurist aşırı sağ diğer ittifaklarını kullanarak bunu darbeye dönüştürdü.

Castillo basın açıklamasından 2 saat sonra başkanlık konutunda gözaltına alındı. Dina Boluarte apar topar devlet başkanı seçildi. Ordu ve donanma sokağa çıkartıldı. Halk tepkisine karşı güvenlik güçlerine sınırsız yetkiler verildi. 

Tehdit edilen Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren'e 81 barodan destek Tehdit edilen Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren'e 81 barodan destek

İşçilerin ve yerlilerin tepkisine karşı grev yasaklandı. Yeni yönetim eline geçen ilk fırsata halkı boğmaya yönelik çok şiddetli bir hazırlık içine girmiş ve bu darbe ile birlikte ABD’ye sıcak mesajlar vermeye başlamışlardı.

Kolombiya’da Gustavo Petro, Brezilya’da Lula’nın başkan seçilmesi ile birlikte yükselen sol rüzgar için bir göz dağıydı bu darbe.

WhatsApp Image 2022-12-19 at 22.26.16

DARBEYE KARŞI GREV VE SOKAK

Perulu emekçiler darbenin ilk saatlerinde gerici darbeyi savuşturmak için sokaklara akın etmeye başlamıştı.

Peru’da ki tüm sendikalar 72 saatlik genel grev ilan etmiş. Ülkenin en büyük iş sahası olan madenlerde çalışan işçiler başkent Lima’ya yürümeye başlamıştı. Cunta işbirlikçisi ordu ve polis halka tüm gücü ile saldırırken ilk gün 15 ve 18 yaşında ki iki genç katledildi.

Peru’da Dina Boluarte sükûnet çağrıları ile 2024 Nisan ayında seçim yapacağımı söylese de halk sokaklara akın etmeye devam ediyordu.

Darbenin üçüncü gününde bir çok şehirde komünler ilan edildi. Başkente hava limanı halk tarafından işgal edildi. Liman işçileri limanları kitledi.

Ülkenin önemli otoyollarında barikatlar kuruldu. Cuntacıların saldırıları artarken basına gözaltında işkence görüntüleri ve gerçek mermi kullanan asker videoları düşmeye başladı.

Bugün itibari ile en az 22 ölüm haberi var Peru sokaklarında. Yüzlerce yaralı ve binlerce gözaltı ile halk Kurucu Meclis ve hemen seçim talebi ile sokakta.

Dina Boluarte şiddet olaylarına karışan ordu mensuplarının sivil mahkemelerde yargılanacağını söylese de sokakta gerçek silahlar ve paramiliter grupların suçları her geçen saat artıyor. Castillo hukuksuzca hapishanede tutulmaya devam ediyor.

Grevler sürer iken Peru halkı tüm dünyaya #PeruSOS çağrısında bulunuyor.

 Peru’da ki ayaklanma ince bir ip üstünde orantısız şiddetin devamı durumunda olaylar bir iç savaş yaratabilir. Peru Komünist Partisi ( ML) ve Peru Komünist Partisi- Aydınlık Yol grupları bu süreçten güçlenerek çıkmayı umuyor. İlerleyen günlerde Peru üzerine tezler ve anti tezleri konuşmaya devam etme umudu ile…